<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haber Kızılelma - Son Dakika Haberler, Güncel Gelişmeler</title>
        <link>https://www.haberkizilelma.com/</link>
        <description>Haber Kızılelma ile son dakika haberler, siyasete dair sıcak gelişmeler, ekonomi, dünya ve Türkiye gündeminden en doğru, tarafsız haberleri anında takip edin.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>TÜRKSOY 7. Kıdemli Memurlar Toplantısı Kayseri’de Türk Dünyasını Buluşturdu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/turksoy-7-kidemli-memurlar-toplantisi-kayseride-turk-dunyasini-bulusturdu-23032</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/turksoy-7-kidemli-memurlar-toplantisi-kayseride-turk-dunyasini-bulusturdu-23032</guid>
                <description><![CDATA[Kayseri, Türk dünyasının önemli temsilcilerini buluşturan uluslararası bir programa ev sahipliği yaptı. Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TÜRKSOY 7. Kıdemli Memurlar Toplantısı kapsamında, Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkmenistan’dan gelen üst düzey temsilciler, Kayseri’nin tarihi, kültürel, sanatsal ve turizm değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak Türk dünyasının kültür ve sanat hayatında önemli bir sorumluluk üstlenen Kayseri, TÜRKSOY 7. Kıdemli Memurlar Toplantısı dolayısıyla Türk dünyasının seçkin temsilcilerini ağırladı.</p>

<p>Türk dünyası Kayseri’de buluştu</p>

<p>Dört gün süren program, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in katılımlarıyla gerçekleştirilen Türk Devletleri İş Birliği Günü Açılış Töreni ile başladı. Programa TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf’un yanı sıra Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’dan çok sayıda üst düzey temsilci katıldı. Toplantılarla birlikte gerçekleştirilen kültür ve şehir programında konuk heyetlere Kayseri’nin sahip olduğu tarihi, kültürel ve turizm zenginlikleri tanıtıldı.</p>

<p>TÜRKSOY heyetinden Vali Çiçek’e ziyaret</p>

<p>Program kapsamında TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Fatih Çağan ile beraberindeki ülke temsilcilerinden oluşan heyet, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’i makamında ziyaret etti.</p>

<p>Kayseri’nin modern yaşam alanlarını incelediler</p>

<p>Heyetin sonraki durağı, 1 milyon 260 bin metrekarelik büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük millet bahçeleri arasında yer alan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi oldu.</p>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan dev yaşam alanını golf araçlarıyla gezen heyet, millet bahçesinde gerçekleştirilen çalışmalar ve sosyal donatı alanları hakkında bilgi aldı. Konuklar daha sonra Kayseri’nin gastronomi alanındaki çalışmalarının önemli merkezlerinden Mutfak Sanatları Merkezi’ni ziyaret etti. Kayseri mutfağının zenginliği ve geleneksel lezzetlerin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında heyete bilgi verildi.</p>

<p>"Bize göre dört gün değil, iyi anlamda kırk gün"</p>

<p>Kayseri programları kapsamında geride bıraktıkları dört günü değerlendiren TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı) Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Sayit Yusuf, programın oldukça verimli geçtiğini belirtti. Yusuf, "Bizim için hakikaten hem şahsım adına, TÜRKSOY’un ekibi adına, hem misafirlerimiz, ki üye ülkelerimizin beşinden bizim kıdemli memurlarımız geldi. Üye ülkelerimizin temsilcileri açısından özellikle bence çok güzel dört gün oldu" dedi.</p>

<p>"Kayseri’nin misafirperverliği misafirlerimizi çok mutlu etti"</p>

<p>Kayseri’nin misafirperverliğinden övgüyle söz eden Yusuf, "Hem yaptığımız çalışmalar, kıdemli memurlar toplantısı daimi konseyimize hazırlık olarak, yaptığımız kıdemli memurlar toplantısının verimli geçmesi bakımından çok iyi oldu" diye konuştu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Kayseri Valiliği ve ilçe belediyelerinin yakın ilgisine de dikkat çeken Yusuf, çalışanların içten yaklaşımının kendisi ve beraberindeki misafirler açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Kayseri’yi Türk Dünyası’na, Türk Dünyası’nı Kayseri’ye taşıyacağız"</p>

<p>Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf, Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olması dolayısıyla önlerinde önemli bir süreç bulunduğunu belirtti. 2027 yılı boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte planlandığını aktaran Yusuf, bu süreçte Kayseri’nin Türk dünyasındaki bilinirliğini daha da artırmayı hedeflediklerini söyledi. Yusuf, "İnşallah önümüzde Kültür Başkenti uygulaması var. 2027 biliyorsunuz TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildi Kayseri’miz. Dolayısıyla o yıl içerisinde yapacağımız etkinlikleri şu anda Büyükşehir Belediyemizle beraber planlıyoruz" dedi.</p>

<p>Yıl içerisinde gerçekleştirilecek etkinliklerle Kayseri’nin Türk dünyasına daha güçlü şekilde tanıtılacağını ifade eden Yusuf, Kayseri’nin Türk dünyasının farklı renklerini ve izlerini bünyesinde barındırdığını vurguladı.</p>

<p>"Yıl içerisinde yapacağımız etkinliklerle Kayseri’yi, burası Türk Dünyası’nın her rengi, her türlü izi burada var" diyen Yusuf, daha önce Türkiye’de Türk Dünyası Kültür Başkenti olan üç kadim şehrin bu unvan sonrasındaki tanınırlık ve ziyaretçi sayılarına dikkat çekti.</p>

<p>"Kayseri’yi daha da zenginleştirmeyi hedefliyoruz"</p>

<p>Kayseri’nin ticaret, tarih, kültür ve sanat açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yusuf, bu zenginliğin yalnızca Kayseri ve Türkiye tarafından bilinmesinin yeterli olmadığını söyledi.</p>

<p>Açıklamasında "Bu güzelliği, bu derinliği Türk Dünyası’nın ve dünyanın, sadece Türk Dünyası’nı tanıtmış olmayacağız, aslında dünyayı da tanıtacağız. Onların da buna vakıf olması, onların da bunu tanıması, bilmesine vesile olacağız" diyen Yusuf, Türk kültürünün farklı coğrafyalardaki izlerinin ortak bir medeniyetin parçaları olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yusuf, "Dolayısıyla bizim dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun, Türk kültürünün çok kadim, çok derin ve güzel eserleri, izleri var. Bunlar bizim hepimizin ortak medeniyeti" diye konuştu.</p>

<p>Türk dünyasının farklı coğrafyalarında bulunan ortak kültürel değerlerin Kayseri’de bir araya gelmesinin, ortak medeniyet bilincini daha da güçlendireceğini ifade eden Yusuf, "Diğer kardeşlerimiz de bunu görecek ve ortaklığımızın, bu ortak medeniyetimizin aslında bizi tahmin ettiğimizin ötesinde büyüklüğe taşıdığını da idrak edeceğiz" dedi.</p>

<p>Yusuf, Kayseri’nin sahip olduğu zenginliğin Türk dünyasına taşınmasının yanı sıra Türk dünyasının farklı kültürlerinin de Kayseri’ye kazandırılacağını belirterek, "O bakımdan burada bulunduğum bu dört günde her şeyi buraya sığdırmadık. Bundan sonraki faaliyetlerle beraber de bu dediğim çerçevede Kayseri’nin zenginliğini Türk Dünyası’na taşımayı, Türk Dünyası’nı da Kayseri’ye getirerek, Kayseri’yi daha da zenginleştirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Kayseri’deki gastronomi Türk dünyasının ortak gastronomisi"</p>

<p>Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf, Kayseri’nin zengin mutfak kültürünün Türk dünyasının ortak kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu da söyledi.</p>

<p>Türk topluluklarının tarih boyunca farklı coğrafyalara göç ederek gittikleri yerlerde karşılaştıkları kültürlerle etkileşim içerisinde olduklarını belirten Yusuf, bu sürecin gastronomiye de yansıdığını dile getirdi.</p>

<p>Kayseri mutfağındaki pastırma ve mantı üzerinden örnek veren Yusuf, Türk dünyasındaki ortak yemek kültürünün farklı coğrafyalarda değişerek ve çeşitlenerek günümüze ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Yusuf, "Yani Kayseri’ye bin sene önce gelen Türkler, o günün Türk kavimleri buraya geldiğinde belki sadece heybelerinde kuru et vardı. Burada o kuru et, pastırmaya dönüştürüldü" dedi.</p>

<p>Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf, "Ya da işte mantı bizim Türkistan coğrafyasında çok büyük mantılar bir kişiyi doyuracak kadar büyüktür ama mantıdır yani. Adı da mantıdır. Yapılış şekli de aynıdır ama burada sanata döndü. Yani bir kaşıkta kırk parça mantı olmasa mantı saymıyor burası" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Kendi mührünüzü, kendi imzanızı muhafaza ediyorsunuz"</p>

<p>Kültürlerin farklı coğrafyalarda karşılaştıkları unsurlarla zenginleşmesinin doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Yusuf, bunun kültürel kimliği ortadan kaldırmadığını, aksine farklılıkların ortak mirası zenginleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Yusuf, gastronominin zaman ve coğrafyayla birlikte değişmesinin kültürel zenginliğin bir parçası olduğunu belirterek, "Bir yerde bir şeyin orijinal budur, bu hiç değişmedi derseniz o zaman iki bin sene önceki yemeği yiyor olmanız lazım" dedi.</p>

<p>"Gastronomi, ortak medeniyetimizin bir yansıması"</p>

<p>Kayseri’deki gastronominin Türk dünyasının ortak gastronomik mirasının önemli bir parçası olduğunu belirten Yusuf, farklı coğrafyalarda ortaya çıkan çeşitliliğin aynı kültürel kökten beslendiğini söyledi.</p>

<p>Kayseri’nin gastronomi başta olmak üzere kültür, mimari ve sanat alanlarındaki zenginliğinin aynı kökten gelen farklı dallar gibi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yusuf, "Buradaki kültür ve gastronomi onun başında gelir. Gastronomi de, mimari de hepsi aslında bir parçanın, bir ağacın kökü aynı ama dalları hangi yöne bakıyorsa ona göre bir çeşitlenmiştir" dedi.</p>

<p>"Kayseri’nin gastronomisi dünyada hak ettiği yere gelmeli"</p>

<p>Kayseri’nin bu kültürel zenginliği yoğun şekilde yaşayan şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Yusuf, özellikle gastronominin uluslararası alanda daha fazla tanıtılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Kayseri’nin gastronomik ürünlerinin dünyaya açılması gerektiğini vurgulayarak, farklı coğrafyalardaki mutfakların da Kayseri’ye taşınmasının karşılıklı bir kültürel zenginleşme sağlayacağını söyledi.</p>

<p>"Dünyanın malı bu. O bakımdan Kayseri’yi üretiyor, dünyaya gidecek. Dünyada üretilenlerden Kayseri’yi getirip oradan bir zenginlik, kendine göre bir çeşitlilik oluşturacak" diyen Yusuf, Türk dünyasının farklı bölgeleriyle Kayseri arasında kurulacak kültürel etkileşimin gastronomi alanında da yeni zenginlikler ortaya çıkaracağını ifade etti.</p>

<p>‘İz Bırakan Çiviler’ sergisine uluslararası ilgi</p>

<p>Program kapsamında heyetin bir diğer durağı ise Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Büyük Şehir Sanat Galerisi oldu.</p>

<p>Türk dünyasından gelen temsilciler, KAYMEK bünyesinde Abuzer Pala eğitmenliğinde filografi eğitimi alan kursiyerlerin emek ve sabırla hazırladığı eserlerden oluşan "İz Bırakan Çiviler | Filografi Sergisi"nin açılışına katıldı. Çivi ve tellerin ustalıkla bir araya getirilmesiyle oluşturulan eserlerden oluşan sergi, geleneksel el sanatlarının çağdaş bir yorumla sanatseverlerle buluşmasına vesile oldu.</p>

<p>Erciyes’in zirvesinde Türk dünyası buluşması</p>

<p>Kayseri programının en dikkat çekici duraklarından biri de Erciyes oldu. Sergi açılışının ardından Erciyes Kayak Merkezi’ne çıkan heyet, Kayseri’nin dünyaca tanınan turizm markalarından Erciyes’i yakından görme fırsatı buldu.</p>

<p>Gondol teleferik hatlarıyla Tekir Kapı’dan zirveye çıkan konuk heyet, Erciyes’in eşsiz manzarası eşliğinde hatıra fotoğrafları çektirdi. Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu tarafından Erciyes Dağı, kayak merkezi, ulaşım altyapısı ve bölgede gerçekleştirilen turizm yatırımları hakkında heyete bilgi verildi.</p>

<p>Türk dünyasının farklı coğrafyalarından Kayseri’ye gelen temsilciler, Erciyes’in doğal güzellikleri ve modern turizm altyapısından duydukları memnuniyeti ifade etti.</p>

<p>Kayseri’nin manevi mirası tanıtıldı</p>

<p>Heyetin Kayseri programındaki son duraklarından biri ise kentin önemli manevi ve tarihi değerlerinden Seyyid Burhaneddin Hazretleri Türbesi ve Mezarlığı oldu.</p>

<p>Ziyarette Kayseri Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürü Fehmi Gündüz tarafından heyete Seyyid Burhaneddin Hazretleri’nin hayatı, Kayseri ile olan ilişkisi ve türbenin şehrin manevi kimliğindeki yeri hakkında bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Kayseri, Türk dünyasına açılan kültür kapısı oluyor</p>

<p>TÜRKSOY 7. Kıdemli Memurlar Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen program, Kayseri’nin yalnızca ekonomik ve ticari potansiyeliyle değil; tarihi, kültürü, sanatı, gastronomisi, manevi mirası ve kış turizmiyle Türk dünyasının ortak değerlerini buluşturan önemli bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programla Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen temsilcilere kentin sahip olduğu zenginlikler yerinde tanıtılırken, 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti sürecinin de şehirler ve ülkeler arasındaki kültürel bağların daha da güçlenmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/10/turksoy-7-kidemli-memurlar-toplantisi-kayseride-turk-dunyasini-bulusturdu-1791450053.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Orhan Gazi’nin bastırdığı ilk sikkelerden biri, İngiltere’de satışa sunuldu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/orhan-gazinin-bastirdigi-ilk-sikkelerden-biri-ingilterede-satisa-sunuldu-23000</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/orhan-gazinin-bastirdigi-ilk-sikkelerden-biri-ingilterede-satisa-sunuldu-23000</guid>
                <description><![CDATA[Osmanlı’nın kuruluş döneminde Orhan Gazi’nin Bursa’da bastırdığı gümüş sikkelerin ilk örneklerinden biri, Londra’da satışa sunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Osmanlı Beyliği’nin devletleşme sürecinin izlerini taşıyan ve Orhan Gazi döneminde basılan en erken tip akçelerden biri olarak tanıtılan tarihî bir sikke, Londra’da satışa çıkarıldı. Londra merkezli koleksiyon ve mücevher sitesi House of Emirates’te satışa konulan tarihi paraya bin 500 sterlin fiyat biçildi. Satış ilanında, "Sultan Orhan Gazi’nin hükümdarlığı sırasında tarihi Bursa Darphanesinde basılan olağanüstü nadir Osmanlı gümüş akçesi" olarak nitelendirilen tarihi paranın Osmanlı para sisteminin en erken ve tarihî açıdan en önemli aşamalarından birini temsil ettiği ifade edildi.</p><p>Sikke ve banknotlar hakkında bilgi sunan uluslararası katalog ve koleksiyoncu platformu Numista’nın 100 üzerinden 93 nadirlik puanı verdiği paraya ilişkin ilanda, "Orhan Gazi akçesi, bir Osmanlı hükümdarının adını taşıdığı kesin olarak tespit edilmiş ilk Osmanlı sikkesi olarak kabul ediliyor" ifadelerine yer verildi.</p><p>Avrupa, Asya ve Orta Doğu’ya yayılan en etkili güçlerden biri haline gelecek Türk imparatorluğunun doğuşuna tanıklık eden gümüş sikkenin ön yüzünde Orhan Gazi’nin ismi ve kendisine yönelik "Allah mülkünü daim kılsın" duası, arka yüzünde ise kelime-i tevhid ve dört halifenin isimleri yer alıyor.</p><p>Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi, ilk akçeyi 1324’te Yenişehir’de bastırmıştı. İlk akçe, Osmanlı’nın kendi adına para bastırabilen bir devlet olduğunun göstergesi olmuş, ekonomik bağımsızlık ve egemenliğin simgelerinden biri olarak kabul edilmişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 16:54:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/10/orhan-gazinin-bastirdigi-ilk-sikkelerden-biri-ingilterede-satisa-sunuldu-1790949293.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy: ”Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil; binlerce yıllık tarihimizin taşıyıcısıdır”</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-turkce-bizim-icin-yalnizca-bir-lisan-degil-binlerce-yillik-tarihimizin-tasiyicisidir-22934</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-turkce-bizim-icin-yalnizca-bir-lisan-degil-binlerce-yillik-tarihimizin-tasiyicisidir-22934</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil; binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, ‘Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir’" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>94. Dil Bayramı’nda Türk Diline Hizmet Ödülleri töreni Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda düzenlendi. Törende bir konuşma yapan Bakan Ersoy, "Bugün, milletimizin ruhunu, hafızasını ve istiklalini taşıyan Türkçemizin bayramı olan 26 Eylül Dil Bayramı’nın 94. yılını büyük bir gururla kutluyoruz. Bu kıymetli buluşmada aynı zamanda; dilimize ömrünü adamış kıymetli bilim, kültür ve sanat insanlarımıza ‘Türk Diline Hizmet Ödülleri’ sunmanın da mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p>"Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil; binlerce yıllık tarihimizin taşıyıcısıdır"</p><p>Dilin; bir milletin hafızası, kimliği, varlık ve istiklal senedi olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, "Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil; binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, ‘Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.’ 26 Eylül 1932’de gerçekleştirilen Birinci Türk Dili Kurultayı’nda milli dilimizin önemi ve korunmasının yanı sıra, Türkçenin zenginleştirilmesi ve geliştirilmesi yolunda tarihi adımlar atılmıştır. Bugün bizlere düşen görev, bu kıymetli mirası çağın imkanlarıyla geleceğe taşımaktır. Son 24 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz; kültürden sanata, eğitimden kamu diplomasisine kadar pek çok alanda Türkçemizin dünyadaki görünürlüğünü ve etkisini artıran önemli adımlar atmıştır" dedi.</p><p>"Ecdat yadigarı eserlerimizi ve Türkçenin yazılı abidelerini bizzat yerinde ayağa kaldırdık"</p><p>Yunus Emre Enstitüleri ile Türkçenin sesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdıklarını kaydeden Ersoy, şöyle konuştu:</p><p>"Bugün Türkçemiz, yalnızca Edirne’den Kars’a değil; Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş bir gönül coğrafyasının ortak değerlerinden biridir. Bugün Tokyo’dan Washington’a, Saraybosna’dan Johannesburg’a kadar binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa bu atılan kararlı adımların meyvesidir. TİKA eliyle de Türk dünyasının ve gönül coğrafyamızın dil ve kültür mirasını yaşatıyoruz ecdat yadigarı eserlerimizi ve Türkçenin yazılı abidelerini bizzat yerinde ayağa kaldırarak. Örneğin, Orhun Abideleri Müzesi’nden Balkanlar’daki medreselere kadar dil mirasımızı ihya ediyoruz. Eğitimde, dijital içeriklerde, kamu diplomasisinde Türkçenin ağırlığını ve prestijini en üst seviyeye taşıdık. İsmail Gaspıralı’nın asırlık ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsü, bugün Cumhurbaşkanımızın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderleriyle ortaya koyduğu güçlü iş birliği ve ortak irade sayesinde giderek somut bir gerçeğe dönüşmektedir. Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakat ise ortak dil ve ortak gelecek idealimizin en somut ve anlamlı adımlarından biri olmuştur."</p><p>"Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir"</p><p>Önlerinde fırsatların yanı sıra önemli sorumlulukların da bulunduğunu aktaran Bakan Ersoy, "Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıklar karşısında Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir. Çünkü kendi kavramlarını üretemeyenler, başkalarının kavramlarıyla düşünmek zorunda kalırlar. Bu nedenle ailelerimizden okullarımıza, medyamızdan kamu kurumlarımıza kadar hep birlikte Türkçemizi doğru, güzel ve özenli kullanmalıyız. Türkçeye sahip çıkmak, milli hafızamıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır" şeklinde konuştu.</p><p>"Türkçemizin sesi gür, sözü güçlü, ufku daim ve aydınlık olsun"</p><p>Türkçeye ömrünü adamış değerli isimlere Türk milletinin vefa ve şükranlarını sunduğunu belirten Ersoy, "Birazdan takdim edeceğimiz Türk Diline Hizmet Ödülleri, Türkçemize adanmış emeklerin ve ömürlerin birer hürmet nişanesidir. Ödüle layık görülen bütün bilim, kültür ve sanat insanlarımızı gönülden kutluyor; milletimiz adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, geçmişten bugüne Türk dilinin zenginleşmesi ve yaşatılması için emek veren bütün ilim ve fikir insanlarımızı da hayatta olanları saygıyla, ebediyete irtihal edenleri de rahmet ve minnetle yad ediyorum. Bu anlamlı programı düzenleyen Türk Dil Kurumumuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 26 Eylül Dil Bayramımız kutlu olsun. Türkçemizin sesi gür, sözü güçlü, ufku daim ve aydınlık olsun" açıklamasında bulundu.</p><p>Bakan Ersoy’un ödülleri takdim ettiği programda ödül alanlar arasında Konstantin Preslavski Şumnu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Menent Shukrieva, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun, Türkmeneli Televizyonu ve Ankara Üniversite Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi yer aldı.</p><p>Programa Bakan Ersoy’un yanı sıra Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert, Yüksek Kurum Başkanı Derya Örs, ödül alacak kurumlar ile kişiler, öğrenciler ve davetliler katıldı.</p><p>(FÇ-BÇGEN</p><p>- Orzax, gıda takviyesi kategorisinde Türkiye’nin en itibarlı markası seçildi</p><p>(Fotoğraflı)</p><p>İSTANBUL(İHA) - MediaCat ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle, araştırmacı Bekir Ağırdır liderliğinde bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Türkiye İtibar Araştırması’nın sonuçlarına göre Orzax, gıda takviyesi kategorisinde "Türkiye’nin En İtibarlı Markası" seçildi.</p><p>Türkiye’yi temsil eden 6 bin 400 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada markaların itibarı iki aşamalı bir metodolojiyle ölçüldü. İlk aşamada açık uçlu sorularla tüketicilerin her sektörde aklına ilk gelen markalar belirlenirken, ikinci aşamada finalistler farklı bir katılımcı grubu tarafından güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk boyutlarında değerlendirildi. Orzax, gıda takviyesi kategorisinde en yüksek itibar skoruna ulaşarak ödülün sahibi oldu. İtibar Zirvesi kapsamında düzenlenen panelde Orzax’ın bilim, kalite ve güven odağında şekillenen itibar yolculuğu ele alındı. Sekiz yıldır aralıksız Türkiye gıda takviyesi pazarının lideri olan Orzax, hammaddeden bitmiş ürüne uzanan süreçte kaliteyi mevzuatın gerektirdiği kontrollerin ötesine taşıyarak üretim ve Ar-Ge kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak yönetiyor. Orzax, Türkiye’de geliştirdiği üretim ve Ar-Ge yetkinliğini bugün 50’den fazla ülkeye taşırken, biyoteknoloji yatırımlarıyla Türkiye’de üretimi bulunmayan bazı hammaddelerin yerli üretimine de katkı sağlıyor.</p><p>"Güven talep edilmez, hak edilir"</p><p>İtibar Zirvesi’nde konuşan Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, sağlık sektöründe itibarın ilan edilen bir iddia değil, doğru işlerin zaman içinde ortaya çıkardığı bir sonuç olduğunu belirterek şunları söyledi:</p><p>"Sağlıkta güvenin arkasında mutlaka bilim olmak zorunda; bizim sektörümüzde bilimsel güvenilirlik, itibarın dört temel katmanının ötesinde beşinci bir katman gibi çalışıyor. Ham madde seçiminden üretim standartlarına, bilimsel çalışmalardan tüketiciye verdiğiniz bilgiye kadar söylediğiniz her sözün arkasında durabilmeniz gerekiyor. Biz hiçbir zaman ‘Nasıl itibarlı bir şirket oluruz?’ diye yola çıkmadık; ‘İşimizi nasıl daha iyi yaparız?’ sorusuna odaklandık. Kaliteyi gösterebilirsiniz ancak güveni ilan edemezsiniz; her iyi deneyimde tüketicinin zihninde açılan bir güven hesabına yatırım yaparsınız, o hesap yıllar içinde büyür. Bazen kısa vadede kazandırabilecek bir fırsata masada ‘Hayır’ diyebilmek, bir şirketin gerçek değerlerini ortaya koyar. İlkelerimiz bize yol kenarındaki bariyerler gibi rehberlik eder; bu sınırlar içinde cesur olmak gerekiyor. Bu nedenle güven talep edilmez, yıllar boyunca tutarlı biçimde çalışarak hak edilir."</p><p>İlkeleri ve yol haritası net olan kurumların kararlarını daha sağlam bir zeminde alabildiğini vurgulayan Alimoğlu, kalite, bilim ve etik konusundaki sınırların netleşmesinin şirketlerin yatırım ve büyüme kararlarında daha cesur hareket edebilmesini sağladığını belirtti.</p><p>Alimoğlu, teknolojinin sunduğu imkanların kurumsal sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, karar süreçleri teknolojiye devredilse bile sorumluluğun kuruma ait olacağını vurguladı.</p><p>"Kaliteden hiçbir şartda ödün vermiyoruz"</p><p>Orzax Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Müge Turan ise elde edilen başarının markanın uzun vadeli büyüme yaklaşımının bir sonucu olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"Orzax’ın sözü, insan sağlığına değer katan ve bilimin rehberliğinde geliştirilen güvenilir ürünler sunmak. ‘Sağlığa Hediye’, kaliteyi, bilimi, etik değerleri ve sürdürülebilirliği tek bir marka amacı altında buluşturan yaklaşımımızın ifadesi. Büyürken aldığımız en temel karar, kaliteden hiçbir şartda ödün vermemek oldu. Hammaddeden bitmiş ürüne uzanan süreçte kaliteyi yalnızca mevzuatın gerektirdiği bir kontrol olarak değil, üretim ve Ar-Ge kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak yönetiyoruz. Sekiz yıldır aralıksız sürdürdüğümüz pazar liderliğini de ticari başarının ötesinde, bilim, kalite ve güvenle oluşturduğumuz marka değerinin ölçülebilir karşılığı olarak görüyoruz."</p><p>Orzax’ın uzun vadeli hedeflerine de değinen Turan, şirketin bilim, kalite, şeffaflık ve sürdürülebilirlik ilkelerinden ödün vermeden büyümeyi sürdüreceğini belirtti. Turan, Orzax’ın 2030’da dünyanın en büyük 10, 2035’te ise ilk 5 gıda takviyesi şirketinden biri olmayı hedeflediğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:21:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/bakan-ersoy-turkce-bizim-icin-yalnizca-bir-lisan-degil-binlerce-yillik-tarihimizin-tasiyicisidir-1790335281.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy: ”25 eserin Özbekistan’da çevirimi ve yayımı için destek verdik”</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-25-eserin-ozbekistanda-cevirimi-ve-yayimi-icin-destek-verdik-22918</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-25-eserin-ozbekistanda-cevirimi-ve-yayimi-icin-destek-verdik-22918</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılması Projesi (TEDA) kapsamında Özbekistan’da 25 eserin çeviri ve yayımına destek sağlandığını belirterek, "Attığımız adımlarla, asırlar önce ortaya konmuş büyük eserlerle çağımızın kültürel üretimi arasında canlı bir bağ kuruyoruz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bakan Ersoy, Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yıl dönümü dolayısıyla başkent Taşkent’i ziyaret etti. Ziyareti kapsamında ilk olarak Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov ile bir araya gelen Ersoy, Özbekistan’ın bağımsızlık yıl dönümünü kutlayarak kardeş Özbek halkına huzur, refah ve esenlik dileklerini iletti. Görüşmede iki ülke arasındaki turizm hareketliliği, hava bağlantıları, ortak turizm rotaları, tanıtım faaliyetleri ve karşılıklı tecrübe paylaşımı konuları ele alındı. Bakan Ersoy, Türkiye ile Özbekistan arasındaki güçlü tarihi ve kültürel bağların turizm ilişkilerine de giderek daha fazla yansıdığını belirtti. Özbekistan’dan Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısının 2025 yılında 650 bine yaklaştığını, 2026’nın ilk 7 ayında ise 406 bini aştığını ifade etti. Karşılıklı hava bağlantılarının güçlendirilmesi, destinasyon çeşitliliğinin artırılması ve iki ülkenin turizm ürünlerinin daha etkin tanıtılması üzerinde duran Ersoy, Semerkant, Buhara, Hive ve Taşkent gibi destinasyonlarla Türkiye’nin farklı şehirlerini buluşturacak kültür, gastronomi ve tarih temalı ortak rotalar geliştirilebileceğini dile getirdi. Ersoy, Özbekistan’ın turizm altyapısını güçlendirmeye ve uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmaya yönelik çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirterek Türkiye’nin bilgi ve tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu vurguladı.</p><p>Mâtürîdî’nin düşünce dünyası Özbekçe okurlarla buluştu</p><p>Bakan Ersoy, turizm temaslarının ardından Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliğini ziyaret ederek Büyükelçi Dr. Ufuk Ulutaş ile bir araya geldi. Ersoy, daha sonra Ali Şir Nevâyî Taşkent Devlet Özbek Dili ve Edebiyatı Üniversitesinde düzenlenen "Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası" adlı eserin ve Özbekçe çevirisinin tanıtım programına katıldı. Programa Özbekistan Kültür Bakanı Ozodbek Nazarbekov, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Selim Argun ve Avrupa Birliği ve Dışilişkiler Daire Başkanı Gözde Şahin de katıldı. Ersoy, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin tarihi kardeşlik bağlarından ve ortak değerlerden beslendiğini söyledi. İki ülke Cumhurbaşkanlarının güçlü iradesi, yakın diyaloğu ve karşılıklı güvenin ilişkileri her geçen gün daha da pekiştirdiğini vurguladı. Semerkant’ın yetiştirdiği İmam Mâtürîdî’nin düşünce mirası ile Türk dünyasının dil ve edebiyatına yön veren Ali Şir Nevâyî’nin eserlerine işaret eden Ersoy, "Attığımız adımlarla, asırlar önce ortaya konmuş büyük eserlerle çağımızın kültürel üretimi arasında canlı bir bağ kuruyoruz" dedi.</p><p>TEDA ile 4 bin 832 esere, 101 ülkede çeviri desteği</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını olan "Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası" adlı eserin, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce yürütülen TEDA Programı kapsamında Özbekçeye kazandırıldığını açıklayan Ersoy, program aracılığıyla 4 bin 832 eserin 101 ülkede 70 farklı dile çevrilmesi için destek sağlandığını bildirdi.</p><p>Özbekistan ile yayıncılık alanındaki iş birliğinin de geliştiğini belirten Ersoy, TEDA kapsamında 25 eserin Özbekistan’da çevirisi ve yayımı için destek verildiğini kaydetti. Toplumların birbirini tanımasının kültürel ilişkilerin kalıcılığı açısından taşıdığı öneme değinen Ersoy, "Birbirinin dilini, edebiyatını, sanatını ve kültürünü tanıyan toplumlar arasındaki bağlar çok daha güçlü ve kalıcı olur. Bu noktada kültür kurumlarımıza, üniversitelerimize, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza ve mütercimlerimize büyük görev düşmektedir" dedi.</p><p>Taşkent’te ortak kültürel üretime destek</p><p>Yunus Emre Enstitüsünün Özbekistan’da Türkçe öğretimi, kültür ve sanat faaliyetleri, akademik temaslar, yayın ve tercüme çalışmalarına uzanan faaliyetlerine de değinen Ersoy, üniversitenin ev sahipliğinde çalışmalarını sürdüren Taşkent Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin iki ülkenin ilim, kültür ve sanat çevrelerini buluşturan kalıcı bir ortak üretim zemini hâline gelmesini değerli bulduklarını ifade etti. Programda Yunus Emre Enstitüsünün düzenlediği "Türk Kültüründen Yapraklar" sergisi ile TEDA desteğiyle Özbekçeye çevrilen çağdaş ve klasik Türk edebiyatı eserlerinin tanıtımı da yer aldı.</p><p>Ziyaret, kültür ve sanat programlarıyla sürecek</p><p>Bakan Ersoy, Taşkent temaslarının devamında Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezini ziyaret edecek ve Özbekistan Kültür Bakanı Ozodbek Nazarbekov ile görüşecek. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Özbekistan Filarmoni Orkestrası arasında Kültür Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nın imza törenine katılacak olan Ersoy, ardından Özbekistan Uluslararası Encümenler Sarayı’nda düzenlenecek bağımsızlığın 35. yıl dönümü gala konserine iştirak edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 16:22:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırşehir’de 39. Ahilik Haftası kutlamaları sona erdi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/kirsehirde-39-ahilik-haftasi-kutlamalari-sona-erdi-22867</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/kirsehirde-39-ahilik-haftasi-kutlamalari-sona-erdi-22867</guid>
                <description><![CDATA[KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de bu yıl 39’uncusu düzenlenen Ahilik Haftası kutlamaları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katıldığı programla sona erdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Kırşehir’de 39. Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında düzenlenen kapanış programı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Cacabey Meydanı’nda başlayan programda çeşitli etkinlikler yer aldı.</p><p>Programın açılış konuşmasını yapan Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Ahilik teşkilatının tarihi önemine dikkat çekti. Ahiliğin tarihimizdeki yerini doğru anlamak için 13. yüzyıl Anadolu’sunun şartlarına bakılması gerektiğini ifade eden Vali Demiryürek, "Siyasi ve iktisadi güçlüklerin yaşandığı bir dönemde Ahi Evran-ı Veli’nin öncülüğünde gelişen bu yapı; meslek sahibi olmayı ahlakla, üretimi dürüstlükle, kazancı hak ve hukukla birlikte ele almıştır" dedi.</p><p>Ahi ustalarının çırağına yalnızca meslek öğretmediğini belirten Demiryürek, "Usta çırağına mesleği öğretirken aynı zamanda sözüne sadık olmayı, ölçüde ve tartıda doğruluğu, komşuyu gözetmeyi, ihtiyaç sahibiyle paylaşmayı da öğretmiştir. Bu sebeple Ahilik, çarşı ve pazarla sınırlı kalmamış; şehir hayatının düzenine, insanlar arasındaki güvene ve toplumsal dayanışmaya da katkı sağlamıştır" diye konuştu. Anadolu’da kadınların üretim ve dayanışma hayatındaki yerini gösteren Bacıyan-ı Rum geleneğinin de aynı toplumsal yapının önemli unsurlarından biri olduğunu kaydeden Vali Demiryürek, Ahilik anlayışının günümüzdeki iş ve ticaret ahlakına da temel oluşturduğunu söyledi. Vali Demiryürek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın farklı vesilelerle ifade ettikleri gibi, bizim iş ve ticaret ahlakımızın köklerinde Ahilik vardır. Helal kazancı gözetmek, kul hakkına riayet etmek, emeğin karşılığını vermek ve fırsatı haksız kazanca dönüştürmemek bu anlayışın temel ölçüleridir" ifadelerini kullandı.</p><p>"Ahilik en önemli milli damarlarımızdan birisidir"</p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ahiliğin Türk milletinin önemli değerlerinden biri olduğunu ifade ederek, "Ahilik en önemli milli damarlarımızdan birisidir. Kırşehir’de Ahi Evran-ı Veli Hazretleri, az ötede Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri, az ötede Somuncu Baba Hazretleri, Yunus Emre ve diğer pirlerin olduğu bu toprak, aslında insanlık kültürünün en güzel geliştiği merkezlerden birisidir" dedi.</p><p>Bu kültürün temelinde birlik, dayanışma ve insanı insan olduğu için değerli görme anlayışının bulunduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>"Bu kültürün altında birlik, dayanışma, Yaradan’dan ötürü hoş görme vardır. Kendisini başkasının yerine koyarak daha iyi anlayabilme kabiliyeti vardır. Bu kültürün merkezinde yan gelip yatarak haksız kazanç kazanmak değil, alın teriyle kazanmak ve kazandığını paylaşmak vardır. Gençler; dünyanın hızlı bir değişim sürecinden geçiyor yapay zeka hayatın her alanını etkiledi. Gençler, sizin yaşadığınız dönem bizim yaşadığımız dönemden daha çalkantılı, zor bir dönem olacak gibi görünüyor. Ticaret hayatından eğitim hayatına, toplumsal hayattan uluslararası ilişkilere kadar her yerde her şey değiştiği gibi, daha da hızlı bir şekilde değişmeye devam edecek. Yüksek teknolojilerin güçlendiği, yapay zekanın her birimizi etkisi altına aldığı, her türlü kurum ve kuralın geride kaldığı bir dünyaya doğru hızla ilerliyoruz. Ya vahşi kapitalizm ilkeleri uygulanmaya devam edecek, ya insanlığın ürettiği katma değer bazı ellerde toplanan bir imtiyaz olmayı sürdürecek. Ya da insanlığa barışı, kardeşliği, dayanışmayı, kainatın tamamının insanlığın ortak evi olduğunun anlatıldığı bir anlayışla yönetilecek. Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde güçlü olması gerekir. Sizden beklentimiz mesleğinizde ve eğitiminizde başarılı olmanız. Türkiye olarak bizlerin her zamankinden daha güçlü, daha diri ve birlik içerisinde olmamız lazım. Bu coğrafyada ayaklarımız sağlam bir biçimde yere basmıyorsa söz ve hayat hakkımız yoktur. Onun için sağlam basacağımız zemin bizim milli kültürümüzdür. Bütün farklılıklarımızı zenginlik aracı olarak kabul etmek ve ülkenin geçmişine güvenerek geleceğine güvenle yürümektir. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye olarak adlandırdığımız süreç ülkemizin geleceği için önemlidir. Teröre çok fazla şehit ve gazi vermiş Kırşehir’den söylüyorum. Artık inanıyoruz ki bu ülkede terör geride kalacak ve silahlar susacak. Birlik, beraberlik ve kardeşlik hakim olacak. Kardeşlik iklimi bütün coğrafyamızı etkisi altına alacaktır."</p><p>Programda yılın kalfası, çıragı ve ustası ödüllerini aldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:04:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/kirsehirde-39-ahilik-haftasi-kutlamalari-sona-erdi-1789844669.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahilik geleneği Bayramyeri Meydanı’nda hayat buldu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ahilik-gelenegi-bayramyeri-meydaninda-hayat-buldu-22818</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ahilik-gelenegi-bayramyeri-meydaninda-hayat-buldu-22818</guid>
                <description><![CDATA[Denizli’de yüzyıllardır toplumsal yaşamın temel değerlerinden biri olan Ahilik kültürü, 39. Ahilik Haftası etkinlikleriyle yaşatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Denizli Valiliği koordinasyonunda, Denizli Büyükşehir Belediyesi, Denizli Ticaret İl Müdürlüğü, Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği iş birliğinde, yüzyıllardır toplumsal hayatı şekillendiren Ahilik kültürünü yaşatmak ve unutulmaya yüz tutmuş zanaatları gelecek nesillere aktarmak amacıyla özel bir program düzenlendi. Delikliçınar Meydanı’ndan Bayramyeri Meydanı’na gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başlayan kutlama programına; Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Başkanvekili Ali Marım, siyasi partilerin il başkanları, kent protokolü, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden programda, kalfalıktan ustalığa geçen kişilere meslek ahlakı ve kurallarının benimsetildiği geleneksel bir Ahilik ritüeli olan Şed kuşatma töreni de yapıldı.</p><p>"Ben değil, biz diyenlerin çoğaldığı bir şehir"</p><p>Ahilik geleneğinin 13. yüzyıldan bugüne uzanan, içinde her şeyi barındıran köklü bir dayanışma kültürü olduğunu belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir anlayışın yaşatılması gerektiğinin altını çizdi. Başkan Çavuşoğlu, "Biz istiyoruz ki insanların birbirleriyle dayanışabildiği, ben değil biz diyenlerin çoğaldığı, birlikte yolculuğun bir başkasının üzerine basarak değil, yanı başında, el ele, yan yana yürümenin mümkün olduğuna inananların olduğu bir şehri büyütmek en büyük arzularımızdan bir tanesidir" ifadelerini kullandı.</p><p>"Gelecek kuşaklara aktarmak borçların en büyüğü"</p><p>Bu köklü kültürü ve dayanışma ruhunu ilerleyen kuşaklara aktarmanın en büyük sorumluluklardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, bu vatanın kurtuluşuna imza atanların da geleceğe inanan kahramanlar olduğunu belirtti. Konuşmasında Cumhuriyetimizin kurucusunu da anan Başkan Çavuşoğlu, "Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını bir kez daha şükran, minnet ve saygıyla da andığımı ifade etmek istiyorum. Bu dayanışmayı sonsuza kadar sürdüreceğiz" diye konuştu.</p><p>"Ahi Evran’ın Denizli’de çok önemli bir yeri var"</p><p>Ahi Evran’ın Kırşehir’den daha uzun süre Denizli’de yaşayarak buradaki esnafı yetiştirdiğini ve Ahi Sinan ile Ahi Duman gibi önemli ardıllar bıraktığını ifade eden Vali Köşger, Denizli’nin bugünkü ekonomik başarısının arkasında bu köklü geleneğin bulunduğunu belirtti. Denizli’deki binlerce esnafın ekonomiye katma değer sağladığını vurgulayan Vali Köşger, "Denizli’nin ekonomisinde sanayicilerimiz, iş adamlarımız, ihracatçılarımız kadar onların da çok önemli fonksiyonları var, önemli yerleri var, katkıları var, etkileri var. Bütün esnaf kardeşlerimizin Ahilik Haftasını kutluyorum" diyerek sözlerini noktaladı.</p><p>Denizli’de 39. Ahilik Haftası coşkusu</p><p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri stantları dolaşarak zanaatkârlarla sohbet etti, demir dövdü, çoban kepeneği giydi ve çömlek yapımını izledi. Gelenekten geleceğe uzanan hikayeleriyle birlik ve kardeşlik ruhunu yansıtan zanaatlar bu etkinlikte görücüye çıktı. Bayramyeri Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte; tahta kaşık, tel kırma, ahşap oyuncakçılığı, bıçakçılık, sepet örücülüğü, dokumacılık, çömlekçilik ve keçecilik gibi unutulmaya yüz tutmuş pek çok geleneksel zanaat, ustaları tarafından tanıtıldı. Ziyaretçiler, ustaların el emeği göz nuru eserlerini yakından görme ve zanaatkârlarla sohbet etme imkanı buldu.</p><p>Fotoğraflarla unutulmaya yüz tutmuş zanaatlar</p><p>Ahilik ruhunun bir diğer yansıması ise fotoğraf sergisi oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi Fotoğrafçılık Kulübü ve Laodikya Fotoğraf Topluluğunun (LAFOT) birlikte hazırladığı ‘Unutulmaya Yüz Tutmuş Zanaatlar’ fotoğraf sergisi, geçmişin izlerini bugünle buluşturdu. Protokol üyeleri, fotoğraf sergisini de ziyaret ederek eser sahiplerinden bilgi aldı. Büyük bir coşku ve ilgiyle başlayan program, Bayramyeri Meydanı’nda 15 Eylül Salı günü de devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 19:59:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/ahilik-gelenegi-bayramyeri-meydaninda-hayat-buldu-1789405198.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Körfez’de Kadırga coşkusu: Binlerce Karadenizli bir araya geldi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/korfezde-kadirga-coskusu-binlerce-karadenizli-bir-araya-geldi-22817</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/korfezde-kadirga-coskusu-binlerce-karadenizli-bir-araya-geldi-22817</guid>
                <description><![CDATA[Körfez’de 31’incisi düzenlenen Kadırga Şenliği, yüzlerce Karadenizlinin katılımıyla gerçekleşti. Müzik ve horonun buluştuğu şenlikte renkli görüntüler yaşanırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Körfez İlimtepe Mesire Alanı, bu yıl 31’incisi düzenlenen Kadırga Şenliği’nde yüzlerce Karadenizliyi ağırladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Körfez Karadenizliler Derneği işbirliği ile gerçekleştirilen programda müzik, horon ve yöresel kültürün renkli örnekleri bir araya geldi. Çocuklar için oyun alanlarının da kurulduğu şenlikte aileler gün boyunca müzik eşliğinde eğlendi. Vatandaşlar horon ve halaylarla şenliğin coşkusunu doyasıya yaşadı. 31. Kadırga Şenliği’ne, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Veysel Tipioğlu ve Cemil Yaman, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, AK Parti Körfez İlçe Başkanı Nurettin Okudan ve çok sayıda Karadenizli katıldı.</p><p>Kadırga Şenliği’nde vatandaşlara hitap eden Başkan Büyükakın, bu tür geleneksel buluşmaların birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirtti. Büyükakın, "Herkesin huzur içinde nice buluşmalara gelmesini diliyorum. Değerli dernek başkanlarımıza ve emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. İnşallah bu programların sayısı her geçen gün artarak devam eder. Birlik, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz, büyüyen ve güçlenen Türkiye ile beraber yoluna devam eder" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:35:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/korfezde-kadirga-coskusu-binlerce-karadenizli-bir-araya-geldi-1789385756.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlü şeflerden Kayseri mutfağına övgü</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/unlu-seflerden-kayseri-mutfagina-ovgu-22800</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/unlu-seflerden-kayseri-mutfagina-ovgu-22800</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Kayseri Kültür Yolu Festivali, şehrin köklü mutfak kültürünü gastronomi dünyasının isimleriyle bir araya getirdi. ’Lezzet Noktası’ projesi kapsamında Kayseri’de bulunan gastronomi profesyonelleri, öne çıkan işletmeleri ziyaret ederek şehrin geçmişten günümüze uzanan lezzetlerinin izini sürdü, şehre yolu düşenler için ’tatmadan dönmeyin’ listesi hazırladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Melikgazi, Kocasinan, Talas, İncesu, Develi, Bünyan ve Hacılar ilçelerinde yer alan 34 Lezzet Noktası; geleneksel esnaf lokantalarından restoranlara, fırın ve pastanelerden çiftliklere, kahve, şekerleme ve turşu dükkanlarına uzanan geniş bir seçki sundu. Kayseri mantısı, yağlama, pöç, fırın ağzı, Develi cıvıklısı, pastırma, nevzine, gilaburu, kelle paça ve içli kete gibi kentin öne çıkan lezzetlerinin yanı sıra Çerkes mutfağı ve yerel kahvaltı ürünleri de bu gastronomi rotasında yer aldı. Kayseri Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına gastronomi yazarı, araştırmacı ve yemek kültürü yapımcısı İdil Açıkalın ev sahipliği yaptı. Şef Ahmet Gündoğar, şef Hilal Kayış Sungur, gastronomi yazarı Faruk Şüyün ve gastronomi yazarı Reha Tartıcı ise programın konukları arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının isimleri, Lezzet Noktalarını ziyaret ederek Kayseri’nin hamur işlerinden et yemeklerine, şarküteri ürünlerinden tatlılarına uzanan zengin mutfak kültürünü deneyimledi.</p>

<p>Programın ev sahibi İdil Açıkalın; Kayseri’ye ilk kez gelenlere kentin geleneksel fırın yemeklerinden başlamalarını önerdi. Kayseri güveci, fırın ağzı ve mevsiminde Yamula patlıcanıyla hazırlanan pehlinin kentin öne çıkan lezzetleri arasında bulunduğunu belirten Açıkalın, Kayseri’nin sabır ve emeğe dayanan mantı çeşitlerinin de mutlaka denenmesi gerektiğini söyledi. Açıkalın; ziyaretçilere ayrıca pastırmanın tadına bakmalarını, mevsiminde İncesu’daki üzüm bağlarını ve Yahyalı’daki elma bahçelerini keşfetmelerini tavsiye etti. Kayseri mutfağının yalnızca yemeklerden değil, binlerce yıllık üretim ve sofra kültüründen beslendiğine dikkat çeken Açıkalın, Kültepe’de bulunan yaklaşık 4 bin yıllık yazılı tabletlerin bu coğrafyadaki üretim ve ticaret kültürüne ışık tuttuğunu belirtti. Tahıl üretimi ve depolamadan et işlemeye, bağcılıktan ticarete uzanan birikimin bugünün Kayseri mutfağında da izlenebildiğini ifade eden Açıkalın, şehrin gastronomi kültürünü Anadolu’nun üretme, saklama, muhafaza etme ve ticaret geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olarak değerlendirdi. Açıkalın; gastronominin seyahat tercihlerindeki öneminin giderek arttığını belirterek Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Kayseri’nin yerel üreticilerine, esnafına ve gastronomi kültürünün tanıtımına önemli katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi Tesis Sorumlusu (MSM) Burhan Çakıcı da şehre gelen ziyaretçilere ilk olarak yağlama, Kayseri mantısı ve Develi cıvıklısını tatmalarını önerdi. Kayseri mutfağında tahıl, hamur işi, et ve yöresel tarım ürünlerinin bir arada kullanıldığına dikkat çeken Çakıcı, Develi’nin gacer buğdayı, Yahyalı’nın kirazı ve elması ile gilaburunun şehrin yerel ürün çeşitliliğini yansıttığını belirtti. Kayseri güvecinde Yamula patlıcanı kullanmaya özen gösterdiklerini ifade eden Çakıcı, Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi’nin şehrin yöresel ürünlerini tanıtmak ve ziyaretçilerin geleneksel lezzetleri bir arada deneyimlemesini sağlamak amacıyla hizmet verdiğini söyledi.</p>

<p>Orta Anadolu’nun tarihi ticaret yolları üzerinde gelişen Kayseri mutfağı, et işleme ve saklama geleneğinin yanı sıra hamur işi çeşitliliğiyle öne çıkıyor. Şehrin simge lezzetlerinden pastırma, özel baharat karışımıyla hazırlanan çemeni ve kendine özgü üretim yöntemiyle Kayseri gastronomisinin en bilinen ürünleri arasında yer alırken; sucuk da kentin köklü et işleme geleneğini sofralara taşıyor. Kayseri mantısı, küçük hamur parçalarının kıymayla doldurulup yoğurt ve tereyağlı sosla servis edilmesiyle şehrin en tanınan yemeklerinden biri olmayı sürdürüyor. İnce açılan hamurların kıymalı harçla kat kat buluşturulduğu yağlama ise Kayseri’nin paylaşım kültürünü sofraya taşıyor. Tahin, ceviz ve şerbetle hazırlanan nevzine de şehrin geleneksel tatlıları arasında öne çıkıyor. Kayseri’nin merkezinden ilçelerine uzanan 34 ’Lezzet Noktası’, kentin gastronomi zenginliğini farklı tatlar ve işletmeler üzerinden ziyaretçilerle buluşturuyor. Kayseri mantısı, yağlama ve pastırmanın yanı sıra fırın yemekleri, yöresel kahvaltılıklar ve geleneksel tatlılar da seçkide yer alarak şehrin mutfak çeşitliliğini ortaya koyuyor. Köklü üretim geleneğinin yerel ürünler ve ustalıkla buluştuğu bu rota, ziyaretçilere Kayseri mutfağını farklı yönleriyle tanıma fırsatı sunuyor. ’Lezzet Noktası’, Kayseri mutfağının zenginliğini yerel ürünler ve geleneksel tarifler üzerinden görünür kılıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/unlu-seflerden-kayseri-mutfagina-ovgu-1789298998.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etti</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-ertugrul-gazi-turbesini-ziyaret-etti-22799</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-ertugrul-gazi-turbesini-ziyaret-etti-22799</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Söğüt’te bu yıl 745’incisi düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin son gününde ilçeye geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Bilecik’in Söğüt ilçesindeki türbesi yakınında 745’incisi düzenlenen, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’nin son gününe Adalet Bakanı Akın Gürlek de katıldı. Gürlek, ilk olarak Milletvekili Halil Eldemir ve AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım ile birlikte şenliklere katılan vatandaşları selamladı.</p>

<p>Gürlek şenliklerin bitiminde Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etti. Ziyaret öncesi ilk olarak Alp kıyafetiyle askerleri selamlayan Bakan Gürlek, ardından Ertuğrul Gazi Türbesi önünde jandarma personeli tarafından icra edilen geleneksel ve resmi "Saygı Nöbeti" değişimini izledi. Ardından Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret eden Bakan Gürlek, burada dua etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/adalet-bakani-akin-gurlek-ertugrul-gazi-turbesini-ziyaret-etti-1789297189.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Söğüt’te 745 yıllık gelenek coşkuyla yaşatıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/sogutte-745-yillik-gelenek-coskuyla-yasatildi-22795</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/sogutte-745-yillik-gelenek-coskuyla-yasatildi-22795</guid>
                <description><![CDATA[Bilecik’in Söğüt ilçesinde bu yıl 745’incisi düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Söğüt’te bir çadırdan başlayan büyük yürüyüş, bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerine doğru ilerlemektedir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Osmanlı Cihan Devleti’nin temellerinin atıldığı Bilecik’in Söğüt ilçesinde, 745. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri coşkuyla kutlandı. Türkiye’nin ve Türk dünyasının dört bir yanından gelen Yörük ve Türkmenlerin buluştuğu şenliklere; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Muhammet Hanefi Macit, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p><p>"Söğüt’te yakılan kutlu ocak, bir milletin geleceğine yön vermiştir"</p><p>Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bilecik’in tarihteki önemine değinerek, "Bilecik ve Söğüt, sadece bir coğrafya değil; birkaç obadan üç kıtaya kök salan cihan devletinin adalet, hikmet ve cesaretle temelinin atıldığı mukaddes bir ocaktır. Ertuğrul Gazi’nin iradesi, Osman Gazi’nin cesareti ve Şeyh Edebali’nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla şekillenen bu topraklar, kılıçtan önce adaleti ve gönülleri kazanmayı esas alarak medeniyet tarihimizin en güçlü taşıyıcısı olmuştur. Ahilikten Horasan erenlerine uzanan bu köklü hafızanın bugün de dipdiri tutulması, geçmişimizden devraldığımız en büyük sorumluluktur. Ecdadımızın fethedilen coğrafyalara getirdiği adalet ve hoşgörü anlayışı, asırlar boyunca bölgesel barışın teminatı olmuş; Söğüt’te dikilen o küçük fidan, tarih boyunca yıkılmak istense de her defasında daha güçlü kök salan devasa bir medeniyet çınarına dönüşmüştür" dedi.</p><p>"Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik meselesi değildir"</p><p>Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bakan Gürlek, "İşte bu köklü mirası yarınlara taşıyacak olan geleceğimizin teminatı çocuklarımızı ve gençlerimizi modern çağın zihinleri esir alan tuzaklarından, millî ve manevi değerlerimizden uzaklaştıran her türlü tehditten korumak zorundayız. Gençlerimizi hedef alan bu tuzaklarla mücadelenin devlete getirdiği ekonomik yük ve zaman kaybı göz önüne alındığında, devletin tüm birimleriyle aldığı tedbirlerin yanı sıra en büyük görev ailelerimize düşmektedir. Anne ve babalar çocuklarını asla ihmal etmemeli, onlarla güçlü ve korunaklı bir etkileşim kurarak evlatlarımızı kendi öz değerlerine, tarihine ve kültürüne bağlı bireyler olarak yetiştirmek için daha fazla gayret göstermelidir. Ecdadımızdan miras kalan bu sarsılmaz birlik ve beraberlik ruhu, bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakımızın değerli ismi, büyük Türkmen beyi Sayın Devlet Bahçeli’nin kıymetli katkılarıyla Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu güçlü devlet aklı ve iradesinin en önemli tezahürlerinden biri olan "Terörsüz Türkiye" hedefi, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; Mehmet Âkif’in "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez" sözünde tecelli eden toplumsal kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizin ortak geleceğini güvence altına alma ve ülkemizin önündeki tüm engelleri kaldırma kararlılığıdır. Söğüt’te yakılan bu kutlu ateş, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’nin öncülüğündeki bu tarihî birliktelik sayesinde, Türkiye Yüzyılı’nda da yolumuzu aydınlatmaya ve milletimizi muzaffer kılmaya devam edecektir" şeklinde konuştu.</p><p>"Türk milleti var olsun"</p><p>Kürsüye çıkan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit, "Osmanlı Cihan Devleti’nin kuruluşu, sadece tesadüflerin veya askeri başarıların bir eseri değildir. Bu muazzam yükselişin arkasında, Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneği, bağımsızlık tutkusu ve "Adaletle hükmetme" ülküsü yatmaktadır. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye mirası olan "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" kelamı, bu medeniyet tasavvurunun çekirdeğidir. Bizim medeniyetimiz, işgal etmek için değil, imar etmek için; sömürmek için değil, ihya etmek için yürümüştür. Vardığı her coğrafyaya barış, hoşgörü, mimari, ilim ve insan onuruna saygı götürmüştür. Bu ongun yükseliş, milletimizin milli benliğine, örfüne ve inancına sımsıkı sarılmasıyla mümkün olmuştur. Bu şekilde Osmanlı Cihan Devleti, Türk milletinin teşkilatçılık dehasını, savaşçı ruhunu ve adalet anlayışını harmanlayarak doğudan batıya uzanan devasa bir medeniyet havzası inşa etmiştir. Bu medeniyet Fatih’in vizyonunda; Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ifadeleriyle; "Bilinmelidir ki kendi köklerinden beslenmeyen, kendi medeniyet tasavvuruna sahip çıkmayan milletler, başkalarının çizdiği senaryoların figüranı olmaya mahkûmdur." İşte bu hakikat doğrultusunda şunu çok iyi bilmeliyiz: Osmanlı Cihan Devleti’ni kuran, onu bir cihan devleti yapan ruh neyse; bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuzluğa taşıyacak olan ruh da aynıdır. Bu ruh, Türk milletinin birliği, beraberliği ve yılmaz bağımsızlık iradesidir. Evet, Söğüt küçük bir uç kasabası olmaktan çıkmış; adı hukukta, mimaride, sanatta ve yönetim anlayışında Doğu ile Batı’nın kavşak noktasında devasa bir medeniyetin beşiği olarak tarihe altın harflerle kazınmıştır. Hiç kuşkusuz milliyetçiliğin kültürel yorumu ve düşünsel çerçevesi anlamını en sarih olarak somut varlıklarda ve sembolik mekânlarda yaşatır ve kalıcı kılar. Yine aynı doğrultuda siyasi bir söylemin tarihî yorumu mekân bakımından ele alındığında "tarihi mekân" milletin tarihî aklının somut ifadesi olur. Bu bağlamda milliyetçiliğin kültürel ve tarihî yorumu kaynağını ve ilhamını Söğüt gibi hafıza mekânlardan alır. Aldığı kültürel ve tarihî yorumla geleneğini yarınlara taşır. Bu vesileyle; Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’den başlayarak Söğüt’ten Viyana kapılarına kadar adalet ve cesaretle hükmeden, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm ecdadımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Türk milleti var olsun" dedi.</p><p>"Söğüt bir ruhtur, bir iradedir"</p><p>Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Söğüt’ün taşıdığı manevi mirasa vurgu yaparak, "Söğüt, yalnızca bir yerin adı değildir; Söğüt bir ruhtur, bir iradedir. Küçük bir obadan cihanı kuşatan büyük bir devlet tasavvurunun adıdır. Bu topraklarda filizlenen anlayışın temelinde adalet, merhamet ve kardeşlik vardı. Malazgirt’te kapıları açan, Söğüt’te kök salan, Çanakkale’de geçit vermeyen ve Millî Mücadele’de ayağa kalkan ruh aynı ruhtur. Bugün bize düşen, bu kutlu emaneti aynı inançla gelecek nesillere teslim etmektir" ifadelerini kullandı.</p><p>"Ertuğrul Gazi bize devlet kurabilecek bir ahlâk bıraktı"</p><p>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise konuşmasında kurucu ruhun önemine dikkat çekerek, "Söğüt; bir obanın devlete, toprağın vatana, inancın iradeye, iradenin büyük bir medeniyete dönüştüğü yerdir. Burada yalnızca bir beylik kurulmadı. Burada, asırlar boyunca üç kıtaya adalet taşıyacak bir devlet anlayışının temelleri atıldı. Büyük devletler, önce büyük imkânlarla değil; büyük imanlarla, sağlam bir ahlâkla ve ortak bir ülküyle kurulur. Söğüt, geçmişte kalmış bir kuruluş hikâyesi değil; dara düştüğünde Türk milletine yeniden yol gösterecek bir istikamet levhasıdır. Ertuğrul Gazi bize hazır bir devlet bırakmadı; devlet kurabilecek bir ahlâk bıraktı. Bugün bize düşen, o ahlâka sahip çıkmaktır" dedi.</p><p>"Birliğimizi ve devlet şuurumuzu daima koruyacağız"</p><p>Ev sahibi olarak açılış konuşmasını gerçekleştiren Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut ise 745 yıldır süren geleneğin altını çizerek, "Söğüt; bir çadırın obaya, obanın beyliğe, beyliğin devlete, devletin ise cihan medeniyetine dönüştüğü kutlu başlangıcın adıdır. Bizlere düşen; bu emaneti yalnızca hatırlamak değil, yaşatmak, anlatmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Türk töresini unutmayacağız, ecdadımızın yolundan ayrılmayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve devlet şuurumuzu daima koruyacağız" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 12:14:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/sogutte-745-yillik-gelenek-coskuyla-yasatildi-1789290872.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum Müzesi Arkeolojik Eserler Kataloğu tanıtıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/erzurum-muzesi-arkeolojik-eserler-katalogu-tanitildi-22781</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/erzurum-muzesi-arkeolojik-eserler-katalogu-tanitildi-22781</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Alpaslan Ceylan tarafından hazırlanan ve dört ciltten oluşan "Erzurum Müzesi Arkeolojik Eserler Kataloğu"nun tanıtımı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Tanıtım programı Erzurum İl Kültür Ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Günaşdı ve diğer davetlilerin katılımıyla Erzurum Müzesi’nde gerçekleştirildi. Katılımcılar Erzurum’un zengin arkeolojik mirasının kayıt altına alınmasına yönelik çalışmayı yakından inceledi.</p><p>Erzurum İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, "Kültürel mirasımızın belgelenmesi ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyan bu değerli eserin hazırlanmasında emeği geçen başta Prof. Dr. Alpaslan Ceylan olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz" denildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:24:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/erzurum-muzesi-arkeolojik-eserler-katalogu-tanitildi-1789107884.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihi Kahramanmaraş Kalesi, ziyaretçilerini ağırlamak için gün sayıyor</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/tarihi-kahramanmaras-kalesi-ziyaretcilerini-agirlamak-icin-gun-sayiyor-22726</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/tarihi-kahramanmaras-kalesi-ziyaretcilerini-agirlamak-icin-gun-sayiyor-22726</guid>
                <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ın en önemli tarihi değerlerinden biri olan Tarihi Kahramanmaraş Kalesi’nde restorasyon sürecinde sona gelindi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyarak Kahramanmaraş’ın tarihi kimliğinin oluşumunda önemli bir rol üstlenen Tarihi Kahramanmaraş Kalesi, tarihi dokusuyla şehrin kültürel mirasının en dikkat çekici unsurlarından biri olarak şehrin en önemli tarihi yapılarından biri olarak dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarında deprem sonrası oluşan hasarların giderilmesi ve alanın ziyaretçiler için daha nitelikli hale getirilmesi amacıyla yürütülen uygulamalarda önemli aşama kaydedildi.</p><p>Restorasyon sürecinde kalenin özgün mimari yapısı korunarak çalışmalar yoğun şekilde sürdürülüyor. Çalışmalar, tarihi yapıların restorasyonu konusunda uzmanlaşmış mimar, mühendis ve restoratörlerden oluşan ekipler tarafından titizlikle yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında, özellikle dış surlarda gerçekleştirilen güçlendirme çalışmalarında sona gelindi. Restorasyon projesinin dikkat çeken bölümlerinden biri olan Ziyaretçi Karşılama Merkezi’nde de önemli ilerleme sağlandı. Merkezin kaba inşaatı tamamlanırken, ekipler tarafından ince işçilik çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Restorasyon kapsamında yalnızca tarihi yapıların korunmasına yönelik uygulamalar yapılmıyor. Ziyaretçilerin kale içerisinde daha rahat ve güvenli şekilde hareket edebilmesi için yürüyüş güzergâhlarında da düzenlemeler gerçekleştiriliyor. Bu doğrultuda kale içerisindeki yürüyüş yollarında taş imalatları devam ediyor. Yapılan çalışmalarla tarihi alanın genel dokusuyla uyumlu, kullanışlı ve ziyaretçi hareketliliğine uygun yürüyüş güzergahlarının oluşturulması hedefleniyor. Kalenin çevresinde sürdürülen peyzaj ve çevre düzenleme çalışmalarında da sona yaklaşıldı. Tarihi yapının çevresiyle birlikte bütüncül bir görünüme kavuşmasını amaçlayan uygulamalar, restorasyonun tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor.</p><p>Çevre düzenlemelerinin tamamlanmasıyla birlikte kale ve çevresinin daha düzenli, estetik ve ziyaret edilebilir bir görünüme kavuşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:55:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/tarihi-kahramanmaras-kalesi-ziyaretcilerini-agirlamak-icin-gun-sayiyor-1788598550.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tillo’daki tarihi türbe yeniden ziyarete açıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/tillodaki-tarihi-turbe-yeniden-ziyarete-acildi-22707</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/tillodaki-tarihi-turbe-yeniden-ziyarete-acildi-22707</guid>
                <description><![CDATA[Siirt’in Tillo ilçesinde, tadilat ve güçlendirme çalışmaları nedeniyle geçici süreyle ziyarete kapatılan İsmail Fakirullah Hazretleri ve İbrahim Hakkı Hazretleri Türbesi, çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden ziyarete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Siirt Valiliği himayesinde; Tillo Kaymakamlığı, Tillo Belediyesi ve İsmail Fakirullah Camiini Yaptırma, Yaşatma, Onarma, Çevresini Güzelleştirme ve Mallarını Koruma Vakfı iş birliğinde yürütülen tadilat ve güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan çalışmaların uzman ekip tarafından gerçekleştirilmesinin ardından tarihi türbe, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yeniden ziyaretçilerini kabul etmeye başladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:54:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/09/tillodaki-tarihi-turbe-yeniden-ziyarete-acildi-1788267263.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzincan bakırı usta ellerde yüzyıllardır yaşatılıyor</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/erzincan-bakiri-usta-ellerde-yuzyillardir-yasatiliyor-22693</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/erzincan-bakiri-usta-ellerde-yuzyillardir-yasatiliyor-22693</guid>
                <description><![CDATA[Erzincan’da Urartular dönemine kadar uzanan bakır işleme geleneği, ustaların el emeği ve özgün motifleriyle günümüzde de yaşatılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), Erzincan’ın geleneksel el sanatlarından bakır işlemeciliğine ilişkin paylaşım yaptı.</p><p>Ateşle şekillendirilen bakır, Erzincanlı ustaların ellerinde yüzyıllardır sürdürülen bir zanaata dönüşüyor.</p><p>Tokmak sesleri eşliğinde işlenen bakır eserlerde lale, narçiçeği, yaprak ve selvi gibi motifler kullanılıyor.</p><p>Her bir vuruşun ustaların sabrını, emeğini ve işçiliğini yansıttığı bakır işlemeciliğinde, geleneksel yöntemler nesilden nesile aktarılıyor.</p><p>Geçmişten günümüze ulaşan bakır eserler, yalnızca el emeği ürünler olmanın ötesinde, Anadolu’nun köklü kültürünün ve Erzincan’ın yaşayan zanaat geleneğinin önemli bir parçasını oluşturuyor.</p><p>Ateşle başlayan bakırın hikayesi, Erzincanlı ustaların ellerinde işlenerek kültürel mirasa dönüşüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:43:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/erzincan-bakiri-usta-ellerde-yuzyillardir-yasatiliyor-1788158617.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmangazi’de Balkan coşkusu zirveye çıktı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/osmangazide-balkan-coskusu-zirveye-cikti-22669</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/osmangazide-balkan-coskusu-zirveye-cikti-22669</guid>
                <description><![CDATA[Osmangazi Belediyesi’nin Balkan coğrafyasının köklü kültürel mirasını yaşatmak, ortak değerleri gelecek kuşaklara aktarmak ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlediği 20. Osmangazi Belediyesi Uluslararası NAKEM Balkan Festivali, geniş katılımla gerçekleştirildi. Farklı ülkelerin kültürlerini Osmangazi’de buluşturan festival, renkli halk dansları gösterileri ve Rumeli Semih’in konseriyle katılımcılara unutulmaz bir akşam yaşattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Balkan kültürünün müziğini, danslarını ve ortak değerlerini Bursa’ya taşıyan festival, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlendi. Yusuf Emini’nin sunumuyla gerçekleşen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Yeni Parti Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Namık Kemal Halk Oyunları Derneği (NAKEM) Başkanı Celal Yalçın, Tüm Rumeli Dernekleri Federasyonu (RUMELİFED) Genel Başkanı Sedat Şengül, belediye başkan yardımcıları, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Yoğun ilgi gören gecede, Balkanların farklı bölgelerinden gelen kültürel zenginlikler aynı çatı altında buluştu.</p><p>Balkanların ortak mirası Osmangazi’de yaşatıldı</p><p>Festivalde Kosova, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Karadağ’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkeden gelen dans grupları, Rumeli Halk Dansları ve NAKEM Halk Dansları topluluklarıyla birlikte sahne aldı. Yaklaşık 500 dansçının aynı gecede buluştuğu festivalde, Balkan coğrafyasının geleneksel dansları, müzikleri ve rengarenk kostümleri Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’na taşındı. Birbirinden etkileyici koreografileriyle izleyenlerin büyük beğenisini kazanan ekipler, Balkan kültürünün zenginliğini ve ortak mirasını sahneye yansıttı.</p><p>"Balkanlar ve Rumeli ile olan kardeşlik bağlarımızı hiç kaybetmedik"</p><p>30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılını kutlayacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, bu vatan uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Bundan 955 yıl önce Anadolu’yu bizlere yurt tutan Malazgirt Zaferi’nin mimarı Sultan Alparslan’ı ve o dönemde hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi de aynı duygularla anıyorum.</p><p>Sultan Alparslan’dan Fatih Sultan Mehmed’e, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e kadar Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde bizlere bu toprakları yurt kılan kültürümüzü, örf ve ananelerimizi yaşatıyoruz. Bu değerleri yaşatan folklorumuz ve halk danslarımız, oralarda doğup büyüyen, daha sonra buraya göç eden ve geldikleri topraklarla bağlarını asla kaybetmeyen değerli kardeşlerimiz için de büyük önem taşıyor. Balkanlar ve Rumeli ile olan kardeşlik bağlarımızı hiç kaybetmediğimizi göstermenin en güzel yollarından biri NAKEM Festivali’dir. NAKEM Festivali’ni üç yıldır düzenliyoruz. Aslında 20 yıl önce başlayan bu organizasyonu, ‘devlette devamlılık esastır’ diyerek biz de devam ettirdik. İnşallah nice 20 yıllar boyunca folklorumuz ve ananelerimiz yaşatılmaya devam eder. Başta NAKEM olmak üzere Balkanlar’dan gelen tüm kardeşlerimize ve bu festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.</p><p>Namık Kemal Halk Oyunları Derneği (NAKEM) Başkanı Celal Yalçın ise festivalin 20’nci yılına ulaşmasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, "Bu yıl bizim için gerçekten çok özel. Ben de festivalin ilk yılında onur başkanı olarak başlamıştım, bugün de aynı heyecanla sizlerleyim. Her yıl söylediğim gibi; biz birlikte oldukça, sizler de bizi destekledikçe bu festival devam edecek. Festivalin gerçekleşmesi için çok büyük bir emek ve mücadele ortaya konuldu. Erkan Başkan ve ekibiyle birlikte ciddi bir çalışma yürütüldü ve bugün hep beraber burada buluştuk. Bu organizasyonun en büyük mimarı ise sizlersiniz" diye konuştu.</p><p>Yeni bir NAKEM gecesinde bir araya geldiklerini belirten Tüm Rumeli Dernekleri Federasyonu (RUMELİFED) Genel Başkanı Sedat Şengül, "Festivalin 20’inci yılı ilk başladığı günleri hatırlıyorum. Bugünde aynı coşkuyla devam ediyor. Bu festivalde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmaların ardından NAKEM Başkanı Celal Yalçın, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a günün anısına teşekkür plaketi takdim etti.</p><p>Rumeli Semih’ten coşku dolu konser</p><p>Gecenin ilerleyen bölümünde Rumeli Semih, sevilen eserleriyle Bursalılarla buluştu. Balkan ve Rumeli ezgilerinin yankılandığı konserde vatandaşlar, sanatçının seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Enerjisi yüksek performansıyla büyük beğeni toplayan Rumeli Semih, festivalin coşkusunu zirveye çıkardı.</p><p>Balkan kültürünün zenginliğini 20 yıldır yaşatmayı sürdüren Uluslararası NAKEM Balkan Festivali, müzikten halk danslarına uzanan programıyla kültürlerin buluşmasına ev sahipliği yaparken, Osmangazi’den Balkanlara uzanan dostluk ve kardeşlik bağlarını bir kez daha güçlendirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 12:51:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/osmangazide-balkan-coskusu-zirveye-cikti-1787997119.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gürcü kralının kızı Erzurum’da çıktı: Mezar kitabesinde dikkat çeken sözler</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler-22656</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler-22656</guid>
                <description><![CDATA[Erzurum’un Muratpaşa Mahallesi’nde, Muratpaşa Camii haziresinin güney köşesinde yer alan Ane Hatun Türbesi, 1649 yılında IV. Sultan Mehmed döneminde inşa edildi. Kitabesinde burada Morav Han’ın kızı Ane Hatun’un medfun olduğu belirtiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan 33’e 42 santimetre ölçülerindeki mermer kitabede, Ane Hatun’un ölümüne de değinilirken, "Ah kim bu kızı Morav Hanın - gitti bir narire’i hüsn idi şeha / Cennete arz-i cemal etdikde - reşkedüp hıdmetin itti hûra / Zumî der tarihini tiz öldü - Nâzeninim Ane Hanım hayfa" ifadeleri yer alıyor.</p><p>Günümüz Türkçesi’nde ise ‘"Ah, yazık ki güzelliğin bir nuru olan Morav Han’ın kızı gitti; cennette yüzünü gösterdiğinde huriler onu kıskanıp hizmetinde bulundu. Şair Zümî ölümüne şu tarihi düştü: ’Nazlı sevgilim Ane Hanım çok erken öldü, eyvah!’ anlamına geliyor. Kitabenin sonunda ise Hicri 1059 tarihi bulunuyor. Tarihi kaynaklarda ise Ane Hatun’un Osmanlı hizmetine giren ünlü Gürcü komutan Giorgi Saakadze’nin kızı Ana Saakadze olduğu aktarılıyor. Osmanlı mimarisinde sıkça görülen baldaken tarzında inşa edilen türbe, dört tarafı açık kare planlı yapısıyla günümüze ulaştı. Kesme taştan yapılan türbenin dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanırken, üzeri kubbeyle örtülüyor. 3,38 metreye 3,38 metre ölçülerindeki türbenin içerisinde biri büyük, ikisi küçük olmak üzere üç mezar bulunuyor. Büyük mezarın Ane Hatun’a ait olduğu bilinirken, diğer iki küçük mezarın kitabeleri silindiği için kimlere ait oldukları kesin olarak belirlenemiyor.</p><p>"Ane Hatun, Gürcü kralının kızı"</p><p>Araştırmacı Taner Özdemir, "Şu anda bulunduğumuz yer, karşı tarafta da gördüğünüz üzere Ane Hatun Türbesi’nin olduğu yerdeyiz. Kültür ve medeniyet şehrimiz Erzurum’da yine önemli bir yerdeyiz. Murat Paşa Haziresinin hemen güneybatı kısmında yer alan Ane Hatun kimdir tabii. Tarihi açıdan değerlendirdiğimizde 17. yüzyılda Giorgi Saakadze dediğimiz Gürcü kralının kızı. Kendisi burada medfun bir şekilde yatıyor. Şimdi burada üç tane sanduka var. O sandukalardan bir tanesi Ane Hatun dediğimiz Gürcü kralının kızı, diğer ikisi de bazı tarihi kaynaklara göre Ane Hatun’un çocukları, bazı kaynaklara göre de Gürcü kralının diğer çocuklarına ait olduğu söyleniyor ama burası tam net bir şekilde ortaya çıkarılmamıştır" dedi.</p><p>"Turizme kazandırılması gerektiğine inanıyoruz"</p><p>Özdemir, Gürcü kralının askeri hayatı hakkında bilgi vererek, "Gerek Gürcü kaynaklar, gerek Osmanlı kaynakları, gerekse Cumhuriyet kaynaklarına baktığımız zaman Gürcü kralının özellikle 17. yüzyılda Osmanlı Devleti ve İran arasındaki mücadeleler sırasında arada kaldığını ve daha sonra Osmanlı Devleti’ne sığındığını ve Mehmet Paşa adını aldığını, 17. yüzyılın ilk yarısında da Halep’te öldüğünü biliyoruz. Fakat kızı Erzurum’da medfun. Rivayetlere göre yine Ane Hatun, Erzurum’da bulunduğu süreç içerisinde İslamiyet’i seçiyor, Müslüman oluyor. Şehrin içerisinde birçok hayır hasenat işlerinde bulunuyor ve şehir halkı tarafından çok seviliyor. Hatta biz bu sevgiyi nereden anlıyoruz? Erzurum’da Anne, Ane, Ana isimlerinin çok fazlaca olması bu bizim ifade ettiğimiz şeyleri doğruluyor. Tarihi kitabesine de baktığımız zaman ölüm tarihi olarak 1649 yılını görüyoruz. Dolayısıyla buranın, Murat Paşa Haziresindeki Ane Hatun Türbesi’nin de turizme kazandırılması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:15:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/gurcu-kralinin-kizi-erzurumda-cikti-mezar-kitabesinde-dikkat-ceken-sozler-1787724903.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramanmaraş’ta Kabe örtüleri ve mukaddes emanetler sergisi düzenlenecek</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/kahramanmarasta-kabe-ortuleri-ve-mukaddes-emanetler-sergisi-duzenlenecek-22648</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/kahramanmarasta-kabe-ortuleri-ve-mukaddes-emanetler-sergisi-duzenlenecek-22648</guid>
                <description><![CDATA[Onikişubat Belediyesi ile Kahramanmaraş İl Müftülüğü iş birliğinde düzenlenecek Kabe Örtüleri ve Mukaddes Emanetler Sergisi, İslam medeniyetinin hafızasında önemli bir yere sahip mukaddes hatıraları Kahramanmaraşlılarla buluşturacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, Mevlid Kandili dolayısıyla yayımladığı sosyal medya hesaplarından yayımladığı mesajda Onikişubat Belediyesi ile Kahramanmaraş İl Müftülüğü iş birliğinde Kâbe Örtüleri ve Mukaddes Emanetler Sergisinin düzenleneceği müjdesini verdi. Onikişubat Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Kahramanmaraş İl Müftülüğü’nün destekleriyle gerçekleştirilecek sergi, 4 Eylül 2026 Cuma günü kapılarını açacak ve 13 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p><p>Abdülhamithan Camii çatısı altında yer alan Abdülhamithan Diyanet Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (sav), Ehl-i Beyt’e, Sahabe-i Kirama ve İslam tarihinin önemli şahsiyetlerine ait çeşitli mukaddes emanetler ziyaretçilerin istifadesine sunulacak.</p><p>Serginin hazırlıkları kapsamında Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, serginin düzenlenme ortağı Kahramanmaraş İl Müftüsü Hasan Hüseyin Güller’i misafir etti.</p><p>Gerçekleştirilen görüşmede serginin hazırlıkları ve detayları değerlendirilirken, Kâbe Örtüleri ve Mukaddes Emanetler Sergisi’nin protokolü Başkan Hanifi Toptaş ve İl Müftüsü Hasan Hüseyin Güller tarafından imza altına alındı. İslam tarihinin ve medeniyetinin manevi mirasının vatandaşlarla buluşturulmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Toptaş, Onikişubat’ta anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapacak olmanın mutluluğunu dile getirdi. Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, vatandaşları sergiyi ziyaret etmeye davet ederek şu ifadeleri kullandı: "İslam medeniyetimizin hafızasında çok özel bir yere sahip olan Mukaddes Emanetleri, Kahramanmaraşlı hemşehrilerimizle buluşturacak olmanın büyük heyecanını ve manevi huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş İl Müftülüğümüz ile birlikte hazırladığımız bu anlamlı sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (sav), Ehl-i Beyt’e, Sahabe-i Kirama ve İslam tarihinin önemli şahsiyetlerine ait kıymetli emanetleri vatandaşlarımızın ziyaretine sunacağız. Onikişubat Belediyesi olarak kültürel ve manevi değerlerimizin yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması ve özellikle gençlerimizin bu eşsiz mirası yakından tanıması adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  4-13 Eylül tarihleri arasında Abdülhamit Han Diyanet Gençlik Merkezimizde açık olacak Kâbe Örtüleri ve Mukaddes Emanetler Sergimize tüm hemşehrilerimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi ve şehir dışından gelecek misafirlerimizi davet ediyorum. Bu eşsiz manevi atmosferi hep birlikte yaşamaya, tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan bu kıymetli emanetleri yakından görmeye bekliyoruz" dedi.</p><p>Mukaddes Emanetler Sergisi’nde, tarihî ve manevi değerleri hakkında hazırlanacak bilgilendirici içeriklerle birlikte çok sayıda eser ziyaretçilerin istifadesine sunulacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:54:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/kahramanmarasta-kabe-ortuleri-ve-mukaddes-emanetler-sergisi-duzenlenecek-1787640879.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malazgirt’te fener alayı ve bayrak yürüyüşü düzenlendi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/malazgirtte-fener-alayi-ve-bayrak-yuruyusu-duzenlendi-22642</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/malazgirtte-fener-alayi-ve-bayrak-yuruyusu-duzenlendi-22642</guid>
                <description><![CDATA[Muş’un Malazgirt ilçesinde, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında fener alayı ve bayrak yürüyüşü düzenlendi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı yürüyüşte, Türk bayrakları ve meşalelerle zafer coşkusu yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Kümbet Camisi önünde bir araya gelen vatandaşlar, metrelerce uzunluktaki Türk bayrağını taşıyarak ellerindeki meşalelerle Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’na doğru yürüyüşe geçti.</p>

<p>Jandarma Atlı Birliği ile Ankara Emniyet Müdürlüğünde görevli motosikletli polislerin de eşlik ettiği yürüyüşte, Türk bayrakları ve meşaleler eşliğinde renkli görüntüler oluştu.</p>

<p>Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği yürüyüş, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda sona erdi.</p>

<p>Milli parkta bulunan namazgah alanında ise Mevlid Kandili programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim ve mevlid okunmasının ardından Malazgirt Zaferi’nde şehit olanlar başta olmak üzere tüm şehitler için dua edildi. Program, yatsı namazının kılınmasıyla sona erdi.</p>

<p>Programa Muş Valisi Avni Çakır, Malazgirt Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman, Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, ilçe kaymakamları, AK Parti Malazgirt İlçe Başkanı Cengiz Altın, kurum amirleri, sporcular, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/malazgirtte-fener-alayi-ve-bayrak-yuruyusu-duzenlendi-1787604250.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahlat’ta Mevlid Kandili’nde Grup Dergah ilahi konseri ilgi gördü</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ahlatta-mevlid-kandilinde-grup-dergah-ilahi-konseri-ilgi-gordu-22640</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ahlatta-mevlid-kandilinde-grup-dergah-ilahi-konseri-ilgi-gordu-22640</guid>
                <description><![CDATA[Bitlis’in Ahlat ilçesinde Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü etkinliklerine denk gelen Mevlid Kandili’nde Grup Dergah ilahi konseri verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>İlçenin Çarho mevkisinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan Ahlat Millet Bahçesi’nde Grup Dergah tarafından verilen ilahi konserine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Grup Dergah’ın seslendirdiği birbirinden güzel ilahilere vatandaşlar da ara ara eşlik etti. Konser programı dualarla devam etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/ahlatta-mevlid-kandilinde-grup-dergah-ilahi-konseri-ilgi-gordu-1787604239.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEE, Malazgirt Zaferi’nin 955. yılında Ahlat’ta ziyaretçilerle buluşuyor</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/yee-malazgirt-zaferinin-955-yilinda-ahlatta-ziyaretcilerle-bulusuyor-22631</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/yee-malazgirt-zaferinin-955-yilinda-ahlatta-ziyaretcilerle-bulusuyor-22631</guid>
                <description><![CDATA[Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Ahlat/Bitlis’te kuracağı tanıtım çadırında geleneksel Türk sanatlarından ikramlara ve interaktif etkinliklere kadar zengin bir programla halk, çocuk, gençlerden oluşan geniş bir kitleyi ağırlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Anadolu’nun kapılarını Türklere açan tarihi zaferin 955. yıldönümü, T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Okçular Vakfı organizasyonunda 21-27 Ağustos 2026 tarihlerinde Ahlat/Bitlis ve Malazgirt/Muş’ta geniş kapsamlı anma programlarıyla kutlanıyor. Bu yıl da kutlamalardaki yerini alan Yunus Emre Enstitüsü, 23-25 Ağustos 2026 tarihlerinde ise Ahlat’taki Enstitü çadırında ziyaretçilerini kabul edecek.</p><p>Geleneksel sanatlar ve kültür zenginliği Ahlat’ta sergileniyor</p><p>Enstitünün hazırladığı programda, geleneksel kültür unsurları ziyaretçilerle buluşturuluyor. Enstitü çadırında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında kaligrafi, Tokat ahşap baskı ve seramik boyama atölyeleri kuruluyor. Etkinlik alanını ziyaret eden misafirlere geleneksel Türk kahvesi ve lokum ikram edilirken, çocuklara ve gençlere yönelik kısa süreli interaktif etkinlikler de düzenleniyor.</p><p>"Tarihi mirasımızı ve kültürümüzü gelecek nesillere ve dünyaya taşımaya devam ediyoruz"</p><p>Anma programının ve Enstitü faaliyetlerinin önemine değinen Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Selim Argun, yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p><p>"Malazgirt Zaferi, medeniyetimizin Anadolu topraklarında kök salmasının ve köklü kültür mirasımızın bu coğrafyada yeşermesinin ilk adımıdır. Enstitü olarak, dünyanın dört bir yanında bayrağını dalgalandırdığımız Türk dilini ve kültürünü, bu toprakların manevi meşalesi olan Ahlat ve Malazgirt ruhuyla besliyoruz. 955. yıl dönümünde Ahlat’ta kurduğumuz çadırımızda vatandaşlarımızla, gençlerimizle ve çocuklarla buluşarak geleneksel sanatlarımızı ve kültür değerlerimizi yaşatmaktan büyük onur duyuyoruz."</p><p>Prof. Dr. Argun ayrıca, "Yurt dışında yürüttüğümüz Türkçe öğretimi ve kültür diplomasisi faaliyetlerinin ilham kaynağı tam olarak bu köklü tarihtir. Burada kurduğumuz güçlü bağ, kültürümüzü yarınlara ve tüm dünyaya taşıma kararlılığımızın en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.</p><p>Medeniyet bağlarımızı ve köklü mirasımızı canlı tutmayı amaçlayan tüm bu atölye ve tanıtım faaliyetleri, 25 Ağustos akşamına kadar Ahlat/Bitlis’teki Enstitü çadırında misafirlerini ağırlamaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:33:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/yee-malazgirt-zaferinin-955-yilinda-ahlatta-ziyaretcilerle-bulusuyor-1787567635.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk kültürü Honaz’da yaşatılıyor</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/turk-kulturu-honazda-yasatiliyor-22600</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/turk-kulturu-honazda-yasatiliyor-22600</guid>
                <description><![CDATA[Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı Kızılyer Mahallesi’nde yaşayan Bekir Garip, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu’nun ilk temsilcisi olarak atlı spor kültürünü yaşatıyor. Atlarla iç içe sürdürülen yaşamın yanı sıra çadırlar, kerpiç yapılar, halı ve kilimler ile geleneksel eyer ve koşum takımları, geçmişten günümüze uzanan Türk kültürünü de yaşatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Kızılyer Mahallesi’nde atlarıyla iç içe bir yaşam süren Bekir Garip, geleneksel at kültürünü günlük hayatının merkezinde tutuyor. Atların bakımından barınmasına kadar birçok işle bizzat ilgilenen Garip, yıllardır sürdürdüğü bu yaşam biçimiyle geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşımaya çalışıyor.</p><p>Atların arasında geçmişin izleri</p><p>Garip’in yaşam alanına girildiğinde ilk dikkat çeken ise atlar oluyor. Eyer ve koşum takımları, hayvanların bulunduğu bölümler ve kullanılan geleneksel malzemeler, atlı kültürün yalnızca bir spor dalı olmadığını ortaya koyuyor.</p><p>Alanın duvarlarını süsleyen halı, kilim ve çeşitli dokumalar da geleneksel yaşamın izlerini taşıyor. El emeği ürünlerdeki motifler, bölgenin kültürel zenginliğini yansıtırken, at kültürüyle dokuma geleneği aynı yaşam alanında buluşuyor.</p><p>Çadırlar ve kerpiç yapılar dikkat çekiyor</p><p>Garip’in yaşam alanındaki çadırlar da görüntülere farklı bir anlam katıyor. Atların bulunduğu bölümlerin yakınında kurulan çadırlar, doğayla iç içe sürdürülen yaşamı yansıtıyor. Günlük yaşamda kullanılan çadırlar, hayvancılığın yanı sıra geçmişten günümüze aktarılan göçebe Türk  yaşam kültürünün izlerini de taşıyor.</p><p>Alanın bir başka dikkat çeken bölümünü ise kerpiç yapılar oluşturuyor. Doğal malzemelerle yapılan bu yapılar, geçmişteki kırsal yaşamın mimari özelliklerini günümüze taşıyor.</p><p>"Bu kültür yaşatılmalı"</p><p>Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu’nun ilk temsilcisi olan Bekir Garip, atlı spor kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Atlarla kurduğu bağın yanı sıra geleneksel eşyaları, çadırları ve kerpiç yapılarıyla yaşam alanında geçmiş ile bugünü buluşturan Garip, Kızılyer Mahallesi’nde adeta yaşayan bir kültür alanı oluşturuyor.</p><p>Geçmişten geleceğe uzanan miras</p><p>Kızılyer’deki bu yaşam, atların yalnızca birer hayvan olarak değil, Türk kültürün ve geleneğin önemli bir parçası olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Atlar, çadırlar, kerpiç yapılar, halılar, kilimler ve geleneksel koşum takımlarıyla şekillenen yaşam, kaybolmaya yüz tutan değerlerin hâlâ yaşatılabileceğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 09:41:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/turk-kulturu-honazda-yasatiliyor-1787380907.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmanlı’nın Erzurum’a verdiği değer bu belgede saklıydı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/osmanlinin-erzuruma-verdigi-deger-bu-belgede-sakliydi-22545</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/osmanlinin-erzuruma-verdigi-deger-bu-belgede-sakliydi-22545</guid>
                <description><![CDATA[Araştırmacı Taner Özdemir’in Osmanlı Devlet Arşivleri’nde ulaştığı 1855 tarihli belge, Kırım Harbi’nin en çetin günlerinde Erzurum’un devlet nazarındaki stratejik önemini ve Erzurum Valisi Feyzullah Paşa’nın fedakârlığını gözler önüne serdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, Osmanlı Devlet Arşivleri’nde yürüttüğü araştırmalar sırasında Erzurum tarihine ışık tutan önemli bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. 29 Haziran 1855 tarihli resmî belgede, Rus ordusunun Kars’a kadar ilerlediği kritik günlerde Erzurum Valisi Feyzullah Paşa’nın gösterdiği üstün gayret ve hizmetler nedeniyle taltif edilmesinin teklif edildiği görülüyor.</p><p>Savaşın gölgesindeki Erzurum</p><p>Kırım Harbi’nin en kritik safhalarından birinde Rus ordusunun Kars’a yönelmesi, Erzurum’u doğrudan tehdit eden gelişmelerin başında geliyordu. Osmanlı Devleti, doğu sınırının güvenliği açısından büyük önem taşıyan Erzurum’un savunmasına özel hassasiyet gösterirken, şehirde görev yapan idareciler de olağanüstü bir gayret ortaya koydu. Osmanlı Devlet Arşivleri’nde yer alan belge, Erzurum’un yalnızca askerî bir üs olarak değil, devletin doğudaki en önemli idarî merkezlerinden biri olarak görüldüğünü açıkça ortaya koyuyor.</p><p>Feyzullah Paşa’nın Hizmetleri Devlet Tarafından Takdir Edildi</p><p>Taner Özdemir’in ulaştığı belgede, Erzurum Valisi Feyzullah Paşa’nın savaş döneminde gösterdiği fedakârlık ve başarılı yönetim anlayışının İstanbul tarafından takdir edildiği belirtiliyor. Belgede, Paşa’nın üstün hizmetleri dolayısıyla ödüllendirilmesi için resmî teklif hazırlanması, Osmanlı Devleti’nin başarılı devlet adamlarını savaş şartlarında dahi unutmadığını gösteriyor. Araştırmayı değerlendiren Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, belgenin Erzurum tarihi açısından büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bu belge yalnızca bir taltif kaydı değildir. Aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin Erzurum’a verdiği önemin resmî bir göstergesidir. Rus tehdidinin en yoğun olduğu dönemde Erzurum’un güçlü bir şekilde ayakta tutulması için görev yapan yöneticilerin emekleri devlet tarafından karşılıksız bırakılmamıştır. Bu vesika, Erzurum’un Osmanlı savunma sistemindeki stratejik konumunu belgeleyen önemli kaynaklardan biridir."</p><p>Arşivlerden yeni tarihî keşifler çıkmaya devam ediyor</p><p>Taner Özdemir’in Osmanlı Devlet Arşivleri’nde sürdürdüğü çalışmalar, Erzurum’un bilinmeyen tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Daha önce de şehrin sosyal, kültürel ve askerî geçmişine ilişkin çok sayıda belgeyi kamuoyuyla paylaşan Özdemir’in son araştırması, Osmanlı’nın Erzurum’a verdiği değerin sadece sözde değil, resmî belgelerle de kayıt altına alındığını bir kez daha ortaya koyuyor. 1855 tarihli bu belge, Erzurum’un Kırım Harbi yıllarında üstlendiği kritik rolü ve devletin şehre verdiği stratejik önemi gözler önüne sererken, Osmanlı Devleti’nin başarılı yöneticileri ödüllendirme anlayışını da tarihî bir vesika ile belgeleyen önemli kaynaklar arasında yerini alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:53:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/osmanlinin-erzuruma-verdigi-deger-bu-belgede-sakliydi-1786863201.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon’da fetih coşkusu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/trabzonda-fetih-coskusu-22530</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/trabzonda-fetih-coskusu-22530</guid>
                <description><![CDATA[Trabzon’un fethinin 565. yıl dönümü kapsamında Fatih Sultan Mehmet Han’ın Trabzon seferinde otağını kurduğu Gölçayır mevkiinde çeşitli etkinlikler düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Trabzon’un fethinin 565. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Kent Konseyi ve TÜRKAV Vakfı iş birliğinde hazırlanan kutlama programı kapsamında, Fatih Sultan Mehmet Han’ın Trabzon seferinde otağını kurduğu Gölçayır mevkiinde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere; Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Kanca, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Geleneksel güreş ve okçuluk müsabakaları ile başlayan etkinliklerde mehteran konseri ve aşık atışmaları da yer aldı. Etkinlik alanında ahşap oyunlar, piknik ve satış alanları, kır kahvesi, "Trabzon’un Şehitleri" ve "Trabzon Tarihi" gibi tematik bölümler oluşturuldu. Böylece vatandaşlara hem eğlenceli hem de kültürel bir deneyim sunuldu. Kur’an tilavetinin ardından Trabzon’un fethine özel hazırlanan kısa belgesel de ilk kez gösterildi. Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise "Ecdadımızdan Bize Mesaj Var" adlı tiyatro gösterisi oldu. Tiyatro gösterisinde Trabzon’un üç fatihi Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman ile Trabzon’un kıymetli validesi Gülbahar Hatun ve ünlü seyyah Evliya Çelebi canlandırıldı. Katılımcılara Büyükşehir Belediyesi tarafından çeşitli ikramlarda bulunuldu.</p>

<p>Kutlamalar ilk kez Gölçayır’da yapıldı</p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Kanca, yaptığı konuşmada "Burası 565 yıl önce Fatih Sultan Mehmet Han’ın otağını kurduğu yer. Dolayısıyla burası çok anlamlı ve manevi değeri yüksek bir yer. Temsili olarak 565 yıl sonra burada otak kuruldu ve fetih kutlamalarını İlk kez burada yapıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda içeriği daha da zenginleştirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>Trabzon Valisi Tahir Şahin ise "Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Kent Konseyi yetkililerimizin tamamının yaklaşık 4-5 ay önce bir teklifi oldu. Bu noktada sivil toplum olarak biz öncülük yapmak istiyoruz dediler. Şehrin bütün aktörleri, özellikle Büyükşehir Belediyemizin ve diğer paydaşların katkılarıyla fethin 565. yıl dönümünde bir cihan imparatorluğuna giden sürecin başladığı bu coğrafyada, bütün STK’larımızla birlikte, özellikle Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin otağını kurduğu yerde bir etkinlik yapıyoruz. Bu noktada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Önemli olan sürdürülebilirliği, önemli olan devamlılığı... Biz sürece başlarken kıymetli üyelerimize şunu söylemiştik: Biz bir tohum ekelim, inşallah bu ekine dönecek. Bugün görüyoruz ki şehrimiz bunu sahiplenmiş. Bundan sonraki süreçte de el birliğiyle tüm STK’larımızla bu süreci yöneteceğiz" diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/trabzonda-fetih-coskusu-1786728750.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mameki Fest’in 4’üncü gününde ”Terörsüz Türkiye” vurgusu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/mameki-festin-4uncu-gununde-terorsuz-turkiye-vurgusu-22488</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/mameki-festin-4uncu-gununde-terorsuz-turkiye-vurgusu-22488</guid>
                <description><![CDATA[Tunceli’de düzenlenen "Mameki Fest", kültür, sanat, spor ve çocuk etkinlikleriyle devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Tunceli Valisi Şefik Aygöl, festivalin "Terörsüz Türkiye" hedefinin kentte oluşturduğu huzur ortamının önemli yansımalarından biri olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye sürecinin güzelliklerinin en net şekilde yaşandığı şehir konumundayız. Mameki Fest adında çok önemli bir festival yürütüyoruz" dedi.</p>

<p>Tunceli’de 5-9 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen Mameki Fest, dördüncü gününde de birbirinden farklı etkinliklerle sürüyor. "Terörsüz Türkiye" hedefinin oluşturduğu huzur ortamının kent yaşamına yansıdığı süreçte düzenlenen festival, Tunceli’nin kültürel ve doğal zenginliklerini ön plana çıkarırken, vatandaşlara da sosyal ve kültürel açıdan bir araya gelme imkanı sunuyor. Kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen etkinliklere aileler çocuklarıyla birlikte katılırken, gençlerden çocuklara her yaştan vatandaş festival programına ilgi gösteriyor. Doğa etkinliklerinden spora, çocuk oyunlarından kültür ve sanata, su sporlarından müzik ve eğlence programlarına kadar birçok etkinlik vatandaşların beğenisine sunuluyor. Festivalin kentte oluşturduğu hareketlilik, Tunceli’nin turizm potansiyeline yönelik ilgideki artışı da beraberinde getiriyor. Festival döneminde kent merkezinde ve çevresinde yoğunluk yaşanırken, farklı şehirlerden gelen ziyaretçiler Tunceli’nin doğal ve kültürel güzelliklerini görme fırsatı buluyor.</p>

<p>"Şehrimiz huzurun tadını çıkarıyor"</p>

<p>Tunceli Valisi Şefik Aygöl, festivalin "Terörsüz Türkiye" hedefinin kentte oluşturduğu huzur ortamının önemli yansımalarından biri olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye sürecinin güzelliklerinin en net şekilde yaşandığı şehir konumundayız. Mameki Fest adında çok önemli bir festival yürütüyoruz. Etkinliğimizin içerisinde 7’den 70’e her vatandaşımızın kendinden bir şeyler bulabileceği etkinlikler hazırlandı. Doğa, spor, çocuk oyunları, kültür, sanat, su sporları, müzik, eğlence var. Burada her şey yaşanıyor. Gençlerimiz, vatandaşlarımız eğleniyor. Şehrimiz huzurun tadını çıkarıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Şehrimizde turizme yönelik ciddi atılımlar başladı"</p>

<p>Festivalin kentteki turizm hareketliliğine de katkı sağladığını ifade eden Vali Aygöl, "Geçen sene şehrimizde 2 binin üzerinde araç girişi olmuştu yıl boyunca. Bu sene yüzde 32’lik bir artış var. Yaz döneminde hem uluslararası hem de yurt içi olarak Tunceli’ye ciddi bir talep var. Şenlik dönemlerine denk gelince kademeli olarak artıyor. Geçen hafta 54 bin araç girişi oldu, bu hafta ise yüzde 40’lık bir artış bekliyoruz. Buna da festivallerin ve şenliklerin etkisi olduğunu değerlendiriyoruz. Açıkçası turizm altyapısı olarak gelen vatandaşlara karşılık veremeyecek durumda olduğumuzu görüyoruz. Şehrimizde turizme yönelik ciddi atılımlar başladı. Çevre ilerimizin de bu festivalden faydalandığını görüyoruz, bu durumdan oldukça memnunuz. Basına düşen haberlerden görüyoruz, en fazla şikayet konusu feribot kuyrukları. Aslında kilometrelerce uzayan feribot kuyrukları bu şehre olan ilginin bir göstergesidir" diye konuştu.</p>

<p>Festival alanında mısır satan Adil Aydın ise festivalin yoğun ilgi gördüğünü belirterek doğanın korunması çağrısında bulundu. Aydın, "Festival çok güzel, kalabalık. İnsanlar gelip geziyor, dolaşıyor, insanları tanıyor. Ancak gelip doğada piknik yapıyorlar, yüzüyorlar, çöplerini bırakıp gidiyorlar. Çok yanlış bir şey. Çöplerini beraber götürsünler. Kirletmesinler doğayı, temiz kullansınlar. Çünkü doğa her zaman bize lazım" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 23:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/08/mameki-festin-4uncu-gununde-terorsuz-turkiye-vurgusu-1786221480.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erzurum’da 107. yıllık coşku fener alayı ile renklendi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/erzurumda-107-yillik-cosku-fener-alayi-ile-renklendi-22379</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/erzurumda-107-yillik-cosku-fener-alayi-ile-renklendi-22379</guid>
                <description><![CDATA[Erzurum Kongresi’nin 107. yıl dönümü kutlama programı kapsamında Erzurum Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle fener alayı düzenlendi. Havuzbaşı Kent Meydanı’ndan başlayan etkinlikte binlerce vatandaş bir araya geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Erzurum Kongresi’nin 107. yıl dönümü kutlama programları kapsamında düzenlenen Fener Alayı Kortej Yürüyüşü ile "Aşıkların Dilinden Erzurum Destanı" programı coşkuyla gerçekleştirildi. Katılımcılar, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı eşliğinde gerçekleştirilen coşkulu kortejde Cumhuriyet Caddesi güzergahını takip ederek Erzurum Kalesi önüne kadar yürüdü. Ellerindeki Türk bayrakları ve meşalelerle caddeyi kırmızı-beyaza bürüyen vatandaşlar, 23 Temmuz milli mücadele ruhunu yeniden yaşattı. Fener alayının ardından Erzurum Kalesi önünde "Aşıkların Dilinden Erzurum Destanı" adlı program düzenlendi. Halk ozanlarının seslendirdiği kahramanlık türküleri ve deyişler kentte duygu dolu anlar yaşattı.</p>

<p>"Türk tarihinin ve Milli Mücadele’nin en önemli merkezlerinden birisi"</p>

<p>Vali Aydın Baruş, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi tarihinde dönüm noktası olan 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nin 107. yıl dönümünü büyük bir coşku, onur ve gururla kutladıklarını ifade ederek, "Tüm Erzurum halkı olarak bu akşam düzenlediğimiz fener alayına yoğun bir katılım oldu. Gençlerimiz, çocuklarımız ve halkımızın coşkulu katılımıyla Erzurum Kalesi’ne kadar yürüdük. Şu anda Erzurum Kalesi’nin önündeyiz. Tarih boyunca mülk-i İslam’ın kilidi, ehl-i imanın derbendi olan bu kadim topraklar; 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından yurdumuzun dört bir yanını işgal eden müstevli güçlere karşı büyük bir bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Bu bağımsızlık mücadelesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Amasya’dan sonra Anadolu’da kendisine destek verecek milli iradeyi arayışı neticesinde Erzurum’a gelmiş; daha önce Vilâyat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti’nin toplantılarında ortaya konulan iradeyi de dikkate alarak, yıllarca üç kez Rus işgaline uğramış, büyük acılar çekmiş ve esaret altında kalmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen Erzurum halkına güvenmiştir. Erzurum, Türk tarihinin ve Milli Mücadele’nin en önemli merkezlerinden biridir. Erzurum’un yiğit dadaşları, o gün olduğu gibi bugün de milletin iradesinin yanında durmuş, bağımsızlık mücadelesine güçlü destek vermiştir. Erzurum Kongresi’nin ortaya koyduğu bağımsızlık, milli egemenlik ve vatanın bölünmez bütünlüğü ilkeleri, Cumhuriyetimizin temel değerleri olarak yaşamaya devam etmektedir" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/07/erzurumda-107-yillik-cosku-fener-alayi-ile-renklendi-1784752918.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sakarya’da kültür şöleni başladı: 10 farklı noktada 186 etkinlik</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/sakaryada-kultur-soleni-basladi-10-farkli-noktada-186-etkinlik-22280</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/sakaryada-kultur-soleni-basladi-10-farkli-noktada-186-etkinlik-22280</guid>
                <description><![CDATA[Sakarya’da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, "Kültür bir milletin hafızası, sanat ise o hafızayı geleceğe taşıyan en güçlü dildir. Şanlıurfa’da başlayan Kasım ayında Adana’da tamamlanacak bu yolculuk ulaştığı milyonlarca ziyaretçiye ve etkinlik zenginliğiyle dünyanın sayılı kültür, sanat festivalleri arasına girdi. Şehirleri büyüten yalnızca yollar, yatırımlar değildir. Şehirleri asıl büyüten kültürü, sanatıdır ve hafızasıdır" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin dokuzuncusu Sakarya’da başladı. Dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında gerçekleştirilecek yüzlerce etkinlikle ziyaretçiler; konserlerden sergilere, tiyatro gösterilerinden söyleşilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine uzanan zengin programın yanı sıra, 50 ‘Lezzet Noktası’ ile Sakarya’nın köklü gastronomi mirasını da keşfetme fırsatı bulacak. Sakarya Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla Sakarya Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Programda konuşan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, "Sakarya, tarih, kültür ve medeniyet şehri. Şehrimizin gelişen sanayisi, turizmi, tarımsal faaliyetleri ve eğitim alanındaki başarılı faaliyetleriyle geçmişe iz bırakan tarihi mirasına sahip çıkmak adına önemli bir şehir olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin illerinde başlatılan festivalde Sakarya’nın da yer alması bizim açımızdan son derece önemli" dedi.</p>

<p>"10 farklı noktada 186 etkinlikle Sakarya, kültür ve sanatın heyecanını yaşayacak"</p>

<p>Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, "Kültür bir milletin hafızası, sanat ise o hafızayı geleceğe taşıyan en güçlü dildir. Türkiye Kültür Yolu Festivali’de bu kadim dili buluşturan ortak değerlerimizi yeniden görünür kılan kültür seferberliğidir. 2021 yılında tek şehirde yakılan kültür meşalesi bugün yedi bölgemizi kuşatan 26 şehrimize ulaşan büyük bir kültür ve sanat hareketine dönüştü. Nisan ayında Şanlıurfa’da başlayan Kasım ayında Adana’da tamamlanacak bu yolculuk ulaştığı milyonlarca ziyaretçiye ve etkinlik zenginliğiyle dünyanın sayılı kültür, sanat festivalleri arasına girdi. Bu yıl ilk kez festivale ev sahipliği yapan Sakarya’nın doğal güzellikleri, köklü tarihi ve farklı coğrafyalardan beslenen kültürel çeşitliliğiyle Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin en özel duraklarından bir tanesi. İşte bu zenginlikler Sakarya’yı en anlamlı duraklarından biri kılıyor. Dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında gerçekleştirilecek 10 farklı noktada 186 etkinlikle Sakarya, kültür ve sanatın heyecanını yaşayacak. Millet Bahçesi’nde kuracağımız ana sahnede Türkiye’nin en sevilen sanatçılarını ağırlayacak, festival coşkusunu şehrimizin her köşesine taşıyacağız. Sadece tarihiyle değil yaşayan değerleriyle nefes alan bu şehirde geleneksel zanaatlarımız ve halk kültürümüzün en seçkin örnekleri yeniden hayat bulacak. Ofis Sanat Merkezi’nde açılacak ‘yaşayan miras Sakarya’ sergisi somut olmayan kültürel mirasımızı ziyaretçilerimizle çok güzel bir buluşmaya sahne olacak" diye konuştu.</p>

<p>"Şehirleri asıl büyüten kültürü, sanatıdır ve hafızasıdır"</p>

<p>Bakan Yardımcısı Yazgı, "Aziz Duran Park’ında çocukları kurduğumuz çocuk köyünde evlatlarımızı sanatla, oyunla buluşturarak küçük yaşlardan itibaren kültürel farkındalık kazanmalarına katkıda bulunacağız. Sakarya’nın kültürel yansımalarından biride mutfağıdır. Karadeniz, Balkan, Kafkas ve Anadolu mutfaklarının eşsiz sentezlerini taşıyan Sakarya gastronomisi, ziyaretçilerimize unutulmaz bir lezzet yolculuğu sunacaktır. Türkiye Kültür Yolu Festivali yalnızca sanat organizasyonu değildir aynı zamanda şehirlerimizin tanıtımına, turizmine katkı sunan kültür hareketidir. Festival boyunca oluşacak hareketlilik yerel esnafımızdan turizm sektörüne kadar pek çok alanda şehrimize değer katacaktır. Şehirleri büyüten yalnızca yollar, yatırımlar değildir. Şehirleri asıl büyüten kültürü, sanatıdır ve hafızasıdır" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Sakarya kültürü ve gastronomisiyle örnek gösterilecek bir il"</p>

<p>Sakarya Valisi Rahmi Doğan, "Sakarya kültürü ve gastronomisiyle örnek gösterilecek bir il ve bunu öne çıkartmak kıymetli. Bu açılışla 9 gün boyunca Sakarya’nın dolu dolu yaşayacağı bir festival olacak. Ben emeği geçenlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/07/sakaryada-kultur-soleni-basladi-10-farkli-noktada-186-etkinlik-1783163529.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özbekistan’da ”Andican Polkası” halk oyunu Guinness Dünya Rekorları’na girdi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ozbekistanda-andican-polkasi-halk-oyunu-guinness-dunya-rekorlarina-girdi-22240</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ozbekistanda-andican-polkasi-halk-oyunu-guinness-dunya-rekorlarina-girdi-22240</guid>
                <description><![CDATA[Özbekistan’da yaklaşık 500 kişinin sergilediği Andican Polkası geleneksel halk oyunu, "en fazla kişinin katılımıyla icra edilen milli dans gösterileri" kategorisinde Guinness Dünya Rekoru kitabına girdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Özbekistan’ın geleneksel halk oyunu Andican Polkası’nı "en fazla kişinin katılımıyla icra edilen milli dans gösterileri" kategorisinde Guinness Dünya Rekorları’na taşıma girişimi kapsamında günlerdir süren hazırlıklar tamamlandı.</p><p>Andican kentindeki Bobur Arena Stadyumu’nda yaklaşık 20 bin kişi, Andican Polkası’nın dünya rekorları arasına taşınması için bir araya geldi. Aralarında öğretmen ve öğrencilerin de yer aldığı yaklaşık 500 kişinin performansıyla gerçekleştirilen gösteri yaklaşık 5 dakika sürdü. Etkinlik sırasında 7’den 70’e birçok izleyici de halk oyunu performansına eşlik etti.</p><p>Gösteriyi yerinde takip eden Guinness Dünya Rekorları yetkilileri, yapılan değerlendirme sonucunda rekoru resmen tescil etti. Bu durum, Özbek kültürel mirasının dünyaya tanıtılması adına büyük bir başarı olarak nitelendirildi.</p><p>Yerel kaynaklar etkinliğin, Andican’ın 2026 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak kabul edilmesini kutlamak amacıyla düzenlenen geniş çaplı etkinlikler kapsamında organize edildiğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 23:26:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnegöl Fatihi Turgut Alp kabri başında anıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-22153</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-22153</guid>
                <description><![CDATA[Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin silah arkadaşı, İnegöl’ün Fatihi Turgut Alp, kabrinin bulunduğu Turgutalpköy’de düzenlenen anma programında dualarla anıldı. Geçmişin yad edildiği, şanlı Türk tarihine atıfta bulunulan programa İnegöl halkının ilgisi de yoğun oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Osmanlı’nın kuruluşuna beşiklik etmiş, içerisinde bulunan tarihi değerlerle adeta geçmişi günümüze taşıyan İnegöl’de, şehri Bizans’ın elinden alarak Türk ve Müslüman yurdu yapan ve bu yönüyle İnegöl’ün Fatihi olarak bilinen Turgut Alp, Pazar günü kabrinin bulunduğu Turgutalplöy’de düzenlenen programla anıldı. 2021 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonucunda Bursa Valiliği ile İnegöl Belediyesi iş birliğinde restore edilerek yeniden şehre kazandırılan 700 yıllık türbenin bulunduğu alanda yapılan Turgut Alp’in Anma Programına İnegöl halkının ilgisi yoğun oldu. Turgut Alp’in ruhuna misafirlere ikramların yapıldığı programda, Tarihi İnegöl Mehteri de marşlarıyla mest etti.</p><p>Turgut Alp’in aynı zamanda adını da taşıyan Turgutalpköy Mahallesinde bulunan türbesinde yapılan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Kuran-ı Kerim tilavetleri ile başladı.</p><p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban anma programında yaptığı konuşmada, Turgut Alp’in Ertuğrul Gazi’nin, Osman Gazi’nin ve Orhan Gazi’nin yanında yer almış, Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna omuz vermiş büyük bir komutan olduğunu hatırlatarak, "Ancak onu büyük yapan, yalnızca kazandığı savaşlar değildir. Onu büyük yapan; sadakati, cesareti, adaleti ve davasına olan bağlılığıdır. Turgut Alp, fethettiği toprakları sadece kılıçla değil; ahlakla, adaletle ve merhametle yurt haline getiren bir neslin temsilcisidir. İnegöl alelade bir şehir ve alelade bir fetih değildir. Bugün üzerinde huzurla yaşadığımız bu güzel şehir, yaklaşık 7 asır önce büyük mücadelelerin, büyük fedakârlıkların neticesinde Türk ve Müslüman yurdu oldu. İnegöl, Osmanlı’nın kuruluş sürecinde sıradan bir yerleşim yeri değildir. İnegöl; Bursa’ya uzanan fetih yolunun önemli bir kapısıdır. İnegöl; bir devletin filizlendiği, bir medeniyetin kök saldığı topraklardır. Bu sebeple İnegöl’ün tarihi, yalnızca bir şehrin tarihi değil; aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişinin hikâyesidir. İşte Turgut Alp de bu hikâyenin en önemli kahramanlarından biridir. Bulunduğumuz bu alan da Turgut Alp’in ölmeden önce vasiyet ettiği yerdir. Rivayete göre ömrünün son demlerinde; ‘Beni öyle bir yere gömün ki mezarım toprağımda olsun, gözlerim fethettiğim İnegöl’e baksın’ diye vasiyet etmiştir. Bu söz aslında bir ömrün özetidir. Bu söz; vatan sevgisinin, aidiyet duygusunun ve hizmet anlayışının ifadesidir. Bugün burada bulunan herkes, o büyük mirasın emanetçisidir." dedi</p><p>Taban sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçmişine sahip çıkamayan milletlerin geleceğe güvenle yürümeleri mümkün değildir. Bir milletin hafızası ne kadar güçlü olursa, geleceğe olan yürüyüşü de o kadar sağlam olur. Bu nedenle bizler tarihimize yalnızca geçmişte yaşanmış hadiseler olarak bakmıyoruz. Biz tarihimize, bize yön veren bir pusula olarak bakıyoruz. İnegöl bu anlamda çok özel bir şehir. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Bu topraklar; Baykoca’nın yiğitliğine, İshak Paşa’nın devlet adamlığına, Akbıyık Sultan’ın irfanına, Samsa Çavuş’un fedakârlığına ve daha nice kahramanın izlerine ev sahipliği yapmaktadır. Şehrimizin her köşesinde ayrı bir hikâye, her mahallesinde ayrı bir hatıra bulunmaktadır. Bizlere düşen görev ise bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. İnegöl Belediyesi olarak tarihimize sahip çıkmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla Turgut Alp Türbesi ve çevresinde 2021 yılında başlayarak gerçekleştirdiğimiz restorasyon çalışmalarıyla bu kıymetli mirası gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarmanın gayreti içerisinde olduk. Bugün buraya gelen ziyaretçilerin sayısının her geçen gün artması, gençlerimizin tarihine ilgi göstermesi bizleri son derece memnun ediyor. Çünkü biliyoruz ki tarihi mekânlar sadece taş ve topraktan ibaret değil, buralar aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Geçmişle gelecek arasında kurulan köprülerdir."</p><p>Konuşmalar sonrası Prof. Dr. Haşim Şahin tarafından Turgut Alp konulu söyleşi gerçekleştirildi. Yarın saat süren söyleşide Turgut Alp ve fetih dönemine ilişkin çok değerli bilgileri alandaki vatandaşlarla paylaşan Şahin, verdiği bilgiler ve anlatımlarıyla programa anlam kattı. Söyleşi sonrasında da Tarihi İnegöl Mehteri sahne aldı. Marşlarla anma programına heyecan ve coşku katan İnegöl Mehteri, alanda büyük bir coşku yaşanmasına sebep oldu. Mehter gösterisi sonrası protokol üyeleri Turgut Alp’in kabri başında dualar etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:17:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/06/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-1781522274.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü’nde katılımcılar, Seydiler ilçesine ulaştı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusunde-katilimcilar-seydiler-ilcesine-ulasti-22116</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusunde-katilimcilar-seydiler-ilcesine-ulasti-22116</guid>
                <description><![CDATA[Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu’nun İnebolu-Kastamonu güzergahında düzenlenen "Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü"nde katılımcılar, Şehit Şerife Bacı’nın memleketi Seydiler ilçesine ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Türkiye’nin tek İstiklal Madalyası’na sahip ilçesi olan Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde, 9 Haziran İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü’nün 105. yıl dönümü düzenlenen tören ile kutlandı. Kutlamalar çerçevesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kastamonu Valiliği koordinasyonunda Kurtuluş Savaşı’nda İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu’nun 95 kilometrelik İnebolu-Kastamonu güzergahında düzenlenen "Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü" de başladı.</p><p>Türkiye’nin dört bir tarafından gelen katılımcılar, İnebolu’dan başladıkları yürüyüşün ilk gününde 19 kilometrelik zorlu güzergahta yürüyerek Çuha Doruğuna ulaştı. Yürüyüşün ikinci gününde de Çuha Doruğundan harekete geçen katılımcılar, 24 kilometre daha yürüyerek Küre ilçe merkezinden geçerek Küre Ecevit Hanına ulaştı. Geceyi Küre Ecevit Hanı’nda geçiren katılımcılar, yürüyüşün üçüncü gününde de 25 kilometre daha yürüyerek Kurtuluş Mücadelesinin simge isimlerinden Şehit Şerife Bacı’nın memleketi olan Seydiler ilçesine ulaştı. İlçe girişinde vatandaşlar ve ilçe protokolü tarafından çiçek ve alkışlarla karşılanan katılımcılar, Seydiler ilçesinde Şerife Bacı Anıtı’nı ziyaret etti. Şerife Bacı Anıtı’nda hatıra fotoğrafı çektiren yürüyüşçüler, ilçe halkının da katılımıyla ilçe merkezini birlikte yürüdü. Seydiler Belediyesi tarafından yürüyüşçülere ve törene katılanlara yöresel lezzet olan eğşi pilavı ikram edildi. Burada kurulan özel sahnede kahramanlık türküleri eşliğinde bir süre eğlenen ve dinlenen katılımcılar, buradaki etkinliğin ardından kamp yeri olan Halkacılar Yaylası’na doğru tekrar yürüyüşe geçti.</p><p>Şu ana kadar toplamda 95 kilometrelik yürüyüşün 65 kilometresini yürüyen katılımcılar, yarın 30 kilometre daha yürüyerek şehir merkezine ulaşmaları bekleniyor.</p><p>İnebolu’dan yürüyüşe katılan Barış Şahin, "İnebolu ile Küre Ersizlerdere köyü arasında dik bayırlarda mevcuttu. Ersizlerdere köyünü indikten sonra Küre Ececit Hanına doğru dik rampa vardı. Ecevit Hanı’ndan sonra düz yollar. Lakin buraya gelene kadar da Allah’a şükürler olsun kaza bela vermeden Seydiler’e varmış bulunmaktayız. Şu an 400-450 katılımcı var ama bunların içinde yorulanlar da oluyor. Şu ana kadar 55-60 kilometreye kadar yol geldik. Yarın 29 kilometre bir yürüyüş mesafemiz kaldı. Buradan da devam edeceğiz yaklaşık 10 kilometre daha yürüyerek kamp alanına ulaşacağız. Daha sonra konaklamaya başlayacağız. Biz, yazın bu yürüyüşü yapıyoruz ama geçmişimiz, dedelerimiz, atalarımız bu yolu nasıl geldiler diye düşündürüyor insanı" dedi.</p><p>İnebolu’dan yürüyüşe katılan Dilek Kara ise, "55 kilometredir yürüyoruz. Bu yürüyüşe katılmaktan çok memnunum. Sonuna kadar da gideceğiz. Çok duygusalım şu an. Çünkü ecdadımızın yürüdüğü yoldan biz de yürüyoruz" diye konuştu.</p><p>Kayseri’den yürüyüşe katılan Kemal Bayır da, "Bu yürüyüşteki duyguları kelimelere ifade etmek çok mümkün değil açık söylemek gerekirse. Manevi duygusu çok yüksek bir yürüyüş. Manevi duygusu çok yüksek bir rota. Bir daha değil defalarca katılırım. 2012’deki ilk Şerife Bacı kış yürüyüşüne katılmıştım. Ondan sonra birkaç sefer daha yürüyüşe katıldım. Bundan sonra da seve seve bu ayaklar yürüdüğü sürece defalarca katılırım" şeklinde konuştu.</p><p>İnebolu’dan esnaflık yaptığını ve Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşüne ikinci kez katıldığını söyleyen Ramazan Gül ise, "Bu yürüyüşe katılmadaki sebebim Şerife Bacı ruhunu yaşamak. Yeniden onun çektiği zorlu coğrafyada, o çektiği eziyeti benim de anlayabilmem için bir şekilde onun ruhuna yakışır şekilde yaşamak. O amaçla, o ruhla yürüyorum. Dedelerimiz bu yolu biz gibi her kilometre taşında dinlenerek, karnını doyurarak değil, sadece eline aldığı ufak bir azıkla iki gün içinde, belki iki gün bile sürmeyecek bir zaman içinde elindeki cephaneyi ulaştırmak için yürümüş. Bir nebze olsun onların neler çektiğini, ne zorlukla bu cumhuriyeti kazandığımızı, ne zorlukla bu cumhuriyeti korumamız gerektiğini anlamak için yürüyorum. Ben isterim ki aslında bu parkur İnebolu’dan Kastamonu’ya değil, İnebolu’dan başlasın Ankara’ya kadar, yani merminin son durağına kadar, cumhuriyeti kazanmamız için gereken savaşçı alanına kadar gidelim. Mutluyum, gururluyum, böyle bir cumhuriyetin evlatları olduğu için gururluyum. Elimizden geldiğince de bu gururu yaşatacağım" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:07:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/06/ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusunde-katilimcilar-seydiler-ilcesine-ulasti-1781197655.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Köşk Yörükleri Kültür Derneği ’1. Geleneksel Yörük Toyu’ gerçekleşti</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/kosk-yorukleri-kultur-dernegi-1-geleneksel-yoruk-toyu-gerceklesti-22080</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/kosk-yorukleri-kultur-dernegi-1-geleneksel-yoruk-toyu-gerceklesti-22080</guid>
                <description><![CDATA[Köşk Yörükleri Kültür Derneği tarafından ’1. Geleneksel Yörük Toyu’ İstasyon Meydanında düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Köşk Yörükleri Kültür Derneği ve Köşk Belediyesinin öncülüğünde, Yenipazar Efeler Derneği ve Köşk 6 Eylül Efeler Derneğinin katkılarıyla gerçekleştirilen Yörük Toyu şöleninde halk oyunları, mehteran, türküler ve çeşitli kültürel etkinlikler yer aldı.</p><p>Köşk Kent Meydanı’nda mehteran gösterisi ile başlatılan kortej yürüyüşü İstasyon Meydanı Köşk Yörükler Derneği önünde sonlandı.</p><p>Program sunucusu Metin Bulut’un açılış konuşması sonrası Köşk Yörükleri Kültür Derneği Başkanı Emin Aktav ve Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler birer konuşma yaptılar.</p><p>Konuşmalara sonrası yörük toyu programı halk oyunları, türküler ve çeşitli kültürel etkinlikler ile devam etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 16:06:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/06/kosk-yorukleri-kultur-dernegi-1-geleneksel-yoruk-toyu-gerceklesti-1780837618.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Isparta’da Uluslararası Gül Festivali coşkusu: Binlerce kişi kortejde buluştu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ispartada-uluslararasi-gul-festivali-coskusu-binlerce-kisi-kortejde-bulustu-22062</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ispartada-uluslararasi-gul-festivali-coskusu-binlerce-kisi-kortejde-bulustu-22062</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelindeki gül çiçeği ve gül yağı üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Isparta’da düzenlenen Uluslararası Gül Festivali, yerli ve yabancı katılımcıların yer aldığı görkemli bir kortej yürüyüşüyle başladı. Gül yaprakları ve gül sularının eşlik ettiği yürüyüşte kent renkli görüntülere sahne olurken, binlerce vatandaş da festival coşkusuna ortak oldu. Isparta Valisi Abdullah Erin, "Önümüzdeki yıllarda festivali daha da zenginleştirerek ve uluslararası boyutta güçlendirerek dünya çapında adından söz ettiren bir organizasyona dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Isparta Valiliği ve Isparta Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Uluslararası Gül Festivali, binlerce kişinin katıldığı kortej yürüyüşüyle başladı. Festival kapsamında gerçekleştirilen yürüyüşe Isparta Valisi Abdullah Erin ve eşi Gülhan Erin, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernekler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Isparta Belediyesi önünden başlayan kortej, Mimar Sinan Caddesi güzergahını takip ederek 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda sona erdi. Yürüyüş boyunca mehteran takımı, çeşitli okullar, engelli dernekleri, sivil toplum kuruluşları ile Moldova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Bulgaristan’dan gelen halk oyunları ekipleri ve uluslararası öğrenci toplulukları renkli gösteriler sundu.</p><p>Binlerce kişi festival coşkusuna ortak oldu</p><p>Festival coşkusunun hakim olduğu yürüyüşte protokol üyeleri vatandaşları selamlarken, kortej araçlarından vatandaşların üzerine gül yaprakları serpildi, gül suları sıkıldı. Güllerle süslenen cadde ve sokaklar adeta renk cümbüşüne dönüşürken, vatandaşlar da etkinliği cep telefonu kameralarıyla kayıt altına aldı. Yerli ve yabancı çok sayıda ziyaretçinin katıldığı festivalin ilk gününde Isparta sokakları yoğun ilgi gördü. Dünya gül üretimindeki önemli konumuyla bilinen Isparta’da düzenlenen festival kapsamında önümüzdeki günlerde çeşitli kültürel ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirileceği bildirildi.</p><p>"Gül, bu topraklarda dededen toruna aktarılan bir mirastır"</p><p>Kortejde konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü  Başdeğirmen, "Değerli Ispartalı hemşehrilerim, yurt dışından ve ülkemizin çeşitli illerinden ilimize gelen kıymetli misafirlerimiz, festivalimize katılarak bu güzel organizasyona renk katan uluslararası ekiplerimiz, hanımefendiler, beyefendiler ve sevgili çocuklarımız; hepinizi Isparta Belediyemiz ve şahsım adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Isparta’mız son 8 yıldır Gül Festivali’ni her yıl daha güçlü ve daha coşkulu bir şekilde kutlayarak bugünlere ulaştı. Isparta denildiğinde akla ilk gelen şey güldür. Türkiye’nin herhangi bir yerinde gülü andığınızda insanların aklına hemen Isparta gelir. Hatta birine nereli olduğunuzu anlatırken ’Gül Şehri’ demeniz yeterlidir. Bu güzelliği ülkemizin dört bir yanındaki insanlar bilir. Peygamber Efendimizin kokusu olarak bilinen gülü Rabbim bizlere nasip etmiş. Bizler de bu değeri en iyi şekilde yaşatmak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmak için gayret ediyoruz. Gül, bu topraklarda dededen toruna aktarılan bir mirastır. Aynı zamanda bir aile çiftçiliği kültürüdür. Yaklaşık 18 bin aile geçimini gül üretiminden sağlamaktadı" dedi.</p><p>"Her güzel ürünün arkasında büyük bir emek vardır"</p><p>"Her güzel ürünün arkasında büyük bir emek vardır" diyen Başkan Başdeğirmen, "Manevi değeri yüksek olan bu gül, özenle üretilerek dünyanın dört bir yanına gönderilmektedir. Bugün dünya gül yağı ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’i tek başına Isparta tarafından karşılanmaktadır. Bu da bizim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Gül yağı, hem parfümeri hem de ilaç sanayisinde dünyanın en değerli ham maddeleri arasında yer almaktadır. Ben her fırsatta şunu söylüyorum; yurt içinden veya yurt dışından gelen herkes bir gün Isparta’da sabah ezanı vaktinde, çiy taneleri henüz güllerin üzerinden kurumadan bir gül bahçesine girip gül toplamalıdır. O huzuru yaşayan insan adeta bir yıllık stresini geride bırakır. Hiçbir ilaca, sakinleştiriciye ya da dinlendiriciye ihtiyaç duymadan doğanın sunduğu eşsiz terapiyi yaşar. Değerli misafirlerimiz, bir gün mutlaka sabahın ilk ışıklarıyla bir gül bahçesinde gül toplamanızı tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.</p><p>"Her güzel işte olduğu gibi en büyük yükü Belediye Başkanımız omuzladı"</p><p>Isparta Valisi Abdullah Erin de, "Ispartamızda bir Gül Festivali’nde daha birlikte olmanın onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Festivalimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Rabbim, bu etkinliği şehrimizin kalkınmasına, gelişmesine ve zenginleşmesine vesile kılsın. Elbette bu organizasyonda emeği geçen çok sayıda kişi ve kurum var. Her güzel işte olduğu gibi en büyük yükü Belediye Başkanımız omuzladı. Bizler de kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları ve diğer paydaşlarla birlikte destek vermeye çalıştık. Geçtiğimiz yıl da bu festivale vali olarak katılma şerefine nail olmuştuk. O dönem de oldukça güzeldi ancak bu yıl çok daha büyük bir coşku ve çok daha kalabalık bir katılım görüyoruz. Bu da bizleri son derece mutlu ediyor" şeklinde konuştu.</p><p>Hedef dünya çapında bir festival</p><p>Önümüzdeki yıllarda festivali daha da zenginleştirerek ve uluslararası boyutunu güçlendirerek dünya çapında adından söz ettiren bir organizasyona dönüştüreceklerini belirten Erin, "Milletvekillerimiz, belediye başkanımız ve tüm paydaşlarımızla el ele vererek bu festivali daha üst seviyelere taşımak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 21:04:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/06/ispartada-uluslararasi-gul-festivali-coskusu-binlerce-kisi-kortejde-bulustu-1780682646.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy: ”Hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz”</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-hayata-gecirdigimiz-gece-muzeciligi-uygulamamizi-bu-yil-da-surduruyoruz-22030</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-hayata-gecirdigimiz-gece-muzeciligi-uygulamamizi-bu-yil-da-surduruyoruz-22030</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gece Müzeciliği uygulaması hakkında, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi.</p><p>"Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz"</p><p>Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p>İlk uygulama üç yerde başladı</p><p>Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye’nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul’daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi’nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi.</p><p>20 müze ve ören yerinde uygulanacak</p><p>Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’ni saat 19.00’dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:54:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/06/bakan-ersoy-hayata-gecirdigimiz-gece-muzeciligi-uygulamamizi-bu-yil-da-surduruyoruz-1780304079.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mehter Takımı New York’un Times Meydanı’nda büyük ilgi gördü</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/mehter-takimi-new-yorkun-times-meydaninda-buyuk-ilgi-gordu-21932</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/mehter-takimi-new-yorkun-times-meydaninda-buyuk-ilgi-gordu-21932</guid>
                <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı Mehter Takımı, ABD’nin New York kentindeki ünlü Times Meydanı’nda konser verdi. Osmanlı marşlarının seslendirildiği gösteri, Türk vatandaşları ve Amerikalı turistlerden yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>ABD’nin New York kentinin simge noktalarından Times Meydanı, Türk kültürünü yansıtan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Türk Amerikan Yönlendirme Komitesi (TASC) öncülüğünde düzenlenen organizasyon kapsamında Türkiye’den gelen Milli Savunma Bakanlığı Mehter Takımı, tarihi marşlarıyla meydanı dolduran izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. 60 kişilik Mehter Takımı’nın sahne aldığı konserde Osmanlı dönemine ait marşlar ve geleneksel ezgiler seslendirildi. Tarihi kıyafetleriyle sahne alan ekip, Times Meydanı’nda hem görsel hem de müzikal bir şölen sundu.</p><p>Mehter Takımı’ndan kültürel şölen</p><p>Konser boyunca Mehter Takımı tarafından seslendirilen "Ceddin Deden", "Genç Osman" ve çeşitli tarihi marşlar izleyiciler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Ellerinde Türk bayraklarıyla alan gelen vatandaşlar marşlara eşlik ederken, çok sayıda Amerikalı turist de gösteriyi cep telefonlarıyla kayda aldı. Gösteriyi izleyenler tarihi marşları alkışlarla karşıladı. Konsere New York Başkonsolosluğu yetkililerinin yanı sıra çok sayıda Türk sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve Türk vatandaşları katıldı. TASC tarafından düzenlenen konserin, Türk kültürünün ve geleneksel sanatlarının tanıtımına katkı sağlaması hedeflenirken, Mehter Takımı’nın performansı New York’taki Türk toplumunun kültürel birlikteliğini de gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 08:46:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/mehter-takimi-new-yorkun-times-meydaninda-buyuk-ilgi-gordu-1779169562.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde ”Mukaddes emanetler” sergisi ziyarete açıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/panorama-1326-bursa-fetih-muzesinde-mukaddes-emanetler-sergisi-ziyarete-acildi-21871</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/panorama-1326-bursa-fetih-muzesinde-mukaddes-emanetler-sergisi-ziyarete-acildi-21871</guid>
                <description><![CDATA[Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen "Mukaddes Emanetler" sergisi ziyarete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>İslam tarihinin en kıymetli manevi mirasları arasında gösterilen ve asırlardır büyük bir hassasiyetle muhafaza edilen mukaddes emanetler, vatandaşların ziyaretine sunuldu.</p><p>Bursa Konyalılar Derneği tarafından organize edilen serginin açılışına katılan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, mukaddes emanetlerin Bursa’da sergilenmesinin şehrin manevi kimliği ve tarihi sorumluluğu açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Emeği geçenlere teşekkür eden Ayyıldız, "Bizler manevi değerlerine bağlı bir milletiz. Bu mukaddes emanetlerin toplumla buluşturulması son derece anlamlıdır. Bu tür organizasyonların tarih bilincinin güçlenmesine ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına önemli katkılar sunduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.</p><p>Maneviyat ile tarih bilincini bir araya getiren "Mukaddes Emanetler" sergisi, 7 Haziran’a kadar Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 20:07:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/panorama-1326-bursa-fetih-muzesinde-mukaddes-emanetler-sergisi-ziyarete-acildi-1778605656.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Ersoy: ”Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu’ya uzanan bir medeniyet yürüyüşünün sesidir”</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-turkce-ucsuz-bucaksiz-turkistan-topraklarindan-anadoluya-uzanan-bir-medeniyet-yuruyusunun-sesidir-21861</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/bakan-ersoy-turkce-ucsuz-bucaksiz-turkistan-topraklarindan-anadoluya-uzanan-bir-medeniyet-yuruyusunun-sesidir-21861</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Türkçe hakkında, "Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu’ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da düzenlenen "749. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri: Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri" programına katıldı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı’nda düzenlenen programda konuşan Bakan Ersoy, Türkçenin kültürel mirasın en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu belirterek, dilin korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Yunus Emre’nin asırlardır gönüllere hitap eden diliyle Türk kültürünün en önemli değerlerinden biri olduğunu ifade eden Ersoy, Türkçenin dünya dili olarak güçlenmeye devam ettiğini kaydetti.</p><p>"Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu’ya uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir"</p><p>Türk Dil Kurumu’nun (TDK), Türkçeye yön veren bir kurum olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Karamanoğlu Mehmet Bey’in, "Bugünden sonra hiç kimse divanda, dergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşmayacak." fermanının 749. yıl dönümü vesilesiyle bir aradayız. Anadolu’nun kalbinden yükselen bu güçlü irade zamana yenik düşmeden asırları devirmiş, kutlu bir emanet bilinip sahiplenilmiş, gereği daima yerine getirilerek 13. yüzyıldan 21. yüzyıla yol alıp bizlere ulaştırılmıştır. Bugün de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iradesiyle vücuda gelmiş olan, Türkçenin kalesi Türk Dil Kurumunun çatısı altında fikri ve fiili attığımız ilgili her adıma yön vermekte; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkçemizi küresel ölçekte bir kültür ve diplomasi dili haline getirme kararlılığında kendisine yer bulmaktadır. Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu’ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir. Dilimiz; milletimizin hafızasını diri tutan, kültürünü taşıyan ve medeniyet düşüncesini, anlayış ve algısını nesilden nesile aktaran benzersiz bir hazine; milli kimlik ve karakterimizin özgün vesikasıdır" diye konuştu.</p><p>"Dil; onu kullanan herkesin özen göstermesi, sahip çıkması, hassas davranması gereken bir emanettir"</p><p>Atatürk’ün Türkçe için birçok çalışma yaptığını ve bunların başında TDK’nın geldiğini dile getiren Bakan Ersoy, "Kaşgarlı Mahmud’un dert edinip uğruna diyar diyar gezdiği, Yunus Emre’nin Allah aşkını nakşettiği, Karacaoğlan’ın gönlüne dilmaç ettiği Türkçe, konu ne olursa olsun onu eksiksiz anlatma ve aktarma gücüne sahiptir. En sade haline bile en derin anlamları sığdırabilen, ağdalı ve abartılı ifadelere ihtiyaç duymadan vurucu bir hitabet sağlayan yapısıyla gerçekten çok özeldir. Hani toprak deyip geçmek var, bir de onu Aşık Veysel gibi anlatabilmek var. İşte Aşık Veysel’in ki gibi engin bir gönül deryasını kelimelere sığdırabilen dil Türkçedir. Atatürk, "Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin." diyerek dilimizi kullanırken ve üzerinde çalışma yaparken esas alınacak en temel ilkeyi ortaya koymuştur. Dil bilinci sadece onun üzerinde çalışma yapan bilim insanlarının, eser veren ediplerin sorumluluğu değildir. Dil, onu kullanan herkesin özen göstermesi, sahip çıkması, hassas davranması gereken bir emanettir" şeklinde konuştu.</p><p>"Diline sahip çıkan milletler hem geçmişine hem de geleceğine sahip çıkmış olur"</p><p>Türkçenin Türk dünyasını birbirine bağlayan en önemli unsur olduğunun altını çizen Bakan Ersoy, "Diline sahip çıkan milletler hem geçmişine hem de geleceğine sahip çıkmış olur. Türk Dil Kurumu bu bilinçle çalışmakta; bir asra yaklaşan kurumsal bilgi ve birikimiyle, yürüttüğü bilimsel faaliyetlerle, dil ve kültür hayatımıza sunduğu kıymetli eser ve kaynaklarla yalnızca ülkemize değil, Türkçenin yankı bulduğu çok geniş bir coğrafyaya hizmet etmektedir. Bu hizmet; Türk dünyasını birbirine bağlayıp kenetleyen dil köprüsünü ayakta tutmakta, Türkçenin zenginliğini bilimsel bir hassasiyet ve titizlikle kayıt altına almaktadır. Ayrıca bütün temel unsurları korunarak Türkçemizin dijital çağın ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde güçlendirilmesi, üreten ve yön veren bir konuma taşınması için ciddi bir mücadele vermekte, bu alanda belirleyici bir rol oynamaktadır. Elbette bu yolda bizlere yarenlik eden; kalemini ve kelamını, duygusunu ve düşüncesini, zamanını ve hayatını Türk diline vakfeden çok değerli insanlarımızı da daima desteklemekte, takdir ve taltif etmekteyiz. 13 Mayıs Türk Dil Bayramı münasebetiyle burada takdim edeceğimiz ‘Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri’nde bu özel insanlara duyduğumuz saygının, vefanın, minnetin bir ifadesidir. Her birine şükranlarımı sunuyor, kendilerini tebrik ediyorum" dedi.</p><p>"Dil, milletimizin hafızası, kültürü ve ortaklığını geçmişten geleceğe taşıyan en önemli paydamız"</p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise, Türkçenin milletin ortak hafızası ve en güçlü bağı olduğunu belirterek, dilin korunması ve doğru kullanımının milli bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Türkçenin sadece bir iletişim aracı olmadığını dile getiren Zorlu, aynı zamanda medeniyetin, kültürün ve tarihin taşıyıcısı olduğunu söyledi. Türkçenin sadece Türkiye’de değil, tüm Türk dünyasında geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurgulayan Zorlu, "Dil, milletimizin hafızası, kültürü ve ortaklığını geçmişten geleceğe taşıyan en önemli paydamız. Bugün iki önemli zemin üzerinde Türk dilinin çok önemli bir konumunun ve geleceğe çok önemli ışık saçtığını söyleyebiliriz. Birincisi Türk dili, elbette 86 milyon yurttaşımızın birliğini ve ortaklığını temsil eden yegane çimentomuzdur. Resmi dilimiz Türkçenin asla tartışılmasının bir alternatifi olmadığı gibi, ona uzanan hiçbir el de Türk milletinin vicdanında kabul görmeyecektir. İkincisi ise Türk dili elbette sadece Türkiye sınırları içerisinde konuşulan bir dil değil. Burası çok kıymetlidir çünkü Karamanoğlu Mehmet Bey’in yıllar önce ortaya koyduğu bu duruş ve irade, böylesine bir birliktelik zemininin güçlenmesine de katkı sağlamıştır" ifadelerini kullandı.</p><p>"Yunus Emre de Hoca Ahmet Yesevi’nin yolundan giden onun alperenlerinden birisidir"</p><p>Hoca Ahmet Yesevi’nin eserleriyle birlikte Türkçe’nin kaybolmasının önüne geçildiğini söyleyen Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Geçtiğimiz yıl 15 Aralık tarihinde çok önemli bir gün ilan edildi. UNESCO Genel Kurulu Semerkant’ta gerçekleşti ve Cumhurbaşkanımızın da önerisiyle o gün UNESCO bünyesinde Dünya Türk Dili Ailesi günü ilan edilmiştir. Elbette bugünün seçilmesinin bir anlamı vardır. Zira 15 Aralık 1893 tarihi, Orhun Yazıtlarının çözümlendiği ve dünyaya duyurulduğu gündür. İşte biz tam da o gün Türk dünyasında bir siyasi parti tarafından hazırlanan ilk Türk dünyası vizyon belgesini Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna açıkladık. Bu bizim devletimizin en üst noktada Cumhurbaşkanımızın net ve salih iradesiyle ortaya konulmuş çok açık bir çağrıdır. İşte yıllar sonra Karamanoğlu Mehmet Bey o gün yazıklarından sonra ifade ettiği o önemli söz ve ilahide beyanı, o tarih çizgisinin 13. yüzyıldaki vücut bulmuş halidir ve çok önemli bir gerçekle tespittir ki aynı dönemde Anadolu’daki bu uyanışın bir benzeri kadim Türkistan topraklarında bir kez daha yükselmiştir. Hoca Ahmet Yesevi hikmetlerini Türkçe yazma suretiyle Türk dilinin kaybolmaya yüz tutmuş o dönemine o bölgede aslında yeni bir meşale yakmıştır. İşte bugün andığımız Yunus Emre de Hoca Ahmet Yesevi’nin yolundan giden onun alperenlerinden birisidir. Bu basit ve özet bir tablo olarak çizdiğim duruş ve uyanış çizgisi Türk milletinin geleceğe adım adım emin adımlarla ilerlemekte olduğunun net bir ifadesidir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:02:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/bakan-ersoy-turkce-ucsuz-bucaksiz-turkistan-topraklarindan-anadoluya-uzanan-bir-medeniyet-yuruyusunun-sesidir-1778583772.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BUÜ’de 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/buude-3-askeri-tarih-calistayi-tamamlandi-21805</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/buude-3-askeri-tarih-calistayi-tamamlandi-21805</guid>
                <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 3. Askeri Tarih Çalıştayı tamamlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>BUÜ Tarihçiler Derneği Bursa Yıldırım Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 3. Askeri Tarih Çalıştayı, Osmanlı Devleti’nin en köklü ve tartışmalı kurumlarından biri olan Yeniçeri Ocağını tüm yönleriyle ele almak amacıyla gerçekleştirildi.</p><p>"Askeri tarih, modernleşme serüvenimizin başladığı tarihtir"</p><p>BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite olarak böylesine güçlü bir sosyal bilim geleneğine ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. İktisat felsefesi ve düşünce tarihi alanındaki birikimine dayanarak askeri tarihin sadece akademik bir çalışma alanı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme serüveninin başlangıç noktasını teşkil ettiğini vurguladı. Batı’daki Sanayi Devrimi sonrası yaşanan küresel dönüşümlerle Osmanlı’nın ilk olarak askeri sahada ve cephede karşılaştığını belirten Yılmaz, Yeniçeri Ocağının bu süreçte toplumsal dönüşüm sancılarının en yoğun hissedildiği kurumsal yapı haline geldiğini ifade etti. Konuşmasını, etkinliğe katkı sunan tüm akademisyenlere teşekkür ederek ve çalıştayın hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ederek noktaladı.</p><p>"Yeniçeri ocağını okumak, bir devletin hikâyesini okumaktır"</p><p>Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, konuşmasında Halil İnalcık’ın Osmanlı’yı anlamak için kurumlarını anlamak gerektiği yönündeki sözüne atıfta bulunarak, Yeniçeri Ocağını okumanın aslında devletin yükseliş ve son bulma hikâyesini okumak olduğunu dile getirdi. Askeri yapıların kendi görev alanlarına odaklanmalarının başarıyı, siyasi alanlara müdahil olmalarının ise olumsuz sonuçları beraberinde getirdiğini vurgulayan Yılmaz, çalıştayın günümüze de ışık tutacak önemli sonuçlar barındırdığına dikkat çekti.</p><p>"Osmanlı askeri bürokrasisi, fütuhat ve ihtiyaçlarla şekillenmiştir"</p><p>İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı askeri teşkilatlanmasının beylikten devlete geçiş sürecindeki tarihi gelişimini ve bu süreçteki terminolojik karmaşaları mercek altına aldı. Kuruluş devrine ait çağdaş kaynakların eksikliği nedeniyle Yeniçeri Ocağının kökenlerine dair tartışmaların sürdüğünü belirten Emecen, askeri yapının başlangıçta ganimet odaklı ve geçici bölükler şeklinde teşekkül ettiğini, ancak zamanla bir devlet bürokrasisine dönüştüğünü ifade etti. Özellikle Bafeus ve Pelekanon gibi erken dönem savaşlarındaki askeri düzen üzerinden piyade birliklerinin evrimini analiz ederek, düzenli bir maaşlı ordu sistemine geçişin ancak devletin mali gücünün artmasıyla ve 1. Murat dönemindeki geniş çaplı fütuhatla mümkün olabildiğini vurguladı. Kroniklerdeki bilgilerin sonraki dönemlerin bakış açısıyla yazılmış olabileceği konusunda akademik bir uyarıda bulunan Emecen, Yeniçeriliğin standart bir müessese haline gelişini merkezi hazineyle bağdaştırarak konuşmasını tamamladı.</p><p>"Bursa’da bu konuyu ele almak, tarihi hafızamızın gereğidir"</p><p>Çalıştay Organizasyon Komitesi adına konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Zeynep Dörtok Abacı, Bursa’nın Osmanlı’nın devletleşme yolculuğundaki kritik önemine değinerek, çalıştayın bu kadim şehirde düzenlenmesinin bir tesadüf olmadığını vurguladı. Yeniçerilik kurumuna dair bilimsel sorumluluk ve tarihi hafıza gereği çok yönlü bir perspektif sunmayı hedeflediklerini belirten Abacı, iki gün süren oturumların bu alandaki yeni çalışmalara ve genç araştırmacılara ilham vermesini temenni ettiğini ifade etti.</p><p>Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü, Yeniçeri Ocağının ilgasının 200. yılı gibi anlamlı bir tarihi kesişmede düzenlenen ve 2 gün süren etkinlikte, akademisyenler ocağın kuruluşundan kaldırılışına kadar olan süreci derinlemesine inceledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:13:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/buude-3-askeri-tarih-calistayi-tamamlandi-1778318005.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kars’taki bin yıllık Kız Kalesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/karstaki-bin-yillik-kiz-kalesi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya-21798</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/karstaki-bin-yillik-kiz-kalesi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya-21798</guid>
                <description><![CDATA[Kars’ta tarihi Kız Kalesi, yılların ihmali ve doğa şartlarının etkisiyle adeta zamana yenik düşüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Ermenistan sınırına sıfır noktada Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde bulunan ve stratejik bir tepede yükselen yaklaşık bin yıllık Kız Kalesi, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bölge halkı ve tarih meraklıları, kalenin bir an önce restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor. Kalkankale (Tignis) köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında "Kız Kalesi" olarak bilinen tarihi yapı, Karahan Çayı’nın batısında Ermenistan sınırına yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yüksek bir tepe üzerine inşa edildi. Orta Çağ’da M.S. 10. yüzyılda yapıldığı değerlendirilen kale, bölgenin en önemli savunma yapıları arasında gösteriliyor. Horasan harcı ve düzgün kesme tüf taşından yapılan kale surları ile burçların büyük bölümü bugün yıkılmış durumda. Günümüze ulaşabilen temel duvar kalıntıları, yapının geçmişte üç ayrı sur sistemine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bugün kaleden geriye yalnızca ayakta kalmayı başaran tek bir yüksek burç kaldı.</p><p>Ani Ören Yeri ile mimari benzerlik taşıyor</p><p>Tarihi kale, yalnızca askeri amaçlı bir yapı olmasıyla değil, mimari özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kale, Ani Ören Yeri içerisindeki tarihi yapılarla benzer mimari özellikler taşımasıyla dikkat çekiyor. Bu yönüyle Kız Kalesi’nin Ani kültür havzasının önemli savunma noktalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki tarihi mirasın önemli parçalarından biri olmasına rağmen kalede bugüne kadar kapsamlı bir restorasyon çalışması yapılmadı.</p><p>Turizme kazandırılsın çağrısı</p><p>Doğu Anadolu’nun tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Kars’ta özellikle son yıllarda kültür turizmine ilginin artmasıyla birlikte gözler yeniden tarihi yapılara çevrildi. Kız Kalesi’nin restore edilerek turizme kazandırılmasını isteyen Kalkankale Muhtarı Metin Okçu, "Köyümüzde bulunan Kız Kalesi, milattan önce 6000’li yıllarda yapılmış olan bir kaledir. Urartular tarafından yapılmış, tarihi net olarak bilinmemekle birlikte yöremiz açıcından turizme kazandırılması gereken bir tarihi eserdir. Biz defalarca Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Kalkankale’de bulunan Kız Kalesi bizim için önem arz etmektedir. Yetkililerden buranın restorasyonunu, yolunun yapılmasını ve turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bunu değerlendirmek gerekiyor. Bugün yarın kapı açılırsa bizim için çok büyük önem arz edecektir" dedi.</p><p>Küçük Aküzüm köyünün muhtarı Teoman Gelekçi de Kız Kalesi’nin biran evvel restore edilmesini istedi. Gelekçi, "Buraya Kız Kalesi’ni görmeye geldik. Bu kale yıllarca ayakta kalmış, Kars Kalesi kadar, belki Kars Kalesi’nden de yüksektir. Ama turizme kazandırılmasını istiyoruz. Burası gezilecek bir yer, burayı turizme kazandırsalar iyi olur" diye konuştu.</p><p>Sınır hattında eşsiz bir manzaraya sahip olan kale, gerekli çalışmaların yapılması halinde hem yerli hem yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olabilecek potansiyele sahip. Ancak mevcut haliyle yapı, defineciler, doğal aşınma ve bakımsızlık nedeniyle her geçen gün biraz daha yok oluyor.</p><p>Tescilli kültür varlığı ama koruma yetersiz</p><p>Kız Kalesi’nin taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğu biliniyor. Buna rağmen kalede güvenlik, çevre düzenlemesi, bilgilendirme tabelaları ve koruma önlemlerinin yetersiz olması dikkat çekiyor. Bölge sakinleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların kaleye sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Bu eser sadece Kars’ın değil, Anadolu tarihinin ortak mirasıdır" çağrısında bulunuyor.</p><p>Bir zamanlar sınırları koruyan görkemli surlarıyla bölgeye hakim olan Kız Kalesi, bugün sessizliği ve yalnızlığıyla dikkat çekiyor. Yüzlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izini taşıyan tarihi yapı, restore edilmediği takdirde tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 23:17:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/karstaki-bin-yillik-kiz-kalesi-yok-olma-tehlikesiyle-karsi-karsiya-1778271423.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balıkesir’de Kuvayı Milliye Ruhuyla adıyla dernek kuruldu</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/balikesirde-kuvayi-milliye-ruhuyla-adiyla-dernek-kuruldu-21786</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/balikesirde-kuvayi-milliye-ruhuyla-adiyla-dernek-kuruldu-21786</guid>
                <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi bünyesinde kurulan Kuvayı Milliye topluluğunun Kuvayı Milliye’nin kalesi ve ilk merkezi Alaca Mescit’te gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Kuva-yı Milliye’nin kalesi ve ilk merkezi Alaca Mescit’te gerçekleştirilen basın açıklaması ve ebediyyete irtihal eden tüm şehitler ve Kuva-yı Milliye’ciler için okunan Mevlit akabinde lokma hayrı ile sona erdi.</p><p>Açılış konuşmasını Topluluk danışman hocası Balıkesir Üniversitesi tarih bölümü akademisyenlerinden Profesör Doktor Serkan Sarı yaptı. Prof. Dr. Sarı konuşmasında geleceğin doktorlarının, hukukçularının, öğretmenlerinin ve idarecilerinin Kuva-yı Milliye ruhuyla yoğurulacağını; Türklük şuuru ve İslam hassasiyetiyle harmanlanıp bu şuurda gençlerin yetiştirilme gayretinde olunacağını belirtti.</p><p>Topluluk başkanı Serdar Yıldız ise; desteklerini kendilerinden esirgemeyen Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’na, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’ya ve Alperen Ocakları Balıkesir İl başkanı Mesud Selim Erden’e teşekkürlerini ileterek uğraştan ve mücadeleden asla geri durmayacaklarını söyledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:24:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/balikesirde-kuvayi-milliye-ruhuyla-adiyla-dernek-kuruldu-1778160298.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Yıldızları Konya’da nefes kesti</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/turk-yildizlari-konyada-nefes-kesti-21774</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/turk-yildizlari-konyada-nefes-kesti-21774</guid>
                <description><![CDATA[Konya’da Teşrif-i Mevlana etkinlikleri kapsamında gösteri uçuşu yapan Türk Yıldızları nefes kesti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Geçtiğimiz pazar günü hava şartları nedeniyle ertelenen Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı akrobasi timi Türk Yıldızları’nın gösteri uçuşu bugün yapıldı. Hazreti Mevlana ve ailesinin Konya’ya gelişlerinin 798. yıl dönümü dolayısıyla Teşrif-i Mevlana etkinlikleri kapsamında Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı akrobasi timi Türk Yıldızları’nın gerçekleştirdiği uçuşta, jetlerin sergilediği senkronize manevralar ve akrobasi hareketleri izleyenleri hayran bıraktı. Gösteriyi izlemek isteyen çok sayıda vatandaş Mevlana Meydanında toplanırken, o anlar cep telefonu kameralarıyla kaydedildi. Gökyüzündeki görsel şölen Türk Yıldızları, Konya’da izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı.</p><p>Vatandaşlar da, gösteriyi çok beğendiklerini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:53:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2026/05/turk-yildizlari-konyada-nefes-kesti-1778090030.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zorlu PSM’de Bu Hafta; 29 Ağustos - 4 Eylül</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/zorlu-psmde-bu-hafta-29-agustos-4-eylul-15603</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/zorlu-psmde-bu-hafta-29-agustos-4-eylul-15603</guid>
                <description><![CDATA[Zorlu PSM’de bu hafta, yazın coşkusunu açık havada çıkarmak isteyenler için Vestel Amfi’de etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. Sürdürülebilirlik kavramıyla bağdaşan farklı temalarda farkındalık uyandıracak filmlerin yer aldığı ”Akıllı Hayat Sinema Günleri” ile Başka Sinema Dağıtım ve Kariyo &amp; Ababay Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Başka Sinema Film Gösterimleri kapsamındaki ”İnsanlar İkiye Ayrılır” filmine kadar birçok etkinlik Zorlu PSM’nin eşsiz atmosferinde sizleri bekliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style=”text-align:center”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Zorlu PSM’de bu hafta, yazın coşkusunu açık havada çıkarmak isteyenler için Vestel Amfi’de etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. Sürdürülebilirlik kavramıyla bağdaşan farklı temalarda farkındalık uyandıracak filmlerin yer aldığı ”Akıllı Hayat Sinema Günleri” ile Başka Sinema Dağıtım ve Kariyo &amp; Ababay Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Başka Sinema Film Gösterimleri kapsamındaki ”İnsanlar İkiye Ayrılır” filmine kadar birçok etkinlik Zorlu PSM’nin eşsiz atmosferinde sizleri bekliyor.</span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><u><span style=”color:black”>VESTEL PSM RADYO PRESENTS: KUTSAL MOTOR: ZEYNEP OCAK &amp; KAAN KARSAN // 29 AĞUSTOS // VESTEL AMFİ // 19.00</span></u></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Vestel PSM Radyo Presents serisi ile Vestel Amfi’de parti Vestel PSM Radyo’nun yayıncılarıyla Ağustos ayında da devam ediyor! Kutsal Motor ekibinden Zeynep Ocak ve Kaan Karsan, 29 Ağustos akşamı Vestel Amfi’de!</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Kapı Açılış:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Happy Hours:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00- 19.00 </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Etkinlik:</span></strong><span style=”color:black”> 19.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><span style=”color:black”>Önemli Bigilendirme: Ücretsiz gerçekleşecek bu etkinlik için kayıt yaptırmanız gerekmeden etkinlik alanına direkt giriş yapabilirsiniz.</span></em></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><u><span style=”color:black”>BAŞKA SİNEMA FİLM GÖSTERİMLERİ: İNSANLAR İKİYE AYRILIR // 31 AĞUSTOS // VESTEL AMFİ // 21.00</span></u></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Uzun zamandır iş bulamayan genç bir kadın olan Duygu, son çare olarak bankalar adına telefonla borç tahsilatı yapan şirketlerden birisinde çalışmaya başlar. Borçlular üzerinde psikolojik baskı kurma metotları öğretilen Duygu, kısa zaman içinde çalıştığı şirketin en başarılı elemanlarından birine dönüşür. En yüksek tahsilatı yapan çalışanın ek prim kazandığı firmada, başka bir dişli çalışan olan Bahadır’la, Duygu arasında kıyasıya bir rekabet başlar. Duygu ve Bahadır arasındaki çekişme, Ceren Gürel adlı genç bir kadının dosyası üzerinde çalışmaya başlamalarıyla içinden çıkılmaz bir hal alır. Her ikisi de Ceren’i manipüle ederek kendi tarafına çekmeye çalışır. Ceren başlangıçta Duygu ile birlikte hareket etmeyi seçse de, Bahadır’ın çekimine karşı koyamaz ve zamanla genç adamın etki alanına girer. Ancak Ceren Gürel dosyası göründüğünden çok daha büyük bir sürpriz içermektedir.</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Kapı Açılış:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Happy Hours:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00- 19.00 </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Etkinlik: </span></strong><span style=”color:black”>21.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><span style=”color:black”>Önemli Bigilendirme: Ücretsiz gerçekleşecek bu etkinlik için kayıt yaptırmanız gerekmeden etkinlik alanına direkt giriş yapabilirsiniz.</span></em></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><u><span style=”color:black”>AKILLI HAYAT SİNEMA GÜNLERİ: RADIOACTIVE // 1 EYLÜL // VESTEL AMFİ // 21.00</span></u></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>”Radyoaktif”, iki dalda birden Nobel Ödülüne layık görülen tek bilim insanı olan Marie Curie’nin, tutkulu ilişkileri, çığır açan buluşları ve bu buluşların onu ve dünyayı bekleyen sonuçlarıyla birlikte, izleri asla silinmeyecek hik&acirc;yesine doğru çıkılan bir yolculuk. Marie Curie’nin kendisi gibi bilim insanı olan Pierre Curie ile tanışıp evlenmesinden sonra birlikte radyoaktiviteyi keşfeden çift, bilimi yepyeni bir yola sokar. Curie’lerin dünyayı değiştiren dehaları ve kazandıkları Nobel Ödülü, özverili çifti uluslararası çapta ilgi odağı yapar. Oscar adayı yönetmen Marjane Satrapi ve yine Oscar adayı oyuncu Rosemund Pike, Curie’nin çalışmalarının, dönüştürücü etkileri ve tehlikeli yan ürünleriyle 20. yüzyıla ve hayatlarımıza nasıl şekil verdiğini cesur bir tasvirle anlatıyor.</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Kapı Açılış:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Happy Hours:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00- 19.00 </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Film Gösterimi:</span></strong><span style=”color:black”> 21.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><span style=”color:black”>Önemli Bigilendirme: Ücretsiz gerçekleşecek bu etkinlik için kayıt yaptırmanız gerekmeden etkinlik alanına direkt giriş yapabilirsiniz.</span></em></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><u><span style=”color:black”>AYTUN (DJ SET) // 2 EYLÜL // VESTEL AMFİ // 19.00</span></u></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Yaşadığı çağı sorgularken yeni gezegenlerde gezinmekten çekinmeyen ve duygulardan doğan sesleri müzikalitesine aktarmayı amaçlayan Aytun, performanslarının yanı sıra yaratıcısı olduğu çok sayıda şarkıyı dinleyicisiyle buluşturarak yaşamı müziğiyle birleştiriyor. Babylon, Soho House, Popülist, Salon IKSV gibi ne aradığını bilen müzik severlerin buluştuğu mekanlarda her duygunun kendi ortamını yaşamasına izin veren Aytun, DJ set performansıyla 2 Eylül akşamı Vestel Amfi’de. </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Kapı Açılış:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Happy Hours:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00- 19.00 </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Etkinlik:</span></strong><span style=”color:black”> 19.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><span style=”color:black”>Önemli Bigilendirme: Ücretsiz gerçekleşecek bu etkinlik için kayıt yaptırmanız gerekmeden etkinlik alanına direkt giriş yapabilirsiniz.</span></em></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><u><span style=”color:black”>CİHAN MÜRTEZAOĞLU // 3 EYLÜL // VESTEL AMFİ // 19.00</span></u></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Müziğini ”Pastel kadife duyguların bir şarkı dili arayışı” olarak tanımlayan Cihan Mürtezaoğlu, sevilen şarkılarını 3 Eylül akşamı Vestel Amfi’de seslendirecek. Türkçe sözlü hafif pop müziğinin, Indie ve Rock stilleriyle birlikte, ”singer-songwriter” kıvamında demlendiği bir müzikle dinleyenleriyle buluşan Cihan Mürtezaoğlu’nu canlı dinlemek isteyen herkesi Vestel Amfi’ye bekliyoruz!</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Kapı Açılış:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Happy Hours:</span></strong><span style=”color:black”> 17.00- 19.00 </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>Etkinlik:</span></strong><span style=”color:black”> 19.00</span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”> </span></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><span style=”color:black”>Önemli Bigilendirme: Ücretsiz gerçekleşecek bu etkinlik için kayıt yaptırmanız gerekmeden etkinlik alanına direkt giriş yapabilirsiniz.</span></em></span></span></p>
<br>Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 03:20:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2022/08/zorlu-psmde-bu-hafta-29-agustos-4-eylul-1661300450.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İBB Şehir Tiyatroları Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nun Açılışının 75. Yılını Kutluyor</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ibb-sehir-tiyatrolari-harbiye-acik-hava-tiyatrosunun-acilisinin-75-yilini-kutluyor-15602</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ibb-sehir-tiyatrolari-harbiye-acik-hava-tiyatrosunun-acilisinin-75-yilini-kutluyor-15602</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nun açılışının 75. yılını kutluyor. Açıldığı günden bu yana, İBB Şehir Tiyatroları’nın bir sahnesi olarak özellikle yaz oyunlarında ağırlıklı olarak kullanılan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İstanbulluların yaz aylarında nefes aldığı, kültürel ve sanatsal etkinliklere katıldığı bir sahne olarak şehrin hayatında varlığını sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nun açılışının 75. yılını kutluyor. Açıldığı günden bu yana, İBB Şehir Tiyatroları’nın bir sahnesi olarak özellikle yaz oyunlarında ağırlıklı olarak kullanılan Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İstanbulluların yaz aylarında nefes aldığı, kültürel ve sanatsal etkinliklere katıldığı bir sahne olarak şehrin hayatında varlığını sürdürüyor.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>75. Yıl Kutlanıyor</strong></span></span></p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>İstanbul Şehir Tiyatroları, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda ilk oyunundan günümüze geçen 75. yılını özel bir videoyla kutluyor. Kral Oidipus oyununun ardından, 1947 yılında İstanbul Belediyesi kararıyla İBB Şehir Tiyatroları’na devredilen Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda 75. yılımızı, bir Shakespeare klasiği 12. Gece’nin 24 Ağustos gösterimi öncesinde seyircilerimiz ve sanatçılarımızın katılımıyla kutlayacağız. Oyun öncesinde, 1947 yılında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu sahnesine ilk çıkan sanatçılarımızın anısına, sanatçılarımız bir mum getirerek hem onları hem de o günden bu yana ışıklarıyla bu sahnemizi aydınlatan bütün sanatçılarımızı hatırlamış olacağız.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Kral Oidipus’la Açılışı Yapıldı</strong></span></span></p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>İstanbul Şehir Tiyatroları’nın bir yandan kurumsal kimlik kazanmak bir yandan da kendi seyircisini yetiştirmek amacıyla yaptığı çalışmalar, İstanbul’da kurumsal tiyatronun zorluklarının göğüslendiği zamanlardır. Muhsin Ertuğrul başta olmak üzere, o dönem tiyatroya gönül vermiş bir avuç insan, bin bir zorluğu göğüsleyerek kahvehanelerden sokaklara şehrin her noktasına tiyatroyu götürmek için seferberlik başlatmıştı. Bu çalışmaların kısa sürede sonuç verdiğini, İstanbul’da seyirci patlamasının yaşandığını, özellikle II. Dünya Savaşı’nın zor günlerini geride bırakan İstanbulluların nefes almak için tiyatroya akın ettiğini biliyoruz.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Tam da böylesi seyirci ilgisinin yoğun olduğu bir zamanda, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, Harbiye’de bir açık hava tiyatrosunun yapılması için karar almıştı. 1946 yılında temeli atılan ve amfitiyatrolar dikkate alınarak inşa edilen Harbiye Açık Hava Tiyatrosu, 1947 yılında Sofokles’in yazdığı Bedreddin Tuncel’in dilimize çevirdiği Kral Oidipus oyununu, Muhsin Ertuğrul yönetiminde, Cemal Reşit Rey’in müzikleriyle İstanbul seyircisiyle buluşturmuştu.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Ustalar Sahnede Buluştu</strong></span></span></p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>İBB Şehir Tiyatroları’nın dev oyuncu kadrosu, Harbiye Açık Hava’da görkemli bir gösteriye imza attığında, İstanbul’un yıldızlı geceleri ilk kez alkışlarla çınlayacaktı. Kral Oidipus oyununda, H. Kemal Gürmen, Müfid Kiper, Sami Ayanoğlu, Hadi Hün, R. K. Arduman, İ. Delideniz, Kadri Ögelman, Şakir Arseven, Talat Artemel, Necla Sertel, Mahmud Moralı, İ. Galip Arcan, K&acirc;ni Kıpçak, Nevin Akkaya, Melahat İçli, Kemal Ergüvenç, Samiye Hün, Şakir Arseven, Nezihe Becerikli ve Mücap Ofluoğlu gibi usta aktörler rol alıyordu.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Atölyelerde Dekor, Kostüm Hazırlanıyor</strong></span></span></p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları’nın atölyeleri de bulunuyor. Kendi dekorunu, kostümünü, aksesuarını üreten nadir tiyatrolardan biri olan İstanbul Şehir Tiyatroları’nın yıllardır oyun hazırlıkları bu atölyelerde gerçekleştiriliyor. Şapka atölyesinden ayakkabı atölyesine, ahşap atölyesinden demir atölyesine, bir oyun için gerekli olan bütün malzemeler burada, bu alanda uzmanlaşmış ustalar tarafından hazırlanıyor.</span></span></p>
<br>Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Aug 2022 03:20:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2022/08/ibb-sehir-tiyatrolari-harbiye-acik-hava-tiyatrosunun-acilisinin-75-yilini-kutluyor-1661300433.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Artvin’de ”15. Melo Boğa Güreşleri Festivali” yapıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/artvinde-15-melo-boga-guresleri-festivali-yapildi-5118</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/artvinde-15-melo-boga-guresleri-festivali-yapildi-5118</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ARTVİN (AA) Artvin'de iki asırlık geçmişe sahip boğa güreşleri geleneğini yaşatmak için bu yıl 15.'ncisi düzenlenen Melo Boğa Güreşleri Festivali renkli görüntülere sahne oldu.</p>

<p>İl merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Sarıbudak köyünde, Sarıbudak Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneğince düzenlenen ve iki gün süren festivale Artvin ve ilçelerinden 91 boğa katıldı.</p>

<p>Köydeki Özden Bayraktar Arenasında gerçekleştirilen güreşler "baş", "başaltı", "büyük orta", "orta boy", "küçük orta", "deste", "ayak", "mini boy" kategorilerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Havanın soğuk olmasına rağmen binlerce kişinin izlediği güreşlerde toplamda 130 bin lira para ödülü dağıtılırken baş kategoride birinci olan boğa sahibi ise 30 bin lira kazandı.</p>

<p>Güreşlerin en prestijli kategorisi olan baş kategorisinde Kenan Köse'ye ait "Sabri" isimli boğa şampiyon olurken, başaltı kategorisinde Barış Koçak'a ait "Paşa", büyük orta kategorisinde Kenan Sucu’ya ait "Çakıcı", orta boy kategorisinde Yalçın Özere ait "Çatlı Efe", küçük orta kategorisinde Özcan Bayraktar'a ait "Bozo", ayak kategorisinde Emre Aksakal'a ait "Aslan" deste kategorisinde Mehmet Kuru'ya ait "İntika", mini boy kategorisinde de Rüstem Beyaz'a ait "Efe" isimli boğa şampiyon oldu.</p>

<p>Güreşlerin tamamlanmasının ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren boğa sahiplerine kupa ve ödülleri verildi.</p>

<p>Güreşleri izleyen AK Parti Artvin Milletvekili Erkan Balta, gazetecilere yaptığı açıklamada, boğa güreşleri festivallerinin bölgedeki asırlık geleneğin yaşatılması adına önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Artvin'in festivaller şehri olduğunun ifade eden Balta, "Bu kentte boğa güreşlerine karşı büyük bir ilgi sevgi var. Neredeyse her hafta sonu farklı bir ilçemizde köyümüzde bir boğa güreşi festivali yapılıyor. Bu güreşlere de binlerce insan gidiyor. Bu geleneğin yaşatılması beni çok mutlu ediyor. İnsanlar eskiden köylerde boğa beslerdi şimdi şehirde yaşayan insanlar da boğa besliyor. Bu büyük bir sevgi." diye konuştu.</p>

<p>Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin ise boğa kültürünü yaşatmak amacıyla kentte çok sayıda festival düzenlendiğini, bu festivallerinin en önemlisinin de Kafkasör Boğa Güreşleri olduğunu belirtti.</p>

<p>Kentte farklı tarihlerde ilçe ve köylerde düzenlenen boğa güreşleri festivallerinin adeta Kafkasör'e hazırlık olduğunu aktaran Elçin, "Bugün Melo'da çok güzel güreşler izledik. Çok yoğun bir ilgi, birlik beraberlik vardı. Buradaki güreşlerin daha da güzelini inşallah 30 Haziran ile 3 Temmuz’da yapacağımız 41. Kafkasör Kültür Turizm ve Sanat Festivali'nde izleyeceğiz." dedi.</p>

<p>Büyük orta kategorisinde şampiyon olan boğa sahibi Kenan Sucu da küçük yaştan beri boğalarla iç içe olduğuna değinerek, "10 yıldır güreşler için boğa yetiştiriyorum. Bu bizlere dedelerimizden kalan bir kültür. Bu ayrı bir heyecan tutku. Bugün 'Çakıcı' isimli boğam ile şampiyon oldum. Boğamın ilk arenası ve ilk şampiyonluğu çok mutluyum." ifadesini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 May 2022 20:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1652030370-1311323905.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AKM, yeni heykelini yarışmayla seçecek</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/akm-yeni-heykelini-yarismayla-sececek-3750</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/akm-yeni-heykelini-yarismayla-sececek-3750</guid>
                <description><![CDATA[AKM İKONİK SİLÜETİNİ TAMAMLAYACAK HEYKELİ ARIYOR]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style=”text-align:center”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>AKM İKONİK SİLÜETİNİ TAMAMLAYACAK HEYKELİ ARIYOR</strong></span></span></p>

<p style=”text-align:center”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Atatürk Kültür Merkezi, eşsiz mimarisini kalıcı sanat eserleri ile zenginleştirerek yarınlara taşımak amacıyla yeni bir heykel yarışması düzenliyor. AKM yerleşkesiyle bütünleşecek ve Taksim Meydanı’ndan görünür olacak heykel, alanında duayen isimlerden oluşan bir jürinin değerlendirmeleri sonucunda seçilecek. AKM’nin ikonik mimarisine katkıda bulunması beklenen eserin yaratıcısı 150.000 TL’nin sahibi olacak. </strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Geçtiğimiz ekim ayından bu yana sanatseverleri yenilenen yüzüyle karşılayan Atatürk Kültür Merkezi, ikonik silüetini tamamlayacak heykeli arıyor. Atatürk Kültür Merkezi’nin mimar&icirc; ruhunu ve sanatsal kimliğini yansıtması beklenen eser, ülke çapında düzenlenen bir yarışmayla seçilecek. Yarışma sonucunda birinciliğe layık görülen heykel, Atatürk Kültür Merkezinin Taksim Meydanı’na bakan cephesinde, AKM yerleşkesi ile Mete Caddesi’nin kesişim noktasında sanatseverleri selamlayacak.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>AKM’nin eşsiz mimarisiyle ön plana çıkan yerleşkesiyle bütünleşecek ve Taksim Meydanı’ndan da seyredilebilecek olan eser; mimar, sanatçı ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir jürinin değerlendirmeleri sonucunda belirlenecek. Celaleddin Çelik, Günseli Kato, Hüsamettin Koçan, Murat Tabanlıoğlu, Osman Dinç, Seçkin Pirim ve Şakir Gökçebağ gibi alanlarının zirve isimlerinden oluşan jürinin birinciliğe layık gördüğü sanatçı 150.000 TL, ikinciliğe layık gördüğü sanatçı 100.000 TL, üçüncülüğe layık gördüğü sanatçı ise 50.000 TL para ödülü kazanacak. Mansiyona değer görülen üç sanatçı ise 20.000 TL ile ödüllendirilecek.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes katılabilecek. Son teslim tarihi 25 Temmuz olan yarışmaya sanatçılar; eserleri için fiziksel veya dijital olarak hazırladıkları sunumlar ve tasarım maketleri ile başvurmaları gerekiyor. Derece alan ve mansiyona layık bulunan heykeller, 15 Ağustos tarihinde düzenlenen kolokyum ve ödül töreni sonrasında <u><span style=”color:rgb(31, 56, 100)”>akmistanbul.gov.tr</span></u>’ de duyurulacak.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Sanatçıya ve Güzel Sanatlara Teşvik</strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Atatürk Kültür Merkezi Heykel Yarışması, AKM’nin eşsiz mimarisini kalıcı sanat eserleri ile zenginleştirerek yarınlara taşıma misyonunun bir parçası olarak düzenleniyor. AKM’nin nihai silüetini belirleyecek olan yarışma, yerleşkede yaratıcı ve çağdaş bir çevre tasarımı oluşturmanın yanı sıra sanatçılara ve güzel sanatlara teşvikte bulunma amacı taşıyor.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”> </p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Yarışmada birinci seçilen heykel, AKM yerleşkesi ile bütünleşerek Taksim Meydanı ile güçlü bir diyalog kuracak. Bu nedenle yarışmaya katılacak eserlerin, mek&acirc;ndan bağımsız, herhangi bir mek&acirc;nda var olabilecek çalışmalar olmak yerine bulunduğu yer ile ilişki kuran, mek&acirc;nsal bütünlüğe katkıda bulunan bir üslup taşımaları bekleniyor.  </span></span></p>

<p><br />
<span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Kültürel Devamlılık Sağlanacak</strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-size:16px”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda şehrin kültür-sanat yaşamına yön veren Atatürk Kültür Merkezi, tarihi boyunca mimari mek&acirc;n ile sanat eserleri arasında yoğun ve verimli ilişkiler kuran bir kurum olma özelliği taşıyor. Günümüzde dünyanın sayılı kültür-sanat merkezleri arasında yer alan AKM, eski binasının yapımından sonra da çeşitli sanat kategorilerinde ulusal bir yarışma düzenlemişti. Heykel, seramik, resim, seramik ve fresk dallarında 1968 yılında düzenlenen yarışmanın resim dalı birincileri olan Oya Katoğlu ve Mustafa Pilevneli’nin eserleri bugün h&acirc;l&acirc; AKM opera fuayesinde sergileniyor. Heykel dalının birincisi Cevdet Bilgin’in bronz heykeli ise AKM’nin girişindeki havuzun kenarında sanatseverlerle buluşuyor. Yine bu yarışmada ödül alan ve eski AKM binasının iç mek&acirc;nını süsleyen Sadi Diren imzalı seramik panolar, ülkemizin önemli kültür mirasları arasında yer alıyor. Atatürk Kültür Merkezi Heykel Yarışması, kazanımları günümüze dek ulaşan 1968 tarihli yarışma ile devamlılık arz etmesi ve AKM’nin kültürel devamlılık misyonunu hayata geçirmesi itibarıyla da önem taşıyor.</span></span></p>
<br>Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Apr 2022 19:46:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2022/04/akm-yeni-heykelini-yarismayla-sececek-1650905213.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>”Yerle Gök Arasında Bir Nakkaş: Nusret Çolpan” sergisi açıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/yerle-gok-arasinda-bir-nakkas-nusret-colpan-sergisi-acildi-1265</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/yerle-gok-arasinda-bir-nakkas-nusret-colpan-sergisi-acildi-1265</guid>
                <description><![CDATA[Fatih Belediyesi Cam Küp Sanat Galeri ve Kadırga Sanat Galerileri’nde eş zamanlı açılan sergi, 1 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) Nakkaş Nusret Çolpan'ın eserlerinden yola çıkarak genç sanatçıların hazırladığı "Yerle Gök Arasında Bir Nakkaş: Nusret Çolpan" sergisi sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>Fatih Belediyesi Cam Küp Sanat Galerisi'ndeki açılışa Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, sergi danışmanı Gülçin Anmaç ve merhum sanatçı Nusret Çolpan'ın ailesinin yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.</p>

<p>Açılışta konuşan Fatih Belediye Başkanı Turan, Fatih'in kütüphaneler, sanatçılar, yayınevleri ve sanat galerileriyle anılmasını arzu ettiklerini ve bunun için çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Turan, kültürel bir muhit oluşturmanın önemine de değinerek, "Bizim medeniyetimiz inşa ve ihya medeniyetidir. Tek başına inşa etmek yetmiyor. Bazen inşa etmeyi, ihya etmek gibi anlıyoruz. İhya etmek, yani yeniden hayat vermek insanla olan bir şey. İnsanın kalitesiyle içinde bulunduğu mekan da ihya olmuş oluyor."</p>

<p>Sergi salonunun adı Nusret Çolpan Sergi Salonu yapıldı</p>

<p>Fatih'ten yaşadığı mekana iz bırakan çok sayıda önemli şahsiyetin geçtiğini vurgulayan Turan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün de Nusret Çolpan'ın eşsiz eserlerini görebileceğiz. Epey bir zamandır da sergisi yapılmıyordu. Biz bu sergi salonumuzun ismini geçici olarak Cam Küp Sanat Galerisi koymuştuk. Hem Fatihli olması hem de yeri doldurulamayacak bir şahsiyet olması hasebiyle. Bu sergi salonunun adını bundan sonra ilanihaye Nusret Çolpan Sergi Salonu olarak değiştireceğiz."</p>

<p>Turan, serginin 2 ayrı mekanda 2 ay boyunca devam edeceğini belirterek, Cam Küp Sanat Galeri'deki bölümünde genç sanatçıların hazırladığı çağdaş yorumlar ve dijital uygulamaların, Kadırga Sanat Galerileri'nde ise Nusret Çolpan'ın eserlerinin sergilendiğini dile getirdi.</p>

<p>"Onu hiç bilmeyenlerin bile kendilerine yakın hissedecekleri bir sergi oldu"</p>

<p>Sergi danışmanı minyatürist Gülçin Anmaç ise koleksiyoner sergisi yapmanın zorluğuna işaret ederek, "Genç bir bakışla dijital sanat ve hareket eden animasyonla sergi fikri geleneksel sanatlarımızda ilk olacak. Bu çok önemli. Gençlere Nusret Hocamızı daha yakın hissettirecek bir sergi. Onu hiç bilmeyenlerin bile kendilerine yakın hissedecekleri bir sergi oldu. Bunun için biz çok heyecanlıyız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Anmaç, Nusret Çolpan'ın çalışkan bir sanatçı ve minyatürde bir ekol olduğu değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Sergilerin Çolpan'ın eserlerini görmemiş nesillere gösterme fırsatı oluşturduğunu belirten Gülçin Anmaç, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Fatih Belediyesine ve Fatih Belediye Başkanına ayrıca teşekkür ediyoruz. Hocamızla vefatından önceki onunla paylaştığımız anlara döndük. O eserleri ürettiği zamanları bildiğimiz hallerini hatırladık. Bu özel günde onu iyilikle ve güzellikle anıyorum. Hayırla yad edilmek ve unutulmamak en güzel lütuf. Biz hayırla yad ediyoruz. Allah rahmet eylesin."</p>

<p>Proje yönetmenliğini Osman Özsoy'un üstlendiği "Yerle Gök Arasında Bir Nakkaş: Nusret Çolpan" sergisinin küratöryal ekibinde ise Numan Noyan Küçük, Yıldırım İnce ve Taha Oğuz Sartekin yer alıyor.</p>

<p>Fatih Belediyesi Cam Küp Sanat Galerisi ve Kadırga Sanat Galerileri'nde eş zamanlı açılan sergi, 1 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 Apr 2022 12:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648890038-1360804658.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Washington Büyükelçiliğinden Ahmet ve Nesuhi Ertegün anısına caz konseri</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/turkiyenin-washington-buyukelciliginden-ahmet-ve-nesuhi-ertegun-anisina-caz-konseri-902</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/turkiyenin-washington-buyukelciliginden-ahmet-ve-nesuhi-ertegun-anisina-caz-konseri-902</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>WASHINGTON (AA) Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği, Washington'da 1930'lu ve 1940'lı yıllarda caz müziğine destek olarak ırkçılığa karşı koyan Ahmet Ertegün ile Nesuhi Ertegün anısına caz konseri düzenledi.</p>

<p>Washington Büyükelçilik rezidansında gerçekleştirilen ve ev sahipliğini Büyükelçi Hasan Murat Mercan ile eşi İnci Mercan'ın yaptığı konser, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Washington Ofisi'nin katkılarıyla organize edildi.</p>

<p>Herb Scott Dörtlüsü'nün icra ettiği konsere, ABD Kongre Üyesi Andre Carson ile çok sayıda Türk ve Amerikalı konuk katıldı.</p>

<p>Konser öncesinde yaptığı konuşmada Ahmet ve Nesuhi Ertegün'ü anan Büyükelçi Mercan, ABD'de ırkçılığın yaygın olduğu 1930 ve 40'larda Washington Büyükelçilik Rezidansını siyahi caz sanatçılarına açan Ertegün kardeşlerin ırkçılığa karşı önemli bir iş başardığını anlattı.</p>

<p>Büyükelçi Mercan, Washington Büyükelçiliğinin ve rezidansının insan hak ve özgürlükleri konularında 193040'larda olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetleri gözetmeye devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Salonu tamamen dolduran konuklar konseri ilgiyle izlerken caz sanatçılarına alkışlarla eşlik etti.</p>

<p>19301940'lı yıllarda Amerika'da ırk ayırımcılığının en yoğun ve beyazlarla siyahilerin müzik dahil hiçbir konuda bir araya gelmediği bir dönemde, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Mehmet Münir Ertegün'ün oğulları Ahmet ve Nasuhi Ertegün, Büyükelçilik Rezidansının kapılarını hem siyahi hem de beyaz caz sanatçılarına açmıştı.</p>

<p>Ertegün kardeşlerin ırkçılık karşıtı bu girişimlerinin müzik tutkularıyla birleştiği bu çabalarının anısına Washington Büyükelçiliğinde 2010 yılından bu yana çeşitli vesilelerle anma etkinlikleri düzenleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 Mar 2022 06:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648695800-1753354134.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Istanbul Photo Awards 2022 kazananları açıklandı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/istanbul-photo-awards-2022-kazananlari-aciklandi-775</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/istanbul-photo-awards-2022-kazananlari-aciklandi-775</guid>
                <description><![CDATA[16 binin üzerinde fotoğrafın katıldığı yarışmada, 7 kategoride 19 fotoğrafçı ödül aldı
 AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz:
 ”Bizi Kaliforniya yangınlarının endişesine, olimpiyat yarışlarının heyecanına, mülteci kamplarında iç burkan anlara tanık eden tüm fotoğrafçılara ve tecrübeleriyle yarışmaya sağladıkları katkıdan dolayı jüri üyelerine teşekkür ediyorum”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) Anadolu Ajansının bu yıl sekizincisini düzenlediği "Istanbul Photo Awards 2022", Yılın Fotoğrafı ödülünü Bloomberg fotoğrafçısı Konstantinos Tsakalidis kazandı.</p>

<p>Dünyanın farklı yerlerinden gönderilen 16 binden fazla fotoğraf arasından, Tsakalidis'in "Evia'da Bir Kadın" eseri ödüle değer görüldü.</p>

<p>AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, kazanan esere ilişkin yaptığı açıklamada, fotoğrafın, haber içeriğini dil, mekan ve zamanın ötesine taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kovid19 salgını nedeniyle hayatın sekteye uğradığı son dönemde her şeye rağmen foto muhabirlerinin özverili çalışmalarına devam ettiğine dikkati çeken Karagöz, bu yıl yarışmaya 16 binin üzerinde fotoğrafla katılım gösterildiğini belirtti.</p>

<p>Uluslararası isimlerin bir araya geldiği yarışma jürisinin, gönderilen fotoğrafların kalitesinin yanında yarışma organizasyonundan da övgüyle bahsetmesinin önemine vurgu yapan Karagöz, "Bizi Kaliforniya yangınlarının endişesine, olimpiyat yarışlarının heyecanına, mülteci kamplarındaki trajediye tanık eden tüm fotoğrafçılara ve tecrübeleriyle yarışmaya sağladıkları katkıdan dolayı jüri üyelerine teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Profesyonel fotoğrafçıların ilgiyle beklediği bir platform oldu"</p>

<p>Serdar Karagöz, kısa sürede dünyadaki tüm profesyonel fotoğrafçıların ilgiyle beklediği bir platform halini alan Istanbul Photo Awards ile gelecek yıllarda da fotoğrafçılığa destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<p>Bu yıl eklenen "Tekil Doğa ve Çevre" kategorisinde kuraklığın etkilerini gözler önüne seren fotoğrafıyla birincilik ödülü alan Mehmet Aslan'ı tebrik eden Karagöz, yeni açılacak uzun dönem projeler kategorisiyle de dünya gündeminin yanı sıra birkaç yıla yayılan özel haber projelerini değerlendireceklerini aktardı.</p>

<p>Sekizinci yılında 14 bin fotoğrafçının kayıt olduğu global bir platform olmakla kalitesini gösteren Istanbul Photo Awards'ın kazananları, fotoğraf dünyasının prestijli isimlerinden oluşan uluslararası jüri tarafından belirlendi.</p>

<p>Çok sayıda profesyonel fotoğrafçının başvurduğu yarışmanın kazananları, Afganistan'da Taliban yönetiminden Endonezya'daki sel baskınlarına, Avustralya açık tenis turnuvasından İngiltere'deki Kovid19 önlemleri protestolarına kadar, geçen yılın küresel olaylarını ele alan fotoğraflar arasından seçildi.</p>

<p>Çevrim içi toplanan uluslararası jüri adına yapılan açıklamada, AA Bilgi Teknolojileri ekibi tarafından özel hazırlanan platform üzerinden yapılan elemelerde, gönderilen fotoğrafların kalitesinin çok yüksek olduğu ve kararı vermekte hayli zorlandıkları ifade edildi.</p>

<p>Yarışmada 7 kategoride 19 fotoğrafçı ödül aldı</p>

<p>Tekil haber kategorisinde Getty Images Foto Muhabiri Drew Angerer, ABD kongre binası baskınını belgeleyen eseriyle ikinciliğe hak kazandı.</p>

<p>AFP Foto Muhabiri Paul Ratje, Teksas sınırında geçişleri engellenen mültecilerin yaşadığı zorlukları yansıtan fotoğrafıyla üçüncülüğü elde etti.</p>

<p>Bu yıl Canon, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Türk Hava Yolları tarafından desteklenen yarışmada 7 kategoride 19 fotoğrafçı ödül aldı.</p>

<p>Jüri üyelerinin önerisi ile seri portre kategorisinde iki finalist belirlendi. Ödül alan fotoğraflara ve jüri üyelerine dair bilgilere "http://istanbulphotoawards.com" web sitesinden ulaşılabiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 Mar 2022 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648629241-942695865.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ezel Akay’ın yeni filmi ”Osman 8”in galası yapıldı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/ezel-akayin-yeni-filmi-osman-8in-galasi-yapildi-767</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/ezel-akayin-yeni-filmi-osman-8in-galasi-yapildi-767</guid>
                <description><![CDATA[Yapımcı, yönetmen ve oyuncu Akay:
 ”Çok tatlı, çok iyi işlenmiş, Türkçesi düzgün ve bu önemli bir şey. Çekmeye de uygun bir yapısı vardı”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) Ezel Akay'ın yönetmen koltuğuna oturduğu "Osman 8", galada izleyiciyle buluştu.</p>

<p>Kemal Uçar'ın senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerini Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Uçar paylaştı. Fantastik film türünü sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen yapım, 1 Nisan'da vizyona girecek.</p>

<p>Filme ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Akay, senarist ve oyuncu Uçar'ın kendisine senaryosunu gönderdiğini belirterek, "Bana çok senaryo geliyor, ama çok kötü senaryolar. Çünkü Türkiye'de böyle bir problem var. Nefis bir senaryoydu. Çok tatlı, çok iyi işlenmiş, Türkçesi düzgün ve bu önemli bir şey. Çekmeye de uygun bir yapısı vardı. Neredeyse senaryoya hiç dokunmadım. Kurguda birtakım sahneler çıktı ama. Dolayısıyla 'Tamam, yaparız dedik." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eserin, yapımcı Ömer Kaya'nın ikinci filmi olduğuna işaret eden Akay, şöyle devam etti:</p>

<p>"Ömer, samimi bir şekilde güzel bir film istediğini belirtti ve filme başladık. Hızla giriştik. Setimizi hazırladık. Korona başladı. 'Sonra çekelim.' dedik. Fakat korona bitmek bilmedi. Biz de 'Çekelim, ertesi sene gireriz.' dedik. Çekim sırasında başrol oyuncularımız dahil hepimiz korona olduk. 20 gün de böyle ara verdik. Kader bize, 'Çekmeyin.' diyormuş meğer. Biz mücadele ettik ve çekimler tamamlandı."</p>

<p>Akay, korona yüzünden düşündükleri tarihte vizyona giremediklerinin de altını çizerek, "Dijital kanallar yerine yalnızca sinemada çıkmaya karar verdik. Çünkü sinemaların gişeleri yükseliyordu. Nitekim Bergen filmi ile bu tezimiz de doğrulanmış oldu." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Filmin konusu kısaca şöyle:</p>

<p>"Takıntılı bir kullanma kılavuzu yazarı olan Osman 8, insan içine çıkmaktan korkar. Eski konağında, birlikte yaşadığı portakal rengi ailesinden sıkılan Osman, başka bir eve çıkmaya karar verir. Güzel bir emlakçı, evi satmaya gelince işler karışır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 Mar 2022 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648627399-1663062924.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TRT’nin Edirne’de çekilen ”Kara tahta” dizisi yarın seyirciyle buluşacak</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/trtnin-edirnede-cekilen-kara-tahta-dizisi-yarin-seyirciyle-bulusacak-615</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/trtnin-edirnede-cekilen-kara-tahta-dizisi-yarin-seyirciyle-bulusacak-615</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>EDİRNE (AA) TRT'nin yeni dizisi "Kara Tahta" yarın ilk bölümüyle ekranlara geliyor.</p>

<p>Çekimleri kentin tarihi ve kültürel alanlarının yanı sıra 165 yıllık tarihi Edirne Lisesinde gerçekleştirilen dizi, TRT 1'de yayınlanacak ilk bölümüyle seyirciyle buluşacak.</p>

<p>Senaryosu Erkan Birgören tarafından kaleme alınan Ender Mıhlar'ın yönettiği Üs Yapım projesi dizide Furkan Andıç (Atlas), Miray Daner (Irmak), Cengiz Bozkurt (Arif) Çiçek Dilligil (Sevgi), Mine Tüfekçioğlu (Ülfet), Onur Durmaz (Cafer), Selen Uçer (Münevver), Kerem Arslanoğlu (Bekir) Taylan Meydan (İskender) Nizam Namidar (Hikmet), Yasemin Yazıcı (Esra) Veda Terzioğlu (İrem), Murat Danacı (Harun), Ömer Faruk Uluocak (Nevzat), Eylül Uğan (Aylin) rol alıyor.</p>

<p>Çekimlerine ay başında başlayan Kara Tahta dizisinde Atlas’ın yıllar sonra öğrenciyken ayrıldığı lisede matematik öğretmeni olarak göreve başlaması sonrası yaşananlar anlatılacak. Lise döneminde aşık olduğu Irmak da yıllar sonra Atlas'ın karşısına o lisede meslektaşı olarak çıkacak.</p>

<p>Bu arada yarın, Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sanat Eğitim ve Gösteri Merkezinde dizinin yayına gireceği saatte ilk bölüm izlenme programı düzenlenecek.</p>

<p>"Tanıtıma ciddi katkı sunuyor"</p>

<p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, AA muhabirine, dizinin çekimlerinin yaklaşık bir aydır devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Edirne'nin kültür, turizm ve sanat alanlarındaki tanıtımının sürdüğünü belirten Soytürk, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın özellikle son dönemdeki sinema ve dizi sektörüne yapmış olduğu destekler ve TRT'nin yapmış olduğu destekler önemli. Kara Tahta dizisi yarın yayında olacak. Şehrimizi özleyenlere, şehrimize gelmek isteyenlere ciddi anlamda katkı sunacaktır. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun." dedi.</p>

<p>Soytürk, şehrin birçok yerinde çekimlerin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Dizinin, doğal bir plato olan Edirne'nin tanıtımına katkı sunacağını ifade eden Soytürk, "Karaağaç, Mecidiye ve Ekmekçizade Ahmet Paşa köprülerimiz, tarihi tren garı, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, Deveci Han, Kaleiçi'ndeki tarihi tescilli yapılarımız, konaklarımız kullanılarak şehrimizin, kültür turizminin başkenti olan Edirne'mizin tanıtımına ciddi katkı sunuluyor. Tarihi Edirne Lisesi'nde de dizinin birçok bölümü çekilmeye devam ediliyor." diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Mar 2022 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2022/03/trtnin-edirnede-cekilen-kara-tahta-dizisi-yarin-seyirciyle-bulusacak-1648543349.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Borusan Sanat’ta Bahar Başladı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/borusan-sanatta-bahar-basladi-545</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/borusan-sanatta-bahar-basladi-545</guid>
                <description><![CDATA[Borusan Sanat, yeni sezonun üçüncü dönemine hem fiziki hem de çevrimiçi konserleri ile devam ederken, bahar mevsimini bu hafta hazırladığı keyifli bir program ile karşılıyor! Borusan Müzik Evi’nde 1 Nisan Cuma saat 21.00’de Apostolos Sideris, ”Summation” adını taşıyan projesi izleyicisi ile buluşurken, 2 Nisan Cumartesi saat 21.00’de Jonah Parzen-Johnson ve Berke Can Özcan, Borusan Müzik Evi’nde ilk defa bir araya geliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style=”text-align:center”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>Borusan Sanat, yeni sezonun üçüncü dönemine hem fiziki hem de çevrimiçi konserleri ile devam ederken, bahar mevsimini bu hafta hazırladığı keyifli bir program ile karşılıyor! Borusan Müzik Evi’nde 1 Nisan Cuma saat 21.00’de Apostolos Sideris, ”Summation” adını taşıyan projesi <span style=”color:windowtext”>izleyicisi ile buluşurken, 2 Nisan Cumartesi saat 21.00’de Jonah Parzen-Johnson ve Berke Can Özcan, Borusan Müzik Evi’nde ilk defa bir araya geliyor.</span></strong></span></p>

<p style=”text-align:center”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:windowtext”> </span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”font-size:17px”>Borusan Sanat, üçüncü dönem sezon programını açıkladı!</span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Borusan Sanat sezonun son çeyreğinde pek çok konseri izleyicilerine sunuyor. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Zorlu Performans Sanatları Merkezi Turkcell Sahnesi’nde <strong>Gergely Madaras</strong>, <strong>Kerem Hasan </strong>ve <strong>Sascha Goetzel </strong>şefliğindeki üç ayrı konserde, piyano ikilisi <strong>Ufuk &amp; Bahar Dördüncü</strong>, viyolonsel virtüözü <strong>Daniel Müller-Schott</strong>, soprano <strong>Ekaterina Siurina</strong>, mezzosoprano <strong>Elena Maximova</strong>, tenor <strong>Peter Sonn </strong>ve bariton <strong>Bogdan Baciu</strong>’yu ağırlayacak. Borusan Quartet ise Süreyya Operası’nda piyanist <strong>Can Çakmur</strong> ile buluşacak. Borusan Müzik Evi’nde ise<strong> Apostolos Sideris: Summation, Jonah Parzen-Johnson &amp; Berke Can Özcan </strong>ve<strong> Uluslararası Caz Günü: The Cabin Crew </strong>konserleri üçüncü dönem etkinlikleri arasında yer alıyor.<strong> </strong></span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”font-size:17px”>Caz ve Akdeniz müziğini buluşturan proje; Summation, Borusan Müzik Evi’nde!</span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>1 Nisan Cuma günü saat 21.00’de <strong>Apostolos Sideris</strong>, ”<strong>Summation” </strong>adını taşıyan projesi ile Borusan Müzik Evi’nde izleyicisinin karşısına çıkıyor. New York’ta Lionel Loueke ve Rez Abbasi gibi gitarcılar, saksofoncu Seamus Blake ve piyanist Leo Genovese gibi birçok önemli caz sanatçısı ile birlikte çalışan Sideris, farklı müzik türlerine karşı ilgisiyle bilinen bir besteci ve bas sanatçısı. Ziad Rahbani, Savina Yannatou ve Ara Dinkjian ile aynı sahneyi paylaşan, 2013’te İstanbul’a yerleşerek Mesel adlı grubun kurucularından biri olan Sideris, Anadolu ve Ortadoğu ezgileri üzerine de çalışmalar gerçekleştirdi. 2019’da besteleri ve doğaçlama yaklaşımıyla dünya caz anlayışını sergilemeye odaklanan, caz ve Akdeniz müziğini buluşturan <strong>Summation</strong> Sideris’in müzik dünyasının bir temsili rolünde. Bestecinin önde gelen caz sanatçılarının yanı sıra Yunanistan, Ortadoğu ve Latin Amerika’dan ünlü müzisyenlerle yaptığı sayısız işbirlikleri aracılığıyla yarattığı çeşitli müzikal yönlerin sentezi olan bu proje, Borusan Müzik Evi’nde ilk kez seyircisi ile buluşuyor.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”font-size:17px”> </span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black; font-size:17px”>Jonah Parzen-Johnson ve Berke Can Özcan Borusan ilk kez Borusan Müzik Evi’nde!</span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Borusan Müzik Evi, 2 Nisan Cumartesi günü saat 21.00’de <strong>Jonah Parzen-Johnson ve Berke Can Özcan</strong>’ı ilk kez bir arada sahnesinde ağırlıyor. En son, geçtiğimiz yılın Kasım ayında Borusan Müzik Evi’nin izleyicileriyle buluşan Berke Can Özcan aylar sonra yeniden, bu sefer Parzen-Johnson ile yarattıkları deneysel müzik oluşumlarıyla izleyicilerine farklı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Parzen-Johnson müzik yaparken dinleyicilerine farklı dünyaların kapılarını açan, elektronik dokularla, sıcak ve cana yakın melodilerle onları kucaklayan bir sanatçı. Solo performanslarında derin bir samimiyet sunan Parzen-Johnson, kim olduğunu, dünyamızı nasıl gördüğünü ve hep birlikte sarılabileceğimiz geçici ”biz” anlarını paylaşmaya çalıştığı için solo performansları son derece samimi. Dört kıtada ve dokuz ülkede sahne alan sanatçı, caz festivallerinden <em>noise</em> kulüplerine, oturma odalarından çağdaş sanat müzelerine kadar her yerde varlığını gösterdi ve şimdi de Borusan Müzik Evi’ne konuk oluyor. <em>Mountains are Mountains</em> adlı albümüyle, dinleyicilerini farklı ses dünyalarına davet ederek onlara pek çok anın sesini sunan <strong>Berke Can Özcan</strong>, kulağının ulaşabileceği her şeyi denemeye devam eden bir davulcu, besteci, yazar ve yapımcı. Gonglar, vibrafon ve eski anahtarlardan yaptığı enstrümanlar, soda kapakları, bisiklet zilleri, hasır süpürgeler, eski oyuncaklar ve hatta bahçe hortumları&hellip; Küçük gibi gözüken bir dünyanın büyük sesleri, Borusan Müzik Evi’nde! </span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Borusan Sanat’ın tüm konserleri İçişleri Bakanlığı’nın ilgili genelgesi dahilinde maske kullanımı ve ayrıca salonların yarı kapasitesinde sınırlı kalarak mesafeli oturma düzeniyle devam edecek.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black; font-size:17px”>borusansanat.tv’de ”Büyük Umutlar”!</span></strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Çevrimiçi video platformu <strong>borusansanat.tv</strong> üzerinden yayınladığı konser kayıtlarıyla izleyicilerine buluşmaya devam eden Borusan Sanat, bu hafta da birbirinden değerli sanatçıları ağırlıyor. 3 Nisan Pazar saat 11.30’da BİFO’yu kariyerini Avrupa, Asya, Avustralya ve Amerika’da verdiği konserlerle başarıyla yükseltmeye devam eden Diego Matheuz yönetiyor. BİFO’nun Beethoven’ın 7. Senfoni’sini yorumlayacağı ”Büyük Umutlar” başlıklı konser <strong>borusansanat.tv</strong>’de bir hafta boyunca yayında olacak.</span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>Serhan Bali ve Aydın Büke ise saat 11.00’de yayınlanacak konser öncesi keyifli sohbetleriyle <strong>borusansanat.tv’</strong>de yer alacak.</span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black; font-size:17px”>Brom’un Borusan Müzik Evi’ndeki ilk konseri borusansanat.tv’de!</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Borusan Sanat ve KOD Müzik işbirliğiyle müzik hayatımıza yeni bir soluk kazandıran Nova Muzak, bu sezon da Borusan Müzik Evi’nde serüvenine devam ediyor! Nova Muzak serisinin 32. konserinde Borusan Müzik Evi, Brom’u ağırlıyor. 2008’de kurulan ve Dmitry Lapshin, Ivan Bursov, Felix Mikensky, Bogdan Ivlev’den oluşan Brom, Rus avangart caz/doğaçlama müzik sahnesinin yeni kuşak en önemli isimlerinden biri. </span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Üçlü olarak müzikal kariyerine başlayan topluluk, kadrosunu genişleterek elektroniklerde ve tuşlu çalgılarda Felix Mikensky’yi Brom’a ekledi. Geçtiğimiz yıl Japon trompet ustası Toshinori Kondo ile kayıtlar yapan Brom, ilk defa Borusan Müzik Evi’nde izleyicisiyle buluştuğu bu konser </span><strong><span style=”color:black”>borusansanat.tv</span></strong><span style=”color:black”>’de yayınlanmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>Konser öncesinde Back on Stage ekibinin gerçekleştirdiği söyleşiler de borusansanat.tv’de 19.30’dan itibaren yayında olacak.</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>APOSTOLOS SIDERIS: SUMMATION </span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>1 NİSAN 2021 </span></strong><span style=”color:black”>Cuma 21.00</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>BORUSAN MÜZİK EVİ</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>JONAH PARZEN-JOHNSON &amp; BERKE CAN ÖZCAN</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>2 NİSAN 2021 </span></strong><span style=”color:black”>Cumartesi 21.00</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>BORUSAN MÜZİK EVİ</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<div style=”color: rgb(28, 43, 40); background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; border-width: medium medium 1pt; border-style: none none solid; border-bottom-color: windowtext; font-family: ”times new roman”, serif; font-size: 16px; margin: 0cm; padding: 0cm 0cm 1pt;”>
<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><em><strong> </strong></em></span></p>
</div>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong> </strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>ÇEVRİMİÇİ GÖSTERİMLER:</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”> </span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>BÜYÜK UMUTLAR</strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>3 NİSAN 2021</strong> Pazar 11.30 </span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>ÇEVRİMİÇİ GÖSTERİM / </span></strong><span style=”color:black”>borusansanat.tv</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”>11.00 Konser Öncesi Söyleşi: Serhan Bali ve Aydın Büke</span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong>BORUSAN İSTANBUL FİLARMONİ ORKESTRASI</strong></span></p>

<p style=”text-align:justify”><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>DIEGO MATHEUZ </span></strong><span style=”color:black”>şef</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:black”>BEETHOVEN 7. Senfoni, La Majör, op.92 </span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”> </span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>NOVA MUZAK #32</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>BROM</span></strong></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>19 Mart 2021 </span></strong><span style=”color:black”>Pazar 20.00</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:rgb(34, 34, 34)”>ÇEVRİMİÇİ GÖSTERİM / </span></strong><span style=”color:rgb(34, 34, 34)”>borusansanat.tv</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><span style=”color:rgb(34, 34, 34)”>19.30 Konser Öncesi Söyleşi: Back On Stage</span></span></p>

<p><span style=”font-family:arial,helvetica,sans-serif”><strong><span style=”color:black”>BORUSAN MÜZİK EVİ</span></strong></span></p>
<br>Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Mar 2022 15:42:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/2022/03/borusan-sanatta-bahar-basladi-1648471338.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>138 yaşındaki kütüphanede mevsim değişse de sıcaklık hep aynı</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/138-yasindaki-kutuphanede-mevsim-degisse-de-sicaklik-hep-ayni-505</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/138-yasindaki-kutuphanede-mevsim-degisse-de-sicaklik-hep-ayni-505</guid>
                <description><![CDATA[Kitaplarının ödünç verilmediği, 2. Abdülhamid’in talimatıyla açılan ve her yıl 80 bin kitabın eklenmesiyle 1 milyon 300 kitaba ulaşılan Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde eserler, 4 mevsim aynı sıcaklıkta korunuyor
 Kütüphane Müdürü Ramazan Minder:
 ”Dışarıda havanın değişmesinin depo ortamına yansımaması gerekiyor. Onun için biz buradaki sistemi makineler sayesinde 18 ila 21 derece arasında, nemi de yüzde 4045 seviyesinde tutmaya çalışıyoruz”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) KAAN BOZDOĞAN Sultan 2. Abdülhamid'in direktifleriyle 1884 yılında "Kütüphanei Umumii Osmani" adıyla hizmete açılan, Türkiye'nin devlet eliyle kurulan ilk kütüphanesi Beyazıt Devlet Kütüphanesindeki matbu eserler, aşınma ve yıpranmalara karşı 18 ila 21 derece sıcaklık ile yüzde 4045 oranında nem dengesine sahip özel odalarda muhafaza ediliyor.</p>

<p>Raflarına yerleştirilen bir takım "Naima Tarihi" ile 138 yıl önce hizmete açılan, 1934 yılında Cumhuriyet'in Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle çıkartılan "Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu" gereğince Türkiye'de basılan her türlü yayının bir nüshasının teslim edildiği kütüphanede kitap sayısı 1 milyon 300 bine ulaştı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kütüphanede kitap, dergi ve gazete gibi matbu eserler geçmişten bugüne özenle arşivlenip okuyucuya ulaştırılıyor. Yedi katlı kütüphanenin raflarına sığmayan bazı özel koleksiyonlar da ideal sıcaklık ve nem dengesinin sağlandığı özel depolarda koruma altına alınıyor.</p>

<p>Beyazıt Devlet Kütüphanesi Müdürü Ramazan Minder, AA muhabirine, Osmanlı döneminde padişahların, şeyhülislamların ve valide sultanların açtığı vakıf kütüphanelerinin bulunduğunu, Beyazıt Devlet Kütüphanesinin hizmete açılmasıyla halkın tamamının, koleksiyonu daha zengin kütüphaneye erişebildiğini söyledi.</p>

<p>Her yıl 80 bin kitapla daha da büyüyor</p>

<p>Beyazıt Devlet Kütüphanesine bütün yayınevlerinden her yıl ortalama 80 bin kitap geldiğini belirten Minder, "derleme kütüphanesi" olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, TBMM Kütüphanesi, Milli Kütüphane, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ve İzmir İl Halk Kütüphanesine de her yayından birer baskı ulaştırıldığını ifade etti.</p>

<p>Kültür eserlerinin devlet ve millet adına muhafaza edilerek gelecek kuşaklara ulaştırıldığını dile getiren Minder, "Bizim kitap koleksiyon sayımız bugün 1 milyon 300 bine ulaşmış vaziyette. Artık raflarımızda yer olmadığı için bunları burada muhafaza edemiyoruz, dışarıda başka depolama imkanlarıyla bunları saklıyoruz." dedi.</p>

<p>Dört mevsim nem ve sıcaklık değişmiyor</p>

<p>Eserlerin korunması için uzun özel çaba harcandığına değinen Minder, şöyle devam etti:</p>

<p>"Depomuzda iklimlendirme ve havalandırma sistemi var. Kitapların ve buradaki kağıt malzemenin belirli bir ısı ve nem derecesi arasında olması gerekiyor. Sıcaklık 18 ila 21 derece arasında, nemin de yaklaşık yüzde 4045 civarlarında olması gerekiyor. Tabii ki İstanbul rutubetli ve nemli bir şehir, yazın çok sıcak, kışın çok soğuk olabiliyor. Dışarıda havanın değişmesinin depo ortamına yansımaması gerekiyor. Onun için biz buradaki sistemi makineler sayesinde 18 ila 21 derece arasında, nemi de yüzde 4045 seviyesinde tutmaya çalışıyoruz. Kağıt, aşırı sıcaktan da aşırı soğuktan da etkilenebiliyor, yani fazla nem ya da fazla kuraklık kağıdın kalitesini bozabiliyor, ona hasar verebiliyor."</p>

<p>"Beyazıt Devlet Kütüphanesi aslında sadece bir kütüphane değil"</p>

<p>Kütüphaneden çoğunlukla yerli ve yabancı araştırmacılar, akademisyenler ve öğrencilerin istifade ettiğini vurgulayan Minder, kütüphanenin merkezi konumu ve üniversitelere yakınlığı dolayısıyla okuyucu profilinin ağırlıklı üniversite öğrencilerinden oluştuğunun altını çizdi.</p>

<p>Günde yaklaşık 200 araştırmacı ve okuyucunun kütüphaneye geldiğini dile getiren Minder, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biz 'derleme kütüphanesi' olduğumuz için ödünç kitap maalesef veremiyoruz. Bir halk kütüphanesi olarak çalışamıyoruz. Bizim ana görevimiz, bize intikal etmiş bu koleksiyonları muhafaza etmek, korumak ve gelecek nesillere aktarmak. Dolayısıyla bizden bir okuyucumuz gelip bir kitabı ödünç almak isterse ödünç veremiyoruz. Bizde üyelik sistemi de yok, yani kütüphanemize gelen okuyucunun üye olması gerekmiyor. Kütüphanemize gelip kimlik kartını ibraz etmek suretiyle okuyucu olarak yararlanabiliyor ama kitabı evine götüremiyor. Burada oturup çalışması gerekiyor."</p>

<p>Minder, Beyazıt Devlet Kütüphanesi arşivinde bulunmayan bir eserin başka kütüphanelerde bulunmasının zor olduğunu belirtti.</p>

<p>Kütüphanenin Kovid19 salgını öncesinde 7/24 açık olduğunu, salgınla birlikte alınan tedbirler doğrultusunda kütüphanede çalışma saatlerinin her gün 09.0023.00 şeklinde güncellendiğini aktaran Minder, önümüzdeki süreçte tekrar eski çalışma saatlerine geçileceğini sözlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Mar 2022 11:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648456397-1190717216.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Netflix’in yeni dizisi  ”Uysallar”ın özel gösterimi Atlas Sineması’nda gerçekleşti</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/netflixin-yeni-dizisi-uysallarin-ozel-gosterimi-atlas-sinemasinda-gerceklesti-396</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/netflixin-yeni-dizisi-uysallarin-ozel-gosterimi-atlas-sinemasinda-gerceklesti-396</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) Başrollerini Öner Erkan, Songül Öden, Haluk Bilginer ve Uğur Yücel'in paylaştığı yeni dizi "Uysallar"ın özel gösterimi Beyoğlu Atlas Sineması'nda yapıldı.</p>

<p>Netflix tarafından 8 bölüm olarak yayınlanacak dizinin yapımcılığını Ay Yapım üstleniyor.</p>

<p>Etkinliğe dizinin başrol oyuncuları Songül Öden ve Öner Erkan'ın yanı sıra Umut Yeşildağ, Nilay Yeral ve İbrahim Selim katıldı.</p>

<p>Etkinlik öncesi basın açıklaması yapan oyuncu Öner Erkan, çok iyi bir senaryo ve ekiple çalıştıklarını aktararak, diziyi ilk kez bu akşam izleyeceği için heyecanlı olduğunu söyledi.</p>

<p>Songül Öden de dizide anne karakterini canlandırdığını ifade ederek, "Soyadımız her ne kadar uysallar olsa da pek uysal bir aile olduğunu söyleyemeyeceğim." diye konuştu.</p>

<p>Oyuncu İbrahim Selim ise Hakan Günday ve Onur Saylak ile ikinci kez çalıştığını belirterek, "Biz de filmi izlemedik, fragman çok heyecanlandırdı merakla bekliyoruz açıkçası." dedi.</p>

<p>Hakan Günday ve Onur Saylak imzalı "Uysallar" dizisinde başrol oyuncularının yanı sıra Umut Yeşildağ, Nilay Yeral, Bilyana Jovanovska, Serkan Altunorak, İbrahim Selim, Nezaket Erden rol alıyor.</p>

<p>Dizi, 2020 yılında çarpık kentsel dönüşümlü İstanbul'un keşfedilmemiş sokaklarında ve yükselmeye devam eden plaza, rezidanslarında geçen, üst orta sınıf mimar Oktay Uysal'ın ve onun geniş sayılabilecek ailesinin kim olduğunu sorgulama ve uyanış hikayesini anlatıyor.</p>

<p>"Uysallar", 30 Mart'ta tüm dünya ile aynı anda Netflix'te yayınlanacak.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Mar 2022 10:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Binali Yıldırım, ”Anadolu’dan Esenler” belgeselinin gösterimine katıldı:</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://haberkizilelma.com/haber/binali-yildirim-anadoludan-esenler-belgeselinin-gosterimine-katildi-388</link>
                <guid>https://haberkizilelma.com/haber/binali-yildirim-anadoludan-esenler-belgeselinin-gosterimine-katildi-388</guid>
                <description><![CDATA[”Bizim inancımızda darda, zorda olanların imdadına yetişmek var. Bizim inancımızda savaş kültürü yok. ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı var. 20 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz”
 ”(Şehir hastaneleri) ’Bu hastaneleri niye yapıyorsunuz? Hangi yandaşınıza rant sağlıyorsunuz?’ diye maalesef acımasız eleştirilerle karşı karşıya kaldık ama o hastaneler hayat kurtardı. O hastaneler Kovid salgınında çok büyük hizmet yaptı. Türkiye bununla da kalmadı 160’a yakın ülkeye elini uzattı. Daha yakın zamanda milli aşımızdan 15 bin doz Afrika kıtasına sevk etmeye başladık”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, "Bizim inancımızda darda, zorda olanların imdadına yetişmek var. Bizim inancımızda savaş kültürü yok. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışı var. 20 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz." dedi.</p>

<p>Esenler Belediyesince hazırlanan "Anadolu'dan Esenler" belgeselinin gösterimi, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Gösterime, Yıldırım'ın yanı sıra Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım ve diğer davetliler katıldı.</p>

<p>Yıldırım, yaptığı konuşmada, aidiyetin, kimliğin önemli olduğunu, İstanbul'da 16 milyona yakın Anadolu'nun bozkırından, her köşesinden vatandaşın bulunduğunu ama onların zihinlerinin, kafalarının yarısının memleketlerinde olduğunu söyledi.</p>

<p>AK Parti'den önce derneklerin, köylerin ihtiyaçlarını karşılamak için kurulduğunu dile getiren Yıldırım, "O zaman devletin eli oralara ulaşmadığı için para, pul toplarlar köy odası yapılır, fırın, yol, mezarlık duvarları yapılır, köyün neye ihtiyacı varsa, su gelecekse hatlar kazdırılır yani devletin elinin uzanmasını beklemeden, zaten yıllardır beklemiş gelmiyor, vatandaş dayanışmayla bu işleri yapıyor. Şimdi bunlar geride kaldı. Elhamdülillah devletimiz, hükümetimiz duyarlı, ulaşmadığı, erişmediği yer yok." diye konuştu.</p>

<p>Projenin çok güzel olduğunu, memleket hasretini gidermek için güzel tasarlandığını ifade eden Yıldırım, "Her an köyüne gidemezsin ama teknoloji artık çok gelişti. Köyünü görmek istediğinde burada çekilen filmleri izliyorsun. Yani sadece Esenler'deki yüz binlere hizmet etmek yetmiyor, onların geçmişlerindeki hatıralara da dokunmak gerekiyor. Bunu da Tevfik Başkanımız çok güzel akıl etmiş, tebrik ediyorum." dedi.</p>

<p>"Dünya zor günlerden geçiyor"</p>

<p>Dünyanın zor günlerden geçtiğine, salgından dolayı yaşam şeklinin, alışkanlıkların değiştiğine, sağlığın bu dönemde ülkelerin sınava tabi tutulduğu en önemli alan olduğuna işaret eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Hazır olmayanlar, o burnundan kıl aldırmayan gelişmiş ülkelerin ne hallere düştüğünü hep birlikte gördük. İnsanını sokak ortasında, hastane önlerinde, bizim eski dönemlerdeki gördüğümüz manzaraları en gelişmiş ülkelerde gördük ama Türkiye burada çok büyük bir sınav verdi çünkü biz hazırdık, hazırlığımızı yapmıştık. Şehir hastanelerimizi hazır hale getirmiştik. O zaman bizi acımasızca eleştirdiler. 'Bu hastaneleri niye yapıyorsunuz? Hangi yandaşınıza rant sağlıyorsunuz?' diye maalesef acımasız eleştirilerle karşı karşıya kaldık ama o hastaneler hayat kurtardı. O hastaneler Kovid salgınında çok büyük hizmet yaptı. Türkiye bununla da kalmadı 160'a yakın ülkeye elini uzattı. Daha yakın zamanda milli aşımızdan 15 bin doz Afrika kıtasına sevk etmeye başladık. Bizim inancımızda darda, zorda olanların imdadına yetişmek var. Bizim inancımızda savaş kültürü yok. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışı var. 20 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz. Bunun sonuçlarını da hep beraber görüyoruz. Bir de tabii 'her şeyi istemezük' grubu var. Bunları siz biliyorsunuz. Biz bunların muhalefetine, direncine rağmen 20 yıldır hayalleri gerçeğe dönüştürerek bugünlere geldik, dağ gibi sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürerek geldik, sorunları torunlara bırakmadan çöze çöze geldik. Bundan sonra da aynı ilk günkü heyecanla, hiç sapmadan yolumuza, doğru bildiğimiz yolda, millete hizmet yolunda yeni projelerle, söylemlerle, eylemlerle yürümeye devam edeceğiz."</p>

<p>"2023 olmadan 2024 olmaz"</p>

<p>Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı tekrar rekor oyla seçeceklerini dile getiren Yıldırım, "Unutmayın 2023 olmadan 2024 olmaz. 2024'ün yolu 2023'ten geçiyor. O yüzden ne zaman vakit bulursanız doğduğunuz, büyüdüğünüz o toprakları şenlendirin. Issız bırakmayın." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu yıl gıdayla ilgili dünyada ciddi sıkıntı beklendiğini, bu nedenle yatan tarlaların ekilmesi gerektiğini, devletin, hükümetin ihtiyaç olan desteği bugüne kadar verdiğini, bugünden sonra da vereceğini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Buna ihtiyacımız var. Sadece Türkiye açısından değil, dünya açısından, bölgemiz açısından buna ihtiyacımız var. Benim sizlere önerim, mutlaka zamanınızın bir kısmında memleketinize gidin. Bütün o yorgunluğunuzu üzerinizden atacaksınız ve enerji dolu olarak tekrar geleceksiniz. Artık yollar müsait, hava yolları var, bölünmüş yollar, otoyollar var. Dün Tokat Havalimanı'nı açtı Cumhurbaşkanımız, geçen hafta dünyanın en büyük köprüsünün açılışını yaptık. Türkiye'ye yakışan da budur. Dünyada son 5 yılda 10 tane büyük proje yapıldı. Bunun 6 tanesi Türkiye'de. Ülkemizin nereden nereye geldiğini ben sizin takdirinize sunuyorum. Türkiye'yi daha iyi anlamak için biraz dışarı çıkıp, sonra tekrar gelmek lazım."</p>

<p>"İnsan nereden geldiğini bilmezse nereye gideceğini bilmez''</p>

<p>Esenler Belediye Başkanı Göksu da filmi izlerken ciddi anlamda duygulandığını belirterek, "İnsan nereden geldiğini bilmezse nereye gideceğini bilmez. Biz atasını, yurdunu unutanlardan değil, atasıyla, yurduyla gurur duyanlardanız. Memleketiyle gurur duyanlardanız. Bunun için istedik ki Esenler, şöyle baktığınızda 3035 yıllık bir tarihi var. Bu tarihinde kimimiz Bayburt'tan, kimimiz Trabzon'dan, kimimiz Sivas'tan gelmişiz, burayı kendimize vazgeçilmez bir yaşam alanı olarak belirlemişiz. Bunun için dedik ki biz Esenler'de yaşayan her bir arkadaşımız doğduğu yeri unutmasın. Doğduğu yerle hep barışık olsun. Olsun ki toplum kendi değerleri üzerinde yücelsin." diye konuştu.</p>

<p>Program, "7 Bölge 7 Türkü" konseriyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 27 Mar 2022 00:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://haberkizilelma.com/images/haberler/1648330384-888727448.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
